Başvuru, öğretim görevlisi olarak çalışılan fakültede mobbinge maruz kalınma iddiasıyla yapılan suç duyurusu üzerine verilen men-i muhakeme kararı nedeniyle Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerinde güvence altına alınan hakların ihlal edildiği iddiaları hakkındadır.
Başvuru, öğretim görevlisi olarak çalışılan fakültede mobbinge maruz kalınma iddiasıyla yapılan suç duyurusu üzerine verilen men-i muhakeme kararı nedeniyle Anayasa’nın ve maddelerinde güvence altına alınan hakların ihlal edildiği iddiaları hakkındadır. Başvuru, 5/8/2013 tarihinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön inceleme neticesinde başvurunun, Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına 9/1/2014 tarihinde karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümünde öğretim görevlisidir. Başvurucu, 2010-2011 öğretim yılında gireceği derslerin hukuka aykırı olarak elinden alındığı iddiasıyla İzmir İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Anılan Mahkemenin 23/12/2010 tarihli ve E.2010/1601 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına; 6/4/2011 tarihli ve E.2010/1601, K.2011/79 sayılı kararıyla başvurucudan alınan derslerin öğretim üyesi S. K. Y.ye devredildiği, bu kişiye lisans ve yüksek lisansta toplamda fazla ders görevi verildiği, bu kişinin daha önce yürüttüğü derslerin ise üniversite dışından ek ders saat ücreti karşılığında A. Ö. isimli kişiye verildiği, başvurucunun sicil raporlarının tümünün olumlu olduğu ayrıca eğitim öğretim çalışmalarını gereği gibi yerine getirmediği ve başarısız olduğu yolunda somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulamadığı, bu nedenle başvurucuya ders görevi verilmemesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan işlemin iptaline karar verilmiştir. Anılan karar, Danıştay Dairesinin 20/11/2014 tarihli ve E.2011/6065, K.2014/8944 sayılı kararıyla onanmıştır. İdare tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş, talep hakkında henüz bir karar verilmemiştir. Başvurucu anılan davada verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarının idare tarafından uygulanmadığını, kendisine ders görevi verilmediğini belirterek yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle İzmir İdare Mahkemesinde manevi tazminat davası açmıştır. Mahkeme, yargı kararlarının yerine getirilmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 10/4/2013 tarihli ve E.2011/1454, K.2013/465 sayılı kararla davanın kabulüne, başvurucuya 000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Davalı idarenin itiraz başvurusu üzerine, İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 1/10/2013 tarihli ve E.2013/5526, K.2013/4959 sayılı kararında başvurucuya 000 TL tazminat ödenmesinin yeterli olacağı gerekçesiyle itirazın kısmen reddi ile kararın 000 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının onanmasına, itirazın kısmen kabulü ile manevi tazminat isteminin 000 TL’lik kısmına ilişkin davanın reddine hükmedilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme istemi, aynı Mahkemenin 15/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucunun 2011 yılı sicili orta olarak düzenlenmiş, bu işleme karşı açtığı dava sonucunda İzmir İdare Mahkemesinin 16/12/2013 tarihli ve E.2012/2116, K.2013/2076 sayılı kararıyla sicilin orta olarak düzenlenmesi işlemi iptal edilmiştir. Yine başvurucunun 2012 yılı sicili orta olarak düzenlenmiş; anılan işlem, İzmir İdare Mahkemesinin 16/5/2013 tarihli ve E.2012/2117, K.2013/692 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Başvurucu, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Başkanı T. hakkında yargı kararlarını yerine getirmeyerek görevini kötüye kullandığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğünün 28/6/2011 tarihli işlemiyle itiraza ilişkin men-i muhakeme kararı verilmiştir. Başvurucunun itirazı üzerine Danıştay Birinci Dairesinin 24/11/2011 tarihli ve E.2011/1429, K.2011/1874 sayılı kararıyla men-i muhakeme kararının bozulmasına, şüphelinin yargılanmasının gerekliliğine ve eylemine uyan 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesi gereğince yargılanmasına karar verilmiştir. İzmir Sulh Ceza Mahkemesinin 28/5/2012 tarihli ve E.2012/69, K.2012/825 sayılı kararıyla sanık T.nin başvurucu lehine verilen yargı kararlarını uygulamadığı, sanığın bu suretle görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 28/5/2014 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucu, aynı şikâyetle Fakülte Yönetim Kurulu Üyesi ve Bölüm Ana Sanat Dalı Başkanı S. K. Y. hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçeyle ilgilinin görev ve yetkilerini kötüye kullanılması suretiyle lehine olan yargı kararlarının kasten ve keyfî olarak etkisiz kılınmaya çalışıldığını belirterek suç duyurusunda bulunmuştur. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 8/10/2012 tarihli ve 2012/1896 sayılı evrakı kapsamında görevsizlik kararı verilerek dosya, soruşturmayı yürütmekle yetkili Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğüne gönderilmiştir. 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun maddesi uyarınca açılan ceza soruşturması sonucunda Dokuz Eylül Üniversitesi Ceza Kurulunun 12/2/2013 tarihli ve 2013/03 sayılı kararı ile soruşturma konusu suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından son soruşturma açılmasına mahal olmadığına, men-i muhakeme kararının incelenmek üzere Danıştay Birinci Dairesi Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Danıştay Birinci Dairesinin 16/5/2013 tarihli ve E.2013/499, K.2013/671 sayılı kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre mevcut delillerin atılı suçlardan dolayı şüpheli hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun 12/2/2013 tarihli men-i muhakeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu karar 12/7/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.” 2547 sayılı Kanun’un “Genel esaslar” kenar başlıklı maddesinin (c) fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentleri şöyledir: “c. (Değişik: 14/4/1982 - 2653/3 md.) Ceza soruşturması usulü: Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır: (1) İlk soruşturma: Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır. Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır. (2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına; a) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi, b) Üniversite rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul, c) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul, d) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul, e) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu, Karar verir. f) Yükseköğretim Kurulu ile üniversite yönetim kurullarınca oluşturulacak kurullarda görevlendirilecek asıl ve yedek üyeler bir yıl için seçilirler. Süresi sona erenlerin tekrar seçilmeleri mümkündür. (3) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar üye tamsayısı ile toplanır. Kurullara ilk soruşturmayı yapmış olan üyeler ile haklarında karar verilecek üyeler katılamazlar. Noksanlar yedek üyelerle tamamlanır. Diğer hususlarda bu Kanunun 61 inci maddesi hükümleri uygulanır. (4) Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesinde verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştayın İdari İşler Kuruluna aittir. Diğer kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararına ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararları kendiliğinden Danıştay 2 nci Dairesince incelenerek karara bağlanır. Lüzum-u muhakemesi kesinleşen Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyelerinin yargılanması Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyiz incelemesi Ceza Genel Kuruluna, diğer görevlilerin yargılanmaları suçun işlendiği yer adliye mahkemelerine aittir.”