19. Ceza Dairesi 2017/6040 E. , 2018/7367 K. 6831 sayılı Orman Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair,... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2013 tarih, 2011/794 Esas, 2013/804 Karar sayılı hükmün sanık müdafi tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 17.05.2017 gün ve 2015/9925 Esas, 2017/4606 sayılı kararıyla; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosy…
**19. Ceza Dairesi 2017/6040 E. , 2018/7367 K.** **"İçtihat Metni"** 6831 sayılı Orman Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair,... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2013 tarih, 2011/794 Esas, 2013/804 Karar sayılı hükmün sanık müdafi tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 17.05.2017 gün ve 2015/9925 Esas, 2017/4606 sayılı kararıyla; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Dava konusu yere ilişkin Kadastro Mahkemesinin 2007\183 Esas sayılı dosyasında alınan üç kişilik bilirkişi heyetinin dava konusu yerin orman alanı içinde kaldığına dair raporu sonucu davanın reddi ile alanın orman olarak tespitinin devamına dair verilen kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından onanması, sanığın işgal ve faydalanma suçundan yargılandığı... 4. Sulh Ceza Mahkemesinin yapmış olduğu keşif sonucu düzenlenen fen ve orman bilirkişilerinin de dava konusu yerin kesinleşmiş orman alanı içinde kaldığını belirtmeleri karşısında sanığın mahkumiyetine dair mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, karar verilmiştir. İTİRAZ NEDENLERİ Orman Kanununa aykırı davranarak orman alanını işgalde bulunduğu iddiasıyla sanık ... hakkında 06/12/2011 tarihinde suç zaptı tutulmuş, yargılama safhasında yapılan ilk keşif sonucu alınan raporlarda, Bilirkişiler, raporlarında suça konu yerin orman kadastro sınırları dahilinde kaldığını, ancak bu yerin sanığın iddia ettiği üzere K.Maraş Kadastro Mahkemesinde devam eden 2008/146 esas sayılı dosya kapsamında kalan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde, bu dava sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Yapılan ikinci keşif sonucu alınan bilirkişiler raporlarında, Fen bilirkişisi, suça konu yeri A1 ve A2 olarak ikiye ayırmış, 1097 metrekarelik A1 alanının Mart 1945 tarihli tapu kaydı sınırlarında, 1147 metrekarelik A2 alanının ... tarlası olarak okunan alan içerisinde kaldığını, Orman mühendisi bilirkişi, suça konu yerin orman sınırları dışında kaldığını, ilk raporunda yaptığı boyama hatası sonucu hatalı rapor tanzim edildiğini, suça konu alanın Kadastro Mahkemesinin 2007/183 esas nolu dava dosyasında orman olarak karara bağlanan alan dışında kaldığını belirtmiş, suça konu yeri A1 ve A2 olarak ikiye ayırmış, 1097 metrekarelik A1 alanının Kadastro Mahkemesinin 2008/146 esas nolu dava dosyasında orman kadastro tespitine itiraz edilen ve devam etmekte olan dava dosyasına dayanak Mart 1945 tarihli tapu kapsamında kaldığını, 1147 metrekarelik A2 alanının ... tarlası içerisinde kaldığını bildirmişlerdir. Suça konu alanlar bu bilirkişilerce haritaya bağlanmış, suça konu yerler mahalli mahkeme kararında ve Yüksek Daireniz kararında içerisinde olduğu belirtilen Kadastro Mahkemesinin 2007/183 esas sayılı dosyasına konu, fen bilirkişisi haritasında A, B, C, D olarak işaretlenen yerler dışında, kısmen derdest olduğu belirtilen Kadastro Mahkemesinin 2008/146 esas nolu dava dosyasında orman kadastro tespitine itiraz davasına konu yer kapsamında kalan yer içerisinde, kısmen ... tarlası içerisinde gösterilmiştir. Bu durumda suça konu yerin bir kısmını kapsayan Kadastro Mahkemesinin 2008/146 esas nolu dosyası getirtilip, incelenerek ve gereğinde neticesi beklenerek, ayrıca suça konu yerin bir kısmının içinde kaldığı belirtilen ... tarlasının hukuki durumu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dahilinde kalıp kalmadığı, bu yer orman kadastrosu sınırları içerisine alınmış ise itiraza konu olup olmadığı araştırılarak bir hüküm tesisi gerekirken, 08/10/2013 tarihli orman mühendisi bilirkişinin raporunda açık bir şekilde suça konu yerin Kadastro Mahkemesinin 2007/183 esas nolu dava dosyasında orman olarak karara bağlanan alan dışında kaldığı belirtildiği halde, suça konu yerin bu yer kapsamında kaldığını kabul ile kurulan mahalli mahkeme hükmü usulsüz olmakla, Yüksek Dairenizin onama kararı kaldırılarak mahalli mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR: Her ne kadar itiraznamede işgal ve faydalanmada bulunulan alana ilişkin yargılamanın yapıldığı... Kadastro Mahkemesinin 2008/146 Esas sayılı dosyasının mahkemece getirtilip incelenmiş olduğu, buradaki dava konusu yer ile Kadastro Mahkemesinin 2007/183 Esas sayılı dosyasındaki dava konusu yer ve tapu kaydının aynı alana ilişkin olması nedeniyle 2008/146 Esas sayılı davanın mükerrer açılmış olduğunun saptanmış olması nedeniyle beklenilmesinde hukuki yarar bulunmadığına karar verilmesi, suça konu yerin hukuki niteliğini belirleyen 08/10/2013 tarihli raporu düzenleyen bilirkişinin aynı yere ilişkin aynı nitelikteki raporunu Kadastro Mahkemesinin 2007/183 Esas sayılı dosyasında da sunmuş olması nedeniyle bu rapora dayanarak alanın orman dışı olduğuna karar veren mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararının Yargıtay .... Hukuk Dairesi tarafından raporun hükme esas alınamayacak şekilde yetersiz olması nedeniyle alanda bilirkişiler heyeti ile yeniden keşif yapılarak rapor alınması yönünde bozulması üzerine, Kadastro Mahkemesince alınan üç kişilik orman bilirkişisi ve bir fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, bu nedenle sanığın açmış olduğu davanın, alanın orman olduğu ve kadastro tespitinin doğru olduğu gerekçesiyle reddedildiği, kararın 02.11.2010 tarihinde onanarak kesinleştiği, Kadastro Mahkemesinin 2007/183 Esas sayılı dosyasında bilirkişi raporu ekinde bulunan krokiyle mahkememiz tarafından fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokinin sınırlarının aynı olduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişinin suça konu yerde ağaç örtüsünün olmadığı ancak yörede çırpırtı tabir edilen çalıların bulunduğunu belirttiği, Kadastro Mahkemesinin 2007/183 Esas sayılı dosyasında orman bilirkişilerinin de maki formunda çalıların bulunduğuna ilişkin raporuyla mahalli bilirkişinin beyanının uyumlu olduğu, bu haliyle suça konu yerin kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı, 08/10/2013 tarihli raporu düzenleyen bilirkişinin de dava konusu yerin bir kısmının memleket haritasında da yeşil alan içinde çalılık fundalık alanda kaldığını belirtmesi, sanığın dava konusu yerde bulunan ve kesinleşmiş Orman Kadastrosu sınırları içerisinde kalan toplam 2244 m² lik alanı işgal edip kullandığı sabit olduğu anlaşılmakla, Dairemizin 17.05.2017 gün ve 2015/9925 Esas, 2017/4606 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMEK üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.