Başvuru, dava konusu edilen atanmama işlemi iptal edilmesine rağmen aynı davada söz konusu işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hakların tazminine dair talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, dava konusu edilen atanmama işlemi iptal edilmesine rağmen aynı davada söz konusu işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hakların tazminine dair talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. Bireysel Başvuruya Konu Yargılama Süreci Başvurucu, devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamında Mardin Derik Devlet Hastanesine pratisyen hekim olarak yerleştirilmiştir. Başvurucu hakkında 3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (676 sayılı KHK) maddesiyle 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bent uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılmıştır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle başvurucunun ataması gerçekleştirilmemiştir. Başvurucu, söz konusu işlemin iptali ve dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebiyle 24/5/2019 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde, hakkında açılan herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca adli sicil kaydının bulunmadığını da eklemiştir. Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yol açacak herhangi bir durum olmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı bir şekilde atamasının gerçekleştirilmemesinden yakınmıştır. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 12/3/2020 tarihli kararıyla dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hakların ödenmesine yönelik talep hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Kararda, dava konusu işlemin 657 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bendi hükmüne dayanılarak tesis edildiği, Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.2018/73, K.2019/65 sayılı kararı ile anılan düzenlemenin iptal edilmiş olması karşısında bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkeme ayrıca, dava konusu işlemin iptal edilmiş olmasının başvurucunun doğrudan atanması sonucunu doğurmayacağını, başvurucunun durumunun davalı idarece makul bir süre içinde yeniden değerlendirmeye tabi tutulabileceğini ve bu değerlendirmenin sonucunda başvurucunun uyuşmazlığa konu kamu görevine atanıp atanamayacağına ilişkin yeniden bir işlem tesis edilebileceğini belirtmiş, bu itibarla dava konusu işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hakların tazminine yönelik talep hakkında bu aşamada karar verilmesine imkân bulunmadığını ifade etmiştir. Başvurucu, Mahkeme kararı üzerine 22/6/2020 tarihinde Mardin Derik Devlet Hastanesindeki görevine başlatılmıştır. Başvurucu uyuşmazlığın parasal haklara ilişkin kısmı yönünden, Sağlık Bakanlığı (İdare) ise iptal edilen kısım yönünden istinaf yoluna başvurmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 8/10/2020 tarihinde istinaf talebini kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar başvurucuya 12/11/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 2/12/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç Başvurucu, göreve geç başlamasının idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla tarafına maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebiyle 18/11/2020 tarihinde İdareye başvuru yapmış ancak başvurusu zımnen reddedilmiştir. Başvurucu zımnen ret işlemi üzerine 000 TL maddi ve 000 TL manevi tazminatın 1/10/2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebiyle 9/2/2021 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) tam yargı davası açmıştır. İdare Mahkemesi 31/12/2021 tarihinde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde, İdarenin yargı kararı ile hukuka aykırı bulunan işlemi nedeniyle başvurucunun statü dışında kaldığı Ekim 2018-Mayıs 2020 tarihleri arasında oluşan 271,81 TL maddi tazminatın yasal faiziyle tarafına ödenmesinin, manevi tazminat talebinin ise koşullarının oluşmadığından reddinin gerektiği belirtilmiştir. İdare, karara karşı 19/7/2022 tarihinde istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, fiilen çalışılmayan dönem için geriye yönelik parasal hak talebinde bulunulamayacağı ileri sürülmüştür. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 7/3/20123 tarihinde istinaf talebini kabul etmiş ve davanın reddine kesin olarak hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde, Mahkemenin verdiği iptal kararının başvurucunun atanması sonucunu doğurmadığı, bu karar akabinde başvurucunun atanmasının idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis ettiği bir işlem olduğu, yine başvurucunun durumunda olanların göreve başlatılması hâlinde geçen sürede ödenmeyen özlük ve parasal haklarının ödenmesine imkân tanıyan yasama organı tarafından geçmişi kapsayacak şekilde bir düzenlemenin de yapılmadığı hususlarına vurgu yapılmıştır. Buna göre, başvurucunun geç atanmasında idarenin kusurundan, davalı idarenin işlemi nedeniyle başvurucu açısından oluşmuş bir zararın varlığından söz edilemeyeceği belirtilerek söz konusu iptal kararına dayanılarak geçmişe yönelik parasal hak talebinde bulunulamayacağı ifade edilmiştir. Söz konusu kararın tebliği üzerine başvurucu, mülkiyet ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasıyla 6/6/2023 tarihinde yeni bir bireysel başvuruda daha bulunmuştur. Anılan başvuru Anayasa Mahkemesinin 2023/52972 başvuru numarasına kaydedilmiş olup hâlen Komisyonlar önünde inceleme aşamasındadır. Diğer yandan Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 18/10/2022 tarihli yazısına göre Ankara İdare Mahkemesinin kararında hükmedilen mali ve özlük haklarına ilişkin tazminatın başvurucuya ödendiği anlaşılmış olup başvurucu bu hususta herhangi bir itiraz ileri sürmemiştir.