1. Ceza Dairesi 2022/14392 E. , 2023/6496 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2227 E., 2022/1155 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, olası kastla yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik olası kastla yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mah
**1. Ceza Dairesi 2022/14392 E. , 2023/6496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2227 E., 2022/1155 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, olası kastla yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik olası kastla yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar ve bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'e yönelik tasarlayarak kasten öldürme suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2020 Tarihli ve 2019/400 Esas, 2020/190 Karar Sayılı Kararı 1. Sanıklar ... ve ... hakkında maktul ...'a yönelik, tasarlayarak kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının (e) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, Karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28.09.2022 Tarihli ve 2022/2227 Esas, 2022/1155 Karar Sayılı Kararı İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiileri ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz sebepleri; delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkumiyete yeterli delillerin mevcut olmadığına, tasarlamanın unsurlarının oluşmadığına, B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; takdiri indirim sebebinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanıklar ... ve ... ile maktulün birbirleriyle akraba oldukları, taraflar arasında ... yıllar devam edegelen husumetin bulunduğu, ancak 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerin hemen öncesinde, araya giren hatırlı kişiler tarafından barıştırıldıkları ve yerel seçimlerde maktulün, sanık ...'i desteklediği, bu şekilde sanık ...'in muhtar olarak seçildiği, her ne kadar ... süren husumet ve küskünlük sonrasında, yerel seçimlerin hemen öncesinde taraflar arasında ... sağlanmış görünse de, köyün idaresine ilişkin ve sanık ...'in tutumu nedeniyle, sorunların tamamen sona ermediği ve bir takım anlaşmazlıkların halen devam ettiği, olay tarihinde sanık ...'in oğlu sanık ...'in akşam saat 19:00 sıralarında maktulun evine oturmak amacıyla geldiği, evde maktulün oğlu ..., kızı ..., eşi ..., torunu ....., ve kendisinin olduğu, sanık ...'in eve gelmesi ile maktulün balkona geçtiği, balkonda iken, sanık ...'in, balkonun iç tarafında bulunan tekli koltukta oturduğu, yanındaki diğer tekli koltukta ise maktulün oturduğu, katılan ...'in ise balkon demirlerine yaslı duran plastik sandalyede oturduğu, bilahare maktulun yan komşusu olan katılan ...'ın da çay içmek üzere yanlarına gelerek, maktul ve sanık ...'in oturdukları tekli koltukların yanında bulunan ikili koltuğa oturduğu, yaklaşık bir saat sonra sanık ...'in oğlu olan ... ile ...'in oğlu olan ...in, ...'in hayvanlarının kaybolduğunu söyleyerek, hayvanları arayıp bulmak için sanık ...'i çağırdıkları, ancak sanık ...'in gitmediği, maktulun kızı ...'in, annesi ...'in ve maktulun torunu ...'in, katılan ...'ın evine oturmaya gittikleri, ancak ...'in orada durmaması nedeniyle katılan ...'in, annesi ......., ve yeğeni ......,'yi kendi evlerine getirdiği, bu şekilde katılan ...'ın evinde eşi ..., kızı tanık ... ve katılan ...'in oldukları, maktulun evinde sanık ... ve diğerleri otururken sanık ...'in dosyada mevcut HTS kaydından anlaşılacağı üzere saat 19:56'da, sanık ...'i aradığı ve keza saat 22:00:50'de yine sanık ...'i aradığı ve yapılacak işler olduğunu söyleyerek eve çağırdığı, ancak sanık ...'in balkonda oturduğunu, çay içip sonra geleceğini söylediği, saat 23:00 sıralarında maktulun namaz kılmak üzere, başından itibaren oturduğu koltuktan kalkarak, balkonun yan tarafındaki bölmede yatsı namazını kılmaya gittiği, bu sırada tekli koltukta oturan sanık ...'in yanındaki tekli koltukta oturan ve namaz kılmak üzere maktulün kalkması nedeniyle boşalan tekli koltuğa oturması için, bu koltuğun yanındaki ikili koltukta oturan katılan ...'ı çağırdığı ve bunu sağlamak için katılan ...'in kolundan tutarak oturduğu yerden kaldırıp, maktulun kalktığı tekli koltuğa oturttuğu, namazını kılarak gelen maktulün, daha önce oturduğu tekli koltukta katılan ...'in oturduğunu görünce, daha evvel oğlu katılan ...'in oturduğu ve balkon demirlerine yakın duran plastik sandalyeye oturduğu, bu nedenle maktulun oturabileceği kalan tek yerin, balkon demirlerine yakın olan plastik sandalye olduğu, bu şekilde maktulun plastik sandalyeye oturmasından henüz 1-2 dakika geçmiş iken sanık ...'in, evin önündeki kayısı ağaçlarından birinin çatal bölümüne tüfeğini koyarak maktule ateş etmeye başladığı, ilk atış ile maktulun av tüfeği yaralanmasına bağlı kafatası kemik kırıkları, çoklu kot kırıkları, beyin doku harabiyeti ve iç organ yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğü, katılan ...'ın ise bacağından basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, ardından kaçmak için zaman kazanmak amacıyla 3 el daha ateş ettiği ve olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır. 2. Sanıklar suçlamaları inkar etmişler, katılanlar ve tanıklar aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuşlar, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, iletişimin tespitine ilişkin belgeler, TAPE kayıtları, kriminal raporlar, keşif ve bilirkişi raporları ve ... Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin 26.08.2019 tarihli otopsi raporu dava dosyasına eklenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... hakkında Katılan ...'a Yönelik Olası Kastla Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanıklar ... ve ... hakkında Maktul ...'a Yönelik Tasarlayarak Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanıklar müdafiilerinin delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, eksik inceleme ile karar verildiğine, mahkûmiyete yeterli delillerin mevcut olmadığına, katılanlar vekilinin, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden, İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükmün bu veriler ışığında gerekçelendirilmiş olduğu, katılanların ve tanıkların olayın gelişimi ile uyumlu beyanları, olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanakları, kriminal raporlar, TAPE kayıtları, ölü muayene ve otopsi tutanağı, keşif ve bilirkişi raporlarına göre, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yerinde, yeterli ve kanuni gerekçelerle uygulandığı anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Tasarlama Yönünden Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanıklar ... ve ...'in öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığından, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümler kurulması gerektiği gözetilmeksizin, suçun niteliğinde hataya düşülmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Yardım Etme Yönünden Sanık ...'in, olay tarihinde maktulün ikametine giderek, oturma odasında televizyon izlemekte olan maktulü ikametinin balkonuna davet etmesi ve balkon demirlerine yakın duran plastik sandalyeye oturmasını sağlayarak maktulü hedef haline getirmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'in suçun icrasına doğrudan katılmadığı eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak eylemine girdiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde uygulama yapılarak sanık ...'e fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... hakkında Katılan ...'a Yönelik Olası Kastla Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... hakkında Maktul ...'a Yönelik Tasarlayarak Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B-2-3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenle sanıklar müdadiileri ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28.09.2022 Tarihli ve 2022/2227 Esas, 2022/1155 Karar sayılı kararının, sanıklar ... ve ... yönünden tasarlamanın unsurlarının bulunmadığı ve sanık ...'in suça yardım eden sıfatıyla katıldığı nedenleriyle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı, tutuklulukta geçirilen süre ve bozma nedenleri dikkate alınarak sanıklar ... ve ... müdafiilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi. K A R Ş I OY Dairede incelemesi yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu sanıkların eyleminin tasarlama altında mı gerçekleştiği yoksa tasarlama olmaksızın mı suçun işlendiği yolundadır. Öncelikle sübut konusunda bir tartışma yoktur. Eylemin vasıflandırmasını doğru tanımlamak için olay anından itibaren geriye doğru bir inceleme yapmak yararlı olacaktır. Suç tarihi 17 Haziran 2019 saat 19:00 sıralarıdır. Sanıklardan ..., diğer sanık ...'in babası ve maktulün de eşinin kardeşidir. Olay gecesi, ..., matulün evine gelmiş, onu, konuşmak için evin balkonuna (köy evi tarzına göre, kapının girişinde bulunan yerden bir miktar yüksek etrafı açık saf veya seki tarzı bir alan) çağırmıştır. O anda bu balkonda katılan ..., ... ve ... Akdeniz'de bulunmaktadır. Taraflar ilk başta otururken, sanık ... ve maktul, dışarıdan bakıldığında kolonların arkasında kalacak şekilde oturmaktadır. Katılan ... ise balkonun en uç kısmında oturmaktadır. Maktul, namaz için içeri geçtiğinde, sanık ...'in (gereksiz ve hatta anlamsız) müdahalesi ile..., maktulün kalktığı sandalyeye oturtulmuş ve namazdan gelen maktul zorunlu olarak...'in kalktığı ve dışarıdan açık hedef olan sandalyesine oturmak durumunda kalmıştır. Böylece açık hedef haline gelmiştir. Nitekim maktulün sandalyesine oturan... yaralanmış, Sait'in sandalyesine oturan maktul ise ölmüştür. İŞTE BU FİİLİ DURUMU SAĞLAYAN SANIK ...'TİR. Yine bu olaydan en az birkaç gün üzere sanık tarafın maktulü, "derede domuz olduğundan bahisle" domuzları vurmak için çağırdığı, ancak maktulün kendi yerine domuz avı için oğlunu gönderdiği, maktulün oğlunun da derede domuz görmediklerini söylediği açıktır. (...'in beyanları) Her iki taraf arasında 25-30 yıldan bu yana devam eden bir küskünlük ve husumet olduğu, olay tarihinden üç ay kadar önce barıştıkları ama yine de gerginliğin devam ettiği sabittir. (Tanıklar Murat Yıldırım ve ....) Eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiği tartışmasız olup, sanıkların, süre gelen husumeti, olaydan birkaç gün önce domuz avı bahanesiyle maktulün araziye çağrıldığı, ölmeyince ...'in organizasyonu ile açık hedef haline getirilen maktulün olay günü öldürüldüğü, bu davada, plan, soğukkanlılık ve süre koşullarının sanıklar aleyhine tasarlama yönünden gerçekleştiği ve kararın TCK'nin 82/1a maddesi uyarınca onanması gerektiği anlaşılmakla, eylemin tasarlama olmaksızın TCK'nin 81 ... maddesi uyarınca vasıflandırdığına dair Sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.