4. Hukuk Dairesi 2024/9564 E. , 2025/16238 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/697 Değişik İş-2024/750 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2024/36820 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/159039 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâ…
4. Hukuk Dairesi 2024/9564 E. , 2025/16238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/697 Değişik İş-2024/750 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2024/36820 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/159039 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.01.2017 tarihinde davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda karşı araçta yolcu olan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 10,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 330.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yaptıkları ödemenin fazlalığının ortaya çıkması halinde rücu haklarını saklı tuttuklarını, başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, ÇÖZGER hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, emniyet kemeri takılı olmadığından müterafik kusur bulunduğunu, skar dokusu vücut yüzeyinin %1'inden az olduğundan sürekli maluliyet bulunmadığını, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranına göre yapılması gerektiğini, müvekkilinin ancak başvuru tarihinden ve yasal faiz ile sorumlu olabileceğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 330.000,00 TL'nin 12.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV.İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tedavi evrakından yalnızca alt çene kemiği ön yüzünde kesi olacak şekilde yaralandığının anlaşıldığı, maluliyete dayanak teşkil edecek arazın 3,5*1,5 cm yani 5. 25... olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik eki cetvel incelendiğinde yara izinin vücut yüzeyinin %1'ini geçmesi gerektiği, böyle bir skar dokusunun Engel Oranları Alan Kılavuzunda karşılığı bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti kararının dosyadaki somut delillere aykırı olduğunu, yazılı başvuru şartının sağlandığını, dosyaya sunulu adli kurul raporunun hatalı yönetmeliğe göre alındığı kabul edilse dahi dava şartı noksanlığnın giderilmesi için süre verilmesi gerektiğini, sunulu maluliyet raporunun hükme esas alınmamasında hukuka uyarlılık bulunmadığını, davacının bizzat muayenesi yapılarak rapor düzenlendiğini, raporda yedi uzman doktorun imzası bulunduğunu ve kaza ile illiyetin kurulduğunu, vücut yüzey alanına göre maluliyet oranı tespit edilmesi gerekliliği bulunmadığını, böyle bir uygulamanın kanuni olmadığı ve subjektif olduğunu, her zaman bu skarın kötü görünüme yol açacağını, kesilerin kapatılması için süture edilmesi sonucunda ortaya çıkan dikiş izlerinin de iz bırakarak düzeldiğini, yönetmelikteki heyet teşkili ya da diğer usuli şartların adli vakalarda uygulanamayacağını, yüzde ya da vücudun görünür yerinde buluna ve vücut yüzeyinin %1'ini aşmayan skarın da kişinin sosyal ve ekonomik yaşamını olumsuz etkileyeceğini, Anayasa Mahkemesi kararının gözardı edildiğini, hakimlerin Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan sigorta genel şartlarına uyma zorunluluğu bulunmadığını, somut araz kalıcı sakatlık oluşturmuyorsa TBK'nın 50 nci maddesi gereği kadri maruf hakem tarafından hakkaniyete uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda kaza tarihi 01.01.2017 olup bu tarih itibarı ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Dosya kapsamında bulunan ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 28.07.2023 tarihli raporunda, maluliyet oranı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre %5, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği(22 inci madde dikkate alınarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) eki cetvellere göre %4,2 olarak belirlenmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından %4,2 maluliyet oranı esas alınarak yapılan tazminat hesabı hükme esas alınmış, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davacıdaki skar izinin sürekli maluliyete yol açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan maluliyet oranı olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre belirlenmediği gibi, davacının yüz kısmında bulunan araz yönünden düzenlenen raporda estetik ve plastik cerrahi uzmanı hekim imzasının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, davacının tüm tedavi evrakı incelenerek ve kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurulmak suretiyle içerisinde estetik ve plastik cerrahi uzmanı hekimin de bulunduğu heyetten, davacıdaki arazın sürekli maluliyete neden olup olmayacağı ve sürekli maluliyet oluşmuş ise oranının ne olduğu hususunda ayrıntılı, açıklamalı ve denetime uygun şekilde bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.