1. Hukuk Dairesi 2024/3135 E. , 2025/1597 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/698 E., 2024/695 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/417 E., 2023/338 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
**1. Hukuk Dairesi 2024/3135 E. , 2025/1597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/698 E., 2024/695 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/417 E., 2023/338 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; dava konusu Karabük ili, Eflani ilçesi, ... köyü 105 ada 10 ve 17 parsel sayılı taşınmazların yol boşluğu olarak kullanılmasına rağmen kadastro sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazların davalıların zilyetliğinde olmadığını, köylünün hayvanlarını otlattığı yer olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile özel sicile kaydedilmesine, bu talebi kabul edilmediği takdirde Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında Mahkemece 14.07.2020 tarihli ara karar ile dava konusu 105 ada 17 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın eldeki davadan tefriki ile ayrı esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. Davanın Hazineye ihbarı üzerine, Hazine vekilinin dava konusu 105 ada 10 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tescili isteğiyle açtığı dava, önce eldeki dava ile birleştirilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra ise eldeki davadan tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiştir. II. CEVAP Davalılar; iddiaların doğru olmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ayrıca dava konusu 105 ada 17 parsel sayılı taşınmazın adlarına kayıtlı olmayıp kendileriyle bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.09.2021 tarihli ve 2019/277 Esas 2021/525 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın talep edilen kısmının ekilen biçilen yerlerden olmadığı, uzun zamandır kullanılmadığı, 20-30 yıl kadar önce de yılın belli döneminde yalnızca bir kısmında kısa bir zaman diliminde harman yeri olarak kullanıldığı, bunun dışında ise köylünün genel kullanımına açık bir yer olduğu, etrafının herhangi bir unsur ile çevrili olmadığı, köy boşluğu şeklinde olduğu, davalıların malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli ve 2022/475 Esas 2023/287