3. Hukuk Dairesi 2007/19271 E., 2008/860 K. 3. Hukuk Dairesi 2007/19271 E., 2008/860 K. - YARDIM NAFAKASI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 2 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 364 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 365 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 366 ] "" Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan so…
3. Hukuk Dairesi 2007/19271 E., 2008/860 K. **3. Hukuk Dairesi 2007/19271 E., 2008/860 K.** **- YARDIM NAFAKASI**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 2 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 364 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 365 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 366 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü. Davacı, dilekçesinde banka kredi kartı borçlarından dolayı Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan aldığı emekli aylığının haczedildiğini, aylık gelirinin 225 YTL olduğunu beyanla; yüksek gelir sahibi ve refah içerisinde bulunan oğlundan kendisi İçin 2.250 YTL, halen 7. sınıf öğrencisi olan küçük oğlu için 750 YTL yardım nafakası istemiştir. Davalı cevabında; davacının dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suçlarından sabıkasının bulunduğunu. Maliye Bakanlığı ve İstanbul Defterdarlığı'na başvurarak kendisini ihbar ettiğini, Ümraniye Sulh Ceza Mahkemesinde ölümle tehdit ve hakaret suçlarından yargılandığını, yanında çalışan hizmetçisinden evlilik dışı çocuğu olduğunu, velayeti altında olmayan çocuk için de yardım nafakası isteyemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki aile bağlarının davalının kusuru ile ortadan kalktığı, davacının davalı oğlunu ölümle tehdit suçundan yargılandığı, dava dosyalarında davalıyı evlatlıktan reddettiğine ilişkin beyanların yer aldığı, sonuçta aile bağlarının temelinden sarsılması yüzünden aile birliğinin sağladığı hak ve yükümlülüklerin ortadan kalktığı, nafaka talebinin MK m. 2 ile bağdaşmadığı, küçük Kaan'ın ise MK m. 365/1 uyarınca, öncelikle anne ve babasından nafaka talep edebileceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Sabıka sorgulamasından, Ankara Yedinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1980/392-1981/55 sayılı karan ile davacının TCK m. 503-509 uyarınca yargılanarak cezalandırıldığı, Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 18.12.2002 gün ve 2001/1795-2001/2976 sayılı karan ile davacının davalı oğluna telefonla mesaj göndermek suretiyle tehdit ettiği, yargılanıp TCK m. 191/1 uyarınca mahkum olduğu, dava ile ilgili 21.11.2001 tarihli ifade tutanağında, kendisini şikayet eden kişinin oğlu olduğunu İspat etmesi için DNA testi istediği, Ümraniye Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2002/1175-2006/1116 sayılı karan ile yine oğluna karşı işlediği tehdit suçundan TCK m. 191/1 uyarınca yargılandığı ve mahkum olduğu, 1986 yılında davalının teyzesi Ö.Sebile'nin kendisini evlatlık aldığı ve soyadının bu nedenle G... olduğu, yine davacının davalı oğlunu İstanbul Defterdarlığı'na 08.06.2001 tarihinden 16 yıl önce Zeytinburnu ve Mecidiyeköy Vergi Dairelerinden adını kullanarak haksız vergi tahsilatı yaptığı konusunda şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır.