TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET TA ŞKIN DAL BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/18236) Karar Tarihi: 29/9/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPALSelahaddin MENTE Ş Raportör : Zeynep KARAKOÇ DO ĞANOĞLU Başvurucu : Mehmet Ta şkın DAL Vekili : Av. Kürşat GÜVENÇ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, idari eylemden do ğan zarar ın tazmini istemiyle aç
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET TA ŞKIN DAL BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/18236) Karar Tarihi: 29/9/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPALSelahaddin MENTE Ş Raportör : Zeynep KARAKOÇ DO ĞANOĞLU Başvurucu : Mehmet Ta şkın DAL Vekili : Av. Kürşat GÜVENÇ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, idari eylemden do ğan zarar ın tazmini istemiyle aç ılan tam yarg ı davas ının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 17/2/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 38. Başvurucu, sol böbrek a ğrılar ı sebebiyle Ordu Devlet Hastanesinde (Hastane) muayene olmu ştur. Muayene ve yap ılan tahlil sonuçlar ına göre böbre ğinde tespit edilen ta şın cerrahi operasyonla al ınmas ı gerektiği başvurucuya söylenmi ştir. 9. Başvurucunun beyan ına göre ameliyattan önce hiçbir rahats ızlığı bulunmamaktad ır. Haz ırlık tetkiklerinde de olumsuz bir bulguya rastlanmam ıştır. 12/3/2012 tarihinde yap ılan operasyondan sonra gö ğüs bölgesinden a şağısını hissedememi ştir. Durumunun fark edilmesi üzerine tahlil ve tetkiklere ba şlanm ış, Hastanenin Üroloji Servisinde sekiz gün yatm ıştır. Başvurucunun felç geçirdi ği anlaşılm ış ancak felç geçirmesinin nedenleri hakk ında bir aç ıklama yap ılamam ış, başvurucuya herhangi bir bilgi ve belge verilmemi ştir. 10. Başvurucu 20/3/2012 tarihinde ambulans ile Samsun Ondokuz May ıs Üniversitesi T ıp Fakültesine sevk edilmi ştir. Nöroloji Servisinde yer bulunmamas ı nedeniyle özel odada ücretli olarak kalm ıştır. Başvurucuya anjiyo yap ılm ış ve kendisine ana arterlerin sağlam olduğu bilgisi verilmi ştir. Ayr ıca üroloji uzmanlar ınca enfeksiyon ve kanama tedavisi uygulanm ıştır. Felç geçirmesinin nedenleri ve tedavisi ile ilgili kesin ve net bir aç ıklama yap ılmadan ba şvurucu hakk ında 30/3/2012 tarihinde " Acilen fizik tedavisi ve rehabilitasyon uygundur." yaz ısıyla taburcu i şlemleri yap ılm ıştır. Başvurucu ayn ı gün ambulansla Özel Samsun Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezine sevk edilmi ştir. 11. Başvurucu, Ankara Gülhane E ğitim ve Ara ştırma Hastanesine (GATA) sivi l hasta olarak kabul edilmesi için giri şimlerde bulunmu ştur. Yakla şık on üç ay sonra kendisine sıra gelmesiyle tedavisine ba şlanm ıştır. Bu s ırada başvurucunun hastane enfeksiyonuna ba ğlı hastal ıklar ı nedeniyle kontrolleri devam etmi ştir. 12. Başvurucu, sorumlular ın cezaland ırılmas ı istemi ile Ordu Cumhuriyet Başsavc ılığına (Savc ılık) suç duyurusunda bulunmu ştur. Savc ılığın E.2015/949 say ılı dosyas ında yürütülen soru şturma sonucunda 29/4/2015 tarihli kararla, Ordu Valili ği İl İdare Kurulunun 30/3/2015 tarihli karar ıyla inceleme yap ılanlar hakk ında soru şturma izni verilmedi ği belirtilerek soru şturma dosyas ı işlemden kald ırılm ıştır. 13. Başvurucu, Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Hukuk Mahkemesi) 25/6/2014 tarihinde Sa ğlık Bakanl ığına karşı maddi ve manevi tazminat davas ı açm ıştır. Başvurucu ameliyat sonucunda felç geçirmesi nedeniyle u ğrad ığı 5.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi zarar ın 12/3/2012 tarihinden i şletilecek yasal faiziyle birlikte tazminini istemi ştir. Hukuk Mahkemesi 9/10/2014 tarihli karar ıyla davay ı görev yönünden reddetmi ştir. 14. Taraflar ın temyiz etmemesi üzerine 31/12/2014 tarihinde karar kesinle şmiştir. Başvurucu süresi içinde 14/1/2015 tarihinde Ordu İdare Mahkemesinde (Mahkeme) tam yarg ı davas ı açm ıştır. Mahkeme 7/5/2015 tarihli karar ıyla davay ı süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Karar ın gerekçesinde, zarar ın öğrenilmesinden (12/3/2012) itibaren bir y ıl içinde doğrudan adli yarg ı yerinde dava aç ılmas ı gerekirken bu sürenin geçirilmesinden sonra 25/6/2014 tarihinde aç ılan davan ın süre a şımı nedeniyle esas ının incelenme imkân ı bulunmad ığı belirtilmi ştir. 15. Başvurucunun temyiz istemi Dan ıştay Onbe şinci Dairesinin (Daire) 3/11/2015 tarihli karar ıyla reddedilerek mahkeme karar ı onanm ıştır. Karar düzeltme istemi de ayn ı Dairenin 17/11/2016 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 416. Onama ve karar düzeltme isteminin reddine ili şkin kararlar ın karşıoy görüşünde ise idareye ba şvuru süresinin idari eylemlerden zarar gören ki şilerin eylemi öğrendiği tarihten itibaren ba şlayacağı, başvurma süresinin ba şlang ıcının yaln ızca eylem tarihi ve zararl ı sonucun do ğduğu tarihi esas alman ın zarar ın henüz ortaya ç ıkmad ığı veya çıksa bile zarar ın ç ıkış sebebinin ö ğrenilemedi ği durumlarda dava açma süresinin çok kısalmas ına yol açaca ğı ya da dava açma hakk ını ortadan kald ıracağı, hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı belirtilmi ştir. 12/3/2012 tarihinde yap ılan ameliyat sonucunda felç kalmas ı nedeniyle sorumlular ın cezaland ırılmas ı istemi ile ba şvurucu taraf ından Ordu Cumhuriyet Ba şsavc ılığına suç duyurusunda bulunuldu ğu ve Savc ılığın E.2015/949 Esas say ılı dosya üzerinden soru şturman ın devam etti ğinin anlaşıldığı, ayr ıca Hastaneden al ınan 23/10/2014 tarihli rapor ile ba şvurucunun %78 oran ında kal ıcı engelli oldu ğu hususunun tespit edildi ği ifade edilmi ştir. Bu hususlar ın araştırılarak dava konusu zarar ın öğrenildiği tarihin ortaya konulmas ı ve dava açma süresinin buna göre hesaplanmas ı gerektiği sonucuna var ıldığı belirtilmi ştir. 17. Nihai karar 26/1/2017 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. 18. Başvurucu 17/2/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk1.İlgili Kanun 19. 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun 9. maddesinin " Görevli olmayan yerlere ba şvurma" kenar ba şlıklı 9. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "1. Çözümlenmesi Dan ıştay ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdi ği halde, adli ve askeri yarg ı yerlerine aç ılmış bulunan davalar ın görev noktas ından reddi halinde, bu husustaki kararlar ın kesinle şmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava aç ılabilir. Görevsiz yarg ı merciine ba şvurma tarihi, Dan ıştaya, idare v e vergi mahkemelerine ba şvurma tarihi olarak kabul edilir." 20. 2577 say ılı Kanun'un "İptal ve tam yarg ı davalar ı" kenar ba şlıklı 12. maddesi şöyledir: "İlgililer haklar ını ihlal eden bir idari i şlem dolay ısıyla Dan ıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine do ğrudan do ğruya tam yarg ı davas ı veya iptal ve tam yarg ı davalar ını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davas ı açarak bu davan ın karara ba ğlanmas ı üzerine, bu husustaki karar ın veya kanun yollar ına başvurulmas ı halinde verilecek karar ın tebliği veya bir i şlemin icras ı sebebiyle do ğan zararlardan dolay ı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yarg ı davas ı açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyar ınca idareye ba şvurma haklar ı sakl ıdır." 21. 2577 say ılı Kanun'un "Doğrudan do ğruya tam yarg ı davas ı aç ılmas ı" kenar başlıklı 13. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "1. İdari eylemlerden haklar ı ihlal edilmi ş olanlar ın idari dava açmadan önce, bu eylemleri yaz ılı bildirim üzerine veya ba şka suretle ö ğrendikleri tarihten itibaren bir y ıl ve Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 5her halde eylem tarihinden itibaren be ş yıl içinde ilgili idareye ba şvurarak haklar ının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin k ısmen veya tamamen reddi halinde, b u konudaki i şlemin tebli ğini izleyen günden itibaren veya istek hakk ında altm ış gün içinde cevap verilmedi ği takdirde bu sürenin bitti ği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." 2. Dan ıştay İçtihad ı 22. Dan ıştay Onuncu Dairesinin 4/11/2011 tarihli ve E.2008/7182, K.2011/4711 say ılı karar ı şöyledir: "Bir eylemin idarili ği ve doğurduğu zarar baz ı durumlarda eylemin gerçekle şmesiyle, kimi zaman da de ğişik araştırma ve incelemelerden, hatta ceza davalar ından sonra ortaya çıkabilmektedir. Özelikle, kamu görevlilerinin idari tasarrufta bulunurken uyulmas ı zorunlu görüle n kurallara uymamalar ı nedeniyle kendilerine izafe edilebilecek nitelikte olmakla birlikte, resmi yetkilerin kullan ımı sıras ında gerçekle ştiği için idaresinden de ayr ılamayan görev kusurlar ından doğan zarar ın tazmini istemiyle aç ılacak tam yarg ı davalar ında eylemi n idariliği, zarar ın, kamu görevlisinin ki şisel kusurundan m ı, görev kusurundan m ı kaynakland ığının ceza muhakemesi sonucunda belirlenmesiyle ortaya ç ıkabilmektedir. Bu nedenlerle, 2577 say ılı Kanun un 13. maddesinde öngörülen 1 ve 5 y ıllık sürelerin eylemin idarili ğinin ve do ğurduğu zarar ın ortaya ç ıktığı tarihten itibaren hesaplanmas ı zorunludur. Aksi yorumun, dava açma yolunun kullan ımını güçleştirerek hak aram a hürriyetini olumsuz etkileyece ğini belirtmek gerekir. An ılan Yasa hükmünde öngörülen tam yarg ı davalar ının, idari eylem nedeniyle u ğran ılan zarar ın tazminine yönelik olmas ı sebebiyle davan ın aç ılabilmesi için eylemin idarili ğinin ve yol açt ığı zarar ın ortaya ç ıkmas ı zorunludur. " 23. Ayn ı Dairenin 28/3/2018 tarihli ve E.2016/15634, K.2018/1334 say ılı karar ı şöyledir: "2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun "Do ğrudan do ğruya tam yarg ı davas ı açılmas ı" başlıklı 13. maddesinde idari eylemlerden haklar ı ihlal edilmi ş olanlar ın idari dava açmadan önce eylemin ö ğrenildiği tarihten itibaren bir y ıl ve her halde eylem tarihinden itibaren be ş yıl içinde ilgili idareye ba şvurarak haklar ının yerine getirilmesini istemeleri gerekti ği öngörülmü ş olup; bu sürelerin, ki şilerin haklar ını ihlal eden eylemlerin, idare ile illiyet ba ğının kuruldu ğu, başka bir ifadeyle eylemin idarili ğinin öğrenildiği tarihten itibaren ba şlat ılacağı kuşkusuzdur. Tam yarg ı davalar ı, idari eylem nedeniyle u ğran ılan zarar ın tazminini ifad e etmektedir. Bu nedenle, tam yarg ı davas ının aç ılabilmesi için eylemin idarili ğinin ve yol açt ığı zarar ın ortaya ç ıkmas ı zorunludur. İdari eylem, idarenin i şlevi s ıras ında bir hareketi, bir davran ışı, bir tutumu veya hareketsizli ği; idari karar ve i şlemle ilgisi olmayan, ba şka bir deyi şle öncesinde, temelinde bir idari karar veya i şlem olmayan salt maddi tasarruflar ı ifade etmektedir. Söz konusu eylemlerin idarili ği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yap ılmas ıyla birlikt e ortaya ç ıkarken, bazen de çok sonra, de ğişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yarg ılamalar ı sonucu ortaya ç ıkabilmektedir. Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 6Özellikle kamu görevlilerinin idari bir tasarruf yaparken; mevzuat ın, üstlendi ği ödevin ve yürüttü ğü hizmetin kural, usul ve gereklerine ayk ırı olarak, kendisine izafe edilebilecek boyutta ve biçimde, ancak yine de resmi yetki, görev ve olanaklardan yararlanarak, onlar ı kullanarak hareket etti ği, bu nedenle de idaresinden tamamen ayr ılmas ını önleyen ve engelleyen görev kusurlar ı nedeniyle do ğan zararlar ın tazmini istemiyle aç ılacak tam yarg ı davalar ında eylemin idarili ği, bazen ceza davalar ıyla personelin şahsi kusuru sonucu m u yoksa görev kusuru sonucu mu zarar ın ortaya ç ıktığının belirlenmesinden sonra saptanabilmektedir. Bu itibarla, 2577 say ılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir ve be ş yıllık sürelerin, eylemin idarili ğinin ortaya ç ıktığı tarihten itibaren hesaplanmas ı zorunludur. Aksi yorumun, zarara yol açan eylemin idarili ğinin ortaya ç ıkmas ıyla kullan ılmas ı mümkün olan dav a açma hakk ını ortadan kald ıracağı, hak arama özgürlü ğüyle bağdaşmayacağı aç ıktır." 24. Ayn ı Dairenin 17/1/2017 tarihli ve E.2016/2637, K.2017/180 say ılı karar ı şöyledir: "Tam yarg ı davalar ı idari eylem nedeniyle u ğran ılan zarar ın tazminini ifad e etmektedir. Bu nedenle tam yarg ı davas ının aç ılabilmesi için eylemin idarili ğinin ve yol açt ığı zarar ın ortaya ç ıkmas ı zorunludur. (...) Söz konusu eylemin idarili ği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yap ılmas ıyla birlikte ortaya ç ıkarken, bazen de çok sonra, de ğişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yarg ılamas ı sonucu ortaya ç ıkabilmektedir. Bu itibarla, 2577 say ılı Kanunun 13. maddesinde öngörülen 1 ve 5 y ıllık sürelerin eylemin idarili ğinin ortaya ç ıktığı tarihten itibaren hesaplanmas ı zorunludur. Aksi yorumun zarara yol açan eylemin idarili ğinin ortaya ç ıkmas ıyla kullan ılmas ı mümkün olan dav a açma hakk ını ortadan kald ıracağı, hak arama özgürlü ğüyle bağdaşmayacağı aç ıktır. Uyuşmazl ıkta tazmini istenilen zarar, idarenin hizmet kusuru nedeniyle u ğran ılan zarar olduğuna göre, davac ılar ın kardeşinin Şanl ıurfa Kapal ı Cezaevi'nde meydana gelen olayla r sonucunda 16/06/2012 tarihinde ç ıkan yang ında hayat ını kaybetmesinde daval ı idarey e yüklenebilecek hizmet kusurunun varl ığı, idarenin bir kusurunun bulunup bulunmad ığının belirlenmesine ba ğlıdır. Dava dosyas ı ile Dairemizin E:2015/1145 say ılı dosyas ı içerisinde yer alan Şanl ıurfa Cumhuriyet Ba şsavc ılığının 06/06/2013 tarih ve say ılı "Kovuşturmaya Yer Olmad ığına Dair Karar ı"ndan; davac ılar yak ınının diğer 12 hükümlü ve tutuklu ile beraber Şanl ıurfa Kapal ı Ceza İnfaz Kurumunun C-15 ko ğuşunda 16/06/2012 saat 23:00 s ıralar ında ç ıkan yang ında yaşam ını yitirdiği, cezaevinden sorumlu Cumhuriyet Savc ısının nezaretinde elektrik ve in şaat mühendisi, i ş ve sosyal güvenlik uzman ı, kimya uzman ı, itfaiyeciler ve olay yeri inceleme ekibi taraf ından yap ılan incelemede, 13 ki şinin koğuşun üst kat ında kol kola ve s ıral ı bir şekilde yanarak ya şamlar ını yitirdikleri, ko ğuş kap ısının dolap ve ranzalarl a kapat ıldığı, yang ına kat ılmak istemeyen 5 mahkumun di ğer hükümlü ve tutuklula r taraf ından tuvalete kilitli vaziyette b ırak ıldıklar ı ve bu kişilerin kurtar ıldığı, cezaevi kamera kay ıtlar ına göre yang ının 22:40 s ıralar ında başlad ığı, infaz koruma memurlar ının yang ından 22:41 s ıralar ında haberdar olduklar ı, ilk itfaiye arac ının 22:47'de, il k ambulans ın da 22:51'de cezaevine giri ş yapt ığı ve yang ının 23:13 s ıralar ında tamamen söndürüldü ğü, olayla ilgili yap ılan disiplin soru şturmas ı neticesinde görevli personel hakk ında disiplin cezas ı verilmesine yer olmad ığına karar verildi ği ve yine olayla ilgil i Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 7Şanl ıurfa Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca verilen kovu şturmaya yer olmad ığına dair karar a karşı yap ılan itiraz ın da Ad ıyaman 1. A ğır Ceza Mahkemesi'nin ... say ılı karar ıyla reddedildi ği anlaşılmaktad ır. ( )Dolay ısıyla davac ılar ın yak ınının hayat ını kaybetmesinde eylemin idarili ğinin bulunup bulunmad ığı, Şanl ıurfa Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca verilen Kovu şturmaya Yer Olmad ığına Dair karar ile kesinlik kazanm ıştır. Bu durumda, olayda eylemin idarili ğinin kesin olarak ortaya ç ıktığı tarihin, 'Kovuşturmaya Yer Olmad ığına Dair Karar' ın verildiği tarih olmas ı nedeniyle bir y ıllı k sürenin de bu tarihten itibaren ba şlayacağı aç ıktır." 25. Dan ıştay Onbeşinci Dairesinin 28/4/2016 tarihli ve E.2016/3471, K.2016/3026 say ılı karar ı şöyledir: "Dava, davac ının tedavi için gitti ği Eskişehir Devlet Hastanesinde 18/04/2011 tarihinde yap ılan enjeksiyon sonucu sakat kald ığından bahisle [uğrad ığı] zarar ın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle aç ılmıştır. İdare Mahkemesince, davac ının, rahats ızlığı nedeniyle 18/04/2011 tarihinde Eski şehir Devlet Hastanesine gitti ği burada yap ılan iğne sonucu sakat kald ığından bahisle ilgilile r hakk ında savc ılığa suç duyurusunda bulundu ğu, Eskişehir Cumhuriyet Ba şsavc ılığının soruşturma say ılı dosyas ında yürütülen soru şturmada, konuyla ilgili al ınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Ba şkanl ığı Üçüncü Adli T ıp İhtisas Kurulunun 02/08/2013 tarihli raporu dikkate al ınarak 'kovu şturmaya yer olmad ığına' karar ı verildiği, bu karara yap ılan itiraz ın Bilecik A ğır Ceza Mahkemesinin 18/12/2013 tarihli karar ı ile reddedildi ği ve karar ın 03/03/2014 tarihinde ilgiliye tebli ğ edildiği, uyuşmazl ık konusu eylemin idarili ğinin davac ı açısından en geç Bilecik A ğır Ceza Mahkemesi karar ının tebliğ tarihi olan 03/03/2014 tarihinde kesinle ştiği ve bu tarihten itibaren davac ının 60 gün içerisinde idareye ba şvuruda bulunmas ı gerekirken bu süre geçtikten çok sonra 15/12/2014 tarihinde ba şvuruda bulunduğu anlaşıldığından, yasal süresi geçtikten sonra yap ılan başvuru üzerine aç ılan davan ın esastan incelenmesine olanak bulunmad ığı gerekçesiyle süre a şımı yönünden davan ın reddine karar verilmi ştir. ( ) tam yarg ı davas ının aç ılabilmesi için eylemin idarili ğinin ve yol açt ığı zarar ın ortaya ç ıkmas ı zorunludur. Söz konusu eylemlerin idarili ği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yap ılmas ıyla birlikte ortaya ç ıkarken, bazen de çok sonra, de ğişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yarg ılamalar ı sonucu ortaya ç ıkabilmektedir. Özellikle kamu görevlilerinin idari bir tasarruf yaparken, mevzuat ın, üstlendi ği ödevin ve yürüttü ğü hizmetin kural, usul ve gereklerine ayk ırı olarak, kendisine izafe edilebilecek boyutta ve biçimde, ve fakat resmi yetki, görev ve olanaklardan yararlanarak, onlar ı kullanarak hareket etti ği, bu nedenle de idaresinden tamamen ayr ılmas ını önleyen ve engelleyen görev kusurlar ı nedeniyle do ğan zararlar ın tazmini istemiyle aç ılacak tam yarg ı davalar ında eylemin idarili ği, bazen ceza davalar ıyla personelin şahsi kusuru sonucu mu , yoksa görev kusuru sonucu mu zarar ın ortaya ç ıktığının belirlenmesinden sonra saptanabilmektedir. Olayda ise, uyu şmazl ık konusu eylemin idarili ğinin davac ı aç ısından en geç Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi karar ının tebliğ tarihi olan 03/03/2014 tarihinde kesinle ştiği ve bu tarihten itibaren davac ının 1 y ıllık süre içinde 15/12/2014 tarihinde idareye ba şvurud a Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 8bulunduğu anlaşıldığından, yasal süresi içinde yap ılan başvuru üzerine aç ılan davan ın esastan incelenmesi gerekirken süre a şımı yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktad ır." B. Uluslararas ı Hukuk 1. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi 26. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin (Sözle şme) 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes davas ının, medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyu şmazl ıklar ... konusunda karar verecek olan, ... bir mahkeme taraf ından, ... görülmesini isteme hakk ına sahiptir..." 2. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihad ı 27. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) Sefer Y ılmaz ve Meryem Yılmaz/Türkiye (B. No: 611/12, 17/11/2015) ba şvurusunda askerde ölüm olay ıyla ilgili yürütülen ceza soru şturmas ının takipsizlikle sonuçlanmas ının ard ından Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AY İM) aç ılan tam yarg ı davas ının süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin başvuruda ba şvurucular ın mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edilip edilmedi ği hususunu de ğerlendirmi ştir. Söz konusu olayda ba şvurucular ın oğlu M.Y. 9/9/2008 tarihinde nöbet kulübesinde el bombas ının patlamas ı sonucu vefat etmi ştir. Yap ılan soruşturman ın ard ından 15/12/2009 tarihinde Askerî Savc ılık; ölüm olay ının meydana gelmesinde kimsenin kusur ya da kast ının bulunmad ığı, M.Y.nin el bombas ıyla intihar etti ği sonucuna varm ıştır. Askerî Savc ılığın bu sonuca varmas ında olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, otopsi raporlar ı ve tan ıklar ın M.Y.nin ailevi ve maddi çe şitli s ıkıntılara bağlı olarak psikolojik sorunlar ının olduğuna dair ifadeleri etkili olmu ştur. Söz konusu karar ın ard ından başvurucular 28/8/2010 tarihinde tazminat istemiyle İçişleri Bakanl ığına başvuruda bulunmuş, istemin z ımnen reddi üzerine 2/11/2010 tarihinde AY İM'de tam yarg ı davas ı açm ıştır. AYİM 4/7/1972 tarihli ve 1602 say ılı mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 43. maddesinde öngörülen bir y ıllık süreyi ölüm tarihinden ba şlatarak davay ı süre aşımı gerekçesiyle reddetmi ştir. AYİM karar ında, yürütülen soru şturma sonucunda ölüm olay ının davac ılar ın yak ınının intihar kast ıyla el bombas ını patlatmas ı şeklinde gerçekle ştiği ve bu durumun davac ılar taraf ından da önceden bilinen ölüm sebebinde herhangi bir değişiklik yapmad ığı kanaatine var ıldığı da ayr ıca belirtilmi ştir. 28. AİHM, davan ın temelinde yer alan konunun bir y ıllık süre s ınırının M.Y.nin ölüm tarihinden itibaren ba şlatılmas ı olduğunu belirtmi ş; başvuranlar ın oğullar ının 9/9/2008 tarihinde hayat ını kaybettiğini öğrendiklerini ancak kesin ölüm nedenini bilmediklerini, bu bağlamda takipsizlik karar ı tebliğ edilinceye kadar söz konusu olay ın kaza, cinayet veya intihar oldu ğunu kesin olarak bilemediklerini, bu durumun AY İM'e başvuru yap ılmas ı için belirleyici bir etkiye sahip oldu ğunu vurgulam ıştır. AİHM; olay tarihinde ba şvurucular ın elinde idarenin kusur veya ihmaliyle ilgili k ıstaslar bulunmad ığını, kovuşturmaya yer olmad ığına dair karardan haberleri oldu ğu tarihten itibaren tam olarak soru şturma unsurlar ına erişebildiklerini, idarenin olas ı bir hatas ı veya ihmalinden haberleri oldu ğunu, an ılan karar ın tebliğinin üzerinden bir y ıl geçmeden idareye ba şvuru yap ıldığı, bu koşullarda başvurucular ın ihmalkâr davrand ıklar ı ya da hatal ı olduklar ı yönünde suçlanamayacaklar ını belirterek AY İM karar ının başvuranlar ı mahkemeye eri şim haklar ından mahrum b ırakt ığı sonucuna varm ıştır (Sefer Y ılmaz ve Meryem Y ılmaz/Türkiye, 65-73). Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 929. AİHM; askerde ölüm olay ıyla ilgili kusursuz sorumlulu ğa dayal ı olarak aç ılan tam yarg ı davalar ında ise takipsizlik karar ından haberdar olmaya ihtiyaç duyulmad ığını, dolay ısıyla kusursuz sorumluluk esas ına göre aç ılan davalarda bir y ıllık dava açma süresinin ölüm tarihinden itibaren ba şlatılmas ının makul oldu ğunu belirtmektedir ( Canan Eyilmez ve diğerleri/Türkiye (k.k.), B. No:74704/11, 1/7/2014, 24-34). A İHM, Canan Eyilmez ve diğerleri/Türkiye karar ında başvurucular ın yak ınlar ının zorunlu askerlik hizmetini yerine getirdiği s ırada ölümcül kazan ın meydana gelmesi nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluk ilkesine dayanarak kendilerine tazminat ödemeye mahkûm edilmesi gerekti ğini savunduklar ına dikkat çekerek idarenin olas ı kusurundan bilgi sahibi olmaya ihtiyaç duyulmad ığı, bu nedenle dava açma süresinin olay tarihinden itibaren ba şlatılmas ının hakkaniyetsizlik olarak ya da kendi özünde ba şvuranlar ın mahkemeye eri şim haklar ına zara r verecek nitelikte görülmedi ği gerekçesiyle ba şvuruyu kabul edilemez bulmu ştur. V.İNCELEME VE GEREKÇE 30. Mahkemenin 29/9/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 31. Başvurucu, tazminat davas ı aç ılmas ı için gerekli bilgi ve belgelere cerrahi operasyonun yap ıldığı tarih itibar ıyla sahip olmad ıklar ını belirtmektedir. Ceza soruşturmas ının ve tedavisinin devam etti ğini, %78 oran ında kal ıcı engelli oldu ğu yolunda raporun 23/10/2014 tarihinde düzenlendi ğini ifade eden ba şvurucu, olayda hizmet kusur u bulunduğu sonucuna bu tarih itibar ıyla ulaştığına dikkat çekmekte süresi içinde dava açt ıklar ını iddia etmektedir. Ba şvurucu, Dan ıştay ın ayn ı nitelikteki uyu şmazl ıklarda davan ın süresinde oldu ğunu kabul ederek i şin esas ının incelenmesi gerekti ği yönünde verdi ği kararlar olduğunu hat ırlatmaktad ır. Mahkemenin dava açma süresini ameliyat ın gerçekle ştiği tarihte n başlatarak davay ı süre aşımından reddetmesi nedeniyle adil yarg ılanma ve etkili ba şvuru haklar ının ihlal edildi ğini ileri süren ba şvurucu, yeniden yarg ılama ve tazminat talep etmektedir. B. Değerlendirme 32. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 33. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucular taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetlerinin özü, Mahkemenin dava açma süresinin ba şlang ıcını tespit etme noktas ında hukuk kurallar ını hatal ı değerlendirmesi ve uygulamas ı neticesinde uyu şmazl ığın esas ının incelenememesidir. Bu nedenle belirtilen ihlal iddialar ının tümü mahkemeye eri şim hakk ı kapsam ında incelenmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden34. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ı n kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 102. Esas Yönünden a. Hakk ın Kapsam ı ve Müdahalenin Varl ığı 35. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddiada bulunma ve savunma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ştir. Dolay ısıyla mahkemeye eri şim hakk ı, Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğünün bir unsurudur. Di ğer yandan Anayasa'n ın 36. maddesine "adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının madde metnine dâhil edildiği vurgulanm ıştır. Sözleşme'yi yorumlayan A İHM, Sözle şme'nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının mahkemeye eri şim hakk ını içerdiğini belirtmektedir ( Özbak ım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, 34). 36. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğü, bir temel hak olman ın yan ında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlan ılmay ı ve bunlar ın korunmas ını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bak ımdan davan ın bir mahkeme taraf ından görülebilmesi ve ki şinin adil yarg ılanma hakk ı kapsam ına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak ki şiye iddialar ını ortaya koyma imkân ının tan ınmas ı gerekir. Di ğer bir ifadeyle dava yoksa adil yarg ılanma hakk ının sağlad ığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz ( Mohammed Aynosah, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, 33). 37. Anayasa Mahkemesi bireysel ba şvuru kapsam ında yapt ığı değerlendirmelerde mahkemeye eri şim hakk ının bir uyu şmazl ığı mahkeme önüne ta şıyabilmek ve uyu şmazl ığın etkili bir şekilde karara ba ğlanmas ını isteyebilmek anlam ına geldiğini ifade etmi ştir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 52). 38. Somut olayda maddi ve manevi tazminat istemiyle aç ılan davan ın süre aşımından reddedilerek uyu şmazl ığın esas ının incelenmemesi nedeniyle ba şvurucunun mahkemeye eri şim hakk ına yönelik bir müdahalenin bulundu ğu görülmektedir. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 39. Anayasa'n ın 13. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, ... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 40. Anayasa'n ın 36. maddesinde, hak arama özgürlü ğü için herhangi bir s ınırlama nedeni öngörülmemi ş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde s ınırland ırılmas ı mümkün olmayan mutlak bir hak oldu ğu söylenemez. Özel s ınırlama nedeni öngörülmemi ş haklar ın da hakk ın doğasından kaynaklanan baz ı sınırlar ının bulundu ğu kabul edilmektedir. Ayr ıca hakk ı düzenleyen maddede herhangi bir s ınırlama nedenine yer verilmemi ş olsa da Anayasa'n ın başka maddelerinde yer alan kurallara dayan ılarak bu haklar ın s ınırland ırılmas ı da mümkün olabilir. Dava açma hakk ının kapsam ına ve kullan ım koşullar ına ilişkin bir k ısım düzenlemenin hak arama özgürlü ğünün doğasından kaynaklanan s ınırlar ı ortaya koyan ve hakk ın norm alan ını belirleyen kurallar oldu ğu aç ıktır. Ancak bu s ınırlamalar, Anayasa'n ın 13. maddesinde yer alan güvencelere ayk ırı olamaz ( Özkan Şen, 58; Tahir Gökatalay , B. No: 2013/1780, 20/3/2014, 39; İbrahim Can Ki şi, B. No: 2012/1052, 23/7/2014, 33). Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 1141. Sonuç itibar ıyla mutlak olmayan ve s ınırland ırılabilen mahkemeye eri şim hakk ına ilişkin müdahalenin Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut ba şvuruya uygun dü şen, kanun taraf ından öngörülme, hakl ı bir sebebe dayanma (me şru amaç) ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olmama ko şullar ına uygun olup olmad ığının belirlenmesi gerekir. i. Kanunilik 42. Başvurucu geçirdi ği ameliyat sonras ında felç kalmas ından dolay ı uğrad ığı zarar ın tazmini istemiyle açt ığı davan ın süre a şımı gerekçesiyle reddedilmesine ili şkin mahkeme karar ının 2577 say ılı Kanun'un 13. maddesine dayand ığı görülmektedir. Dolay ısıyla somut olayda ba şvurucunun mahkemeye eri şim hakk ına yönelik müdahalenin kanuni dayana ğının mevcut oldu ğu anlaşılm ıştır. ii. Meşru Amaç 43. Dava açman ın bir süreye ba ğlanmas ının meşru amac ının ne oldu ğu hususu benzer nitelikteki ba şvurularda Anayasa Mahkemesi taraf ından müteaddit defa incelenmi ştir. Anayasa Mahkemesi bu incelemelerinde, idari i şlem ya da eylemlere kar şı aç ılacak davalarda süre koşulu öngörülmesinin en genel ifadesiyle Anayasa'n ın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin bir gere ği olan idari istikrar ın sağlanmas ı şeklinde bir me şru amac ı bulunduğuna işaret etmiştir (daha ayr ıntılı değerlendirme için bkz. Ayşe Y ıldırım, B. No: 2014/5, 25/10/2017, 54, 55; Fatma Altuner, B. No: 2014/17714, 26/10/2017, 48, 49; Çölbeyi Lojistik Nakliyat Gümrükleme Denizcilik İnşaat Turizm Sanayii ve Ticaret Limitet Şirketi , B. No: 2014/12354, 9/11/2017, 52). iii. Ölçülülük (1) Genel İlkeler 44. Anayasa Mahkemesi, bireysel ba şvuru kapsam ında yapt ığı değerlendirmelerde kişinin mahkemeye ba şvurmas ını engelleyen veya mahkeme karar ını anlams ız hâle getiren, bir başka anlat ımla mahkeme karar ını önemli ölçüde etkisizle ştiren s ınırlamalar ın mahkemeye eri şim hakk ını ihlal edebilece ğini ifade etmi ştir (Özkan Şen, 52). 45. Bu nedenle mahkemelerin usul kurallar ını uygularken yarg ılaman ın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde kat ı şekilcilikten kaç ınmalar ı gerektiği gibi kanunla öngörülmü ş usul şartlar ının ortadan kalkmas ına neden olacak ölçüde a şırı esneklikten de kaç ınmalar ı gerekir ( Kamil Koç , B. No: 2012/660, 7/11/2013, 65). Bu kapsamda mevzuatta öngörülen dava açma süresine ili şkin kurallar ın hukuka aç ıkça ayk ırı olarak yanl ış uygulanmas ı veya bu sürelerin hatal ı hesaplanmas ı nedenleriyle ki şilerin dava açma ya da kanun yollar ına başvuru haklar ını kullanmas ına engel olunmas ı mahkemeye eri şim hakk ını ihlal edebilir ( Özbak ım Özel Sa ğlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., 38). 46. Bu ba ğlamda dava açma süresinin i şlemeye ba şlad ığı an da mahkemeye eri şim hakk ına yap ılan müdahalenin ölçülülü ğü bağlam ında büyük önem ta şımaktad ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 66). Dava açma süresinin hangi tarihte başlayacağını belirlemek ve mevzuat ı bu yönüyle yorumlamak görevi esasen derece mahkemelerine aittir. Bireysel ba şvurunun ikincillik ilkesi gere ği, dava açma süresinin ba şlatılacağı tarihin belirlenmesi noktas ında Anayasa Mahkemesinin bir görevi bulunmamaktad ır. Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstlenece ği rol, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 12başlatılmas ı gerektiğiyle ilgili derece mahkemelerinin yorumlar ının mahkemeye eri şim hakk ına etkisini somut olay ın koşullar ı ışığında incelemektir ( Ahmet Y ıldırım, B. No: 2014/18135, 20/9/2017, 46). Bu kapsamda dava açma süresinin hak sahibinin henüz dava hakk ının doğduğundan haberdar olmad ığı ve somut ko şullar çerçevesinde haberdar olduğunun kabulünü hakl ı kılan nedenlerin bulunmad ığı bir dönemde i şlemeye ba şlamas ı dava hakk ının varl ığını anlams ız k ılabileceğinden ölçülülük ilkesini zedeleyebilir ( Yaşar Çoban, 66). (2) İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 47. Başvurucu, dava açma süresinin ba şlang ıç tarihi olarak ameliyat tarihin esas alınmas ının mahkemeye eri şim hakk ını ihlal ettiğinden şikâyet etmektedir. 48. Yukar ıda yer verilen (bkz. 22-25) Dan ıştay içtihad ında ortaya konuldu ğu üzere idari eylem nedeniyle u ğran ılan zarar ın tazmini istemiyle aç ılan tam yarg ı davas ında idarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için ortada idari eylem ve zarar olmal ı, ayr ıca zararla idari eylem aras ında illiyet ba ğı bulunmal ıdır. Söz konusu eylemlerin idarili ği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yap ılmas ıyla birlikte ortaya ç ıkarken bazen de çok sonra değişik araştırma, inceleme hatta ceza yarg ılamalar ı sonucu ortaya ç ıkabilmektedir. Bu çerçevede eylemin idarili ğinin, yol açt ığı zarar ın ya da aras ındaki illiyet ba ğının eylemden çok sonra anla şıldığı veya ortaya konulabildi ği durumlarda dava açma süresinin bu tarihlerden sonra ba şlayacağı kabul edilmektedir ( Hasan O ğuz ve di ğerleri , B. No: 2015/2700, 7/2/2018, 48). 49. Bu ba ğlamda özellikle geçirdi ği ameliyat sonucu meydana gelen ve ilk etapta mahiyeti bilinemeyen bedensel zararlar ın kesin sebebi ve bu neticeye idarenin bir ihmalinin yol aç ıp açmad ığı yap ılan adli ve/veya idari soru şturma sonucu ortaya ç ıkmaktad ır. Bu tip durumlarda ilgililerin kesin bedensel zarar nedenini ve olay sürecini bilmeleri takip edecekleri usul ve ba şvuracaklar ı idari ve adli mercilerin belirlenmesinde önem ar z etmektedir. Bu husus ayr ıca, ilgililerin tam yarg ı davas ı açma iradeleri üzerinde de belirleyici bir etkiye sahiptir (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Mehmet Menendiz ve di ğerleri , B. No: 2014/5235, 6/7/2017, 58; Hasan Oğuz ve diğerleri , 49). 50. Söz konusu soru şturmalar kamu makamlar ınca resen yürütüldü ğünden ilgilileri n soruşturma süresinin uzunlu ğu üzerinde genellikle bir etkisi olmad ığı gibi soru şturma sonucunu beklemekten ba şka seçenekleri de bulunmamaktad ır. Bu durum özellikle tam yarg ı davas ının kusur veya ihmalin varl ığına dayand ırıldığı durumlarda önem arz eder. Bu bağlamda yürütülen soru şturma sonucu kesin bedensel zarar nedeni, zarar ın meydana gelmesinde kusur veya ihmalin varl ığı ya da sürece ili şkin diğer ayr ıntılar tespit edildi ğinde ilgililerin tam yarg ı davas ı aç ılmas ı için gerekli olan ko şullar ın oluştuğundan haberdar olduğunun veya haberdar olmas ı gerektiğinin ve dava açma süresinin de bu andan itibare n başlad ığının kabulü gerekir ( Hasan Oğuz ve diğerleri , 50, benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Mehmet Menendiz ve di ğerleri , 58, 59). 51. Bireysel ba şvuruya dayanak kararda Mahkemenin dava açma süresinin başlang ıcında cerrahi müdahalenin gerçekle ştiği tarihi esas ald ığı ancak ba şvurucu taraf ından eylemin idarili ğinin ne zaman ö ğrenildiği ya da ö ğrenilmesi gerekti ğine dair herhangi bir değerlendirme yapmad ığı görülmektedir. Bu hususun onama ve karar düzeltme isteminin reddine ili şkin kararlar ın karşı oylar ında da vurguland ığı görülmektedir (bkz. 16). Somut olayda ba şvurucunun felç geçirmesinin kesin sebebine, sa ğlık durumuna dair verilere ve bu Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 13süreçte idarenin olas ı hata ya da ihmali bulundu ğu iddias ına dayanak al ınabilecek bilgilere, bir başka ifadeyle eylemin idarilik niteli ğinin bulunup bulunmad ığının tespitinde esas alınabilecek unsurlara ameliyat tarihi itibar ıyla vak ıf olmad ığı aç ıktır. Öte yandan söz konus u bilgilere sahip olunmas ının idari yarg ıda dava aç ılıp aç ılmamas ı yönündeki iradenin olu şmas ı noktas ında belirleyici bir etkisinin oldu ğu da yads ınamaz. 52. Buna göre Mahkemenin ba şvurucunun eylemin idarili ğini öğrenmesine ve değerlendirmesine imkân tan ımayan olay tarihini (cerrahi operasyon) esas alarak dava açma sürelerini belirlemesine ili şkin yorumunun ba şvurucunun dava açmas ını aşırı derecede zorlaştırdığı değerlendirilmi ştir. Dolay ısıyla bu yorumdan hareketle davan ın süre aşımından reddedilmesi suretiyle ba şvurucunun mahkemeye eri şim hakk ına yönelik müdahalenin ölçüsüz oldu ğu sonucuna var ılm ıştır. 53. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa n ın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 54. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 55. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini istemi ş ve tazminat talebinde bulunmu ştur. 56. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). 57. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 1458.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 59.İncelenen ba şvuruda ba şvurucunun davas ının süre a şımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 60. Bu durumda mahkemeye eri şim hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ordu İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 61.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 62. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildiğine ili şkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkemeye eri şim hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, Başvuru Numaras ı: 2017/18236 Karar Tarihi : 29/9/2020 15C. Karar ın bir örne ğinin mahkemeye eri şim hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ordu İdare Mahkemesine (An ılan Mahkemenin 7/5/2015 tarihli ve E.2015/479, K.2015/741 say ılı karar ına ait dava dosyas ı ile ilgilidir.) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE, E. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin bilgi için Dan ıştay Onbe şinci Dairesine GÖNDER İLMESİNE, H. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 29/9/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Üye Üye Muammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş