10. Hukuk Dairesi 2016/15724 E. , 2019/2100 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl ve birleşen dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ..., ... ve ... Yapı Elemanları ve Tur San. Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar oku…
**10. Hukuk Dairesi 2016/15724 E. , 2019/2100 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl ve birleşen dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ..., ... ve ... Yapı Elemanları ve Tur San. Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Davacı Kurum, 05.06.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelir ile ödenen tedavi gideri ve cenaze yardımından oluşan kurum zararının rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Zararlandırıcı olay nedeniyle düzenlenen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu tarafından düzenlenen 25.08.2006 tarih raporda davalı işveren şirket %70, kazalı işçi %30; kesinleşen ceza dosyasında fabrika işletme şefi davalı ..., beton santral sorumlusu ve kimya teknisyeni dava dışı ... asli, şirket yönetim kurulu başkanı davalı ... ve traktör sürücüsü davalı ... tali kuaurlu; mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda işverenin %50, şirket yönetim kurulu başkanı davalı ... %20, fabrika işletme şefi davalı ... %10, traktör sürücüsü davalı ... %10, kazalı ... %10 kusurlu, beton laboratuvar sorumlusu dava dışı ...’in kusursuz olduğu ifade edilmekte olup kusura ilişkin tüm bu tespitler incelendiğinde açık çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı kanun olup kusurun belirlenmesinde, mahkemece, öncelikle iş kazasının ne şekilde olduğu, dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak, varsa çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir. Bu tür iş kazalarında kusurun belirlenmesinde, kabul edilen maddi olgular doğrultusunda; tarafların kusur oran ve aidiyetleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden alınacak bilirkişi raporu uyarınca saptanmalıdır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 506 sayılı Kanun'un 26., 4857 sayılı Kanun'un 77., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi ile oluşa uygun kusur raporu alınması gerekir. Mahkemece, tarafların kusur durum ve oranlarının belirlenmesi için yeniden alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyet raporu alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.