8. Hukuk Dairesi 2017/1947 E. , 2017/6186 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı 01.01.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 12.08.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olar…
**8. Hukuk Dairesi 2017/1947 E. , 2017/6186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı 01.01.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 12.08.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 3.500,00 Euro üzerinden 2015 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos ayları kira bedeli 10.500,00 Euro kira alacağının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 22.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 28.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, 02.02.2014 tarihli kira sözleşmesine göre aylık kira bedelinin 1.500,00 TL olduğunu, davacının banka hesabına 28.08.2015 tarihinde 3 aylık kira bedeli için 4.500,00 TL yatırdığını ileri sürerek takibe, borca ve ferilerine itiraz etmiş davacı alacaklı İcra Mahkemesi'ne başvurarak borçlunun 28.08.2015 tarihinde ödediği 4.500,00 mahsup edilerek bakiye 9.207,66 Euro üzerinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı borçlu, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının dayanmış olduğu 01.01.2014 başlangıç tarihli aylık 3.500,00 Euro bedelli kira sözleşmesinde kiraya veren ve kiracı olarak imzaların bulunduğu, ancak davalı kiracı tarafından bu sözleşme kabul edilmeyerek dosyaya yine 02.01.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesi sunulduğu, bu sözleşmede de kiraya veren ve kiracı olarak imzaların olduğu, ancak bu sözleşmedeki imzanın davacı kiralayan tarafından kabul edilmediği, ortada iki adet kira sözleşmesi bulunduğu, uyuşmazlığın genel yetkili mahkemelerde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir. İK 269/2 maddesinde, "Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise akdi kabul etmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Olayımızda; borçlu 28.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde davacı alacaklı ile aralarındaki kira ilişkisine itiraz etmediği gibi dayanak kira sözleşmesindeki imzasını da açıkça inkar etmemiştir. Davalı borçlu takibe itirazında açıkça ve ayrıca sözleşmeye karşı çıkmadığına göre İİK.’nun 269/2 maddesi gereğince kira ilişkisi kesinleşmiş olup, uyuşmazlıkta yargılamayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Davalı borçlu kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak durumundadır. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek esas hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile uyuşmazlığın yargılamayı bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.