4. Hukuk Dairesi 2009/7738 E. , 2010/3740 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 02/03/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 05/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor il…
**4. Hukuk Dairesi 2009/7738 E. , 2010/3740 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 02/03/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 05/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının davalı ...'na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının davalı ...'na yönelik temyizine gelince; dava, haksız haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, ilgisi olmadığı bir borç nedeni ile evinde haczedilen eşyasının bilgisi dışında koruma altına alındığını, hatanın haciz sırasında borçlunun kimliği konusunda yeterince araştırma yapılmamasından kaynaklandığını, evinde yapılan haciz nedeni ile çevrede yaşayan insanlar karşısında küçük düşürüldüğünü, evde haczedilen eşya nedeni ile günlük temizlik ve diğer gereksinimlerini karşılamak amacıyla harcamalar yapmak zorunda kaldığını, haksız haciz nedeniyle kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın davalılardan alınmasını istemiştir. Davalılar ise, davacıya ait eşyanın yasaya uygun olarak haczedildiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, borcun gerçek olması ve icra memuru tarafından haciz yapılırken borçlunun bu adreste oturup oturmadığının sorulması nedeniyle herhangi bir kusur ya da özen eksikliği bulunamadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; dava dışı borçlu ...'ın, noter senedi ile 12.01.2007 günü 3 gün vadeli olarak aldığı 10.000 TL borcu vadesinde ödemediği, noter senedine verdiği ... Sokak No: ... adresine 24.01.2007 günü haciz için gelindiği, davacıya ait olan ... Sokak No: ... adresinde haciz gerçekleştirilerek evdeki bazı eşyanın haczedildiği anlaşılmaktadır. Haciz işlemi, dava dışı borçlunun, noterlik işlemi sırasında yerleşim yeri adresi olarak davacıya ait ... Sokak No: ... adresini vermiş olmasından kaynaklanmaktadır. Evinde haciz yapılmasına neden olan icra takibinden dolayı herhangi bir borcu bulunmadığı anlaşılan davacının evindeki eşyasının haczedilmesi haksız olup davalının sorumluluğunu gerektirir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının uğradığı maddi ve manevi zararın kapsamı belirlenerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçelerle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... aleyhine BOZULMASINA, davalı ... hakkındaki temyiz isteminin ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.