9. Ceza Dairesi 2021/9819 E. , 2024/3878 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2015/95 E., 2015/212 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’…
**9. Ceza Dairesi 2021/9819 E. , 2024/3878 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2015/95 E., 2015/212 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında katılan mağdureler Şevval ve Beren'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-a, 103/3, 53 ve 63 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2015/95 Esas ve 2015/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan katılan mağdurelere karşı ayrı ayrı 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 103/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Şikayetin, olayın olduğunu iddia ettikleri tarihten çok sonra olduğuna, sanığın cep telefonu, SİM kartı ve hafıza kartında Ankara Kriminal Laboratuvarlarınca yapılan incelemede katılan mağdure Beren'e ait fotoğraf bulunmadığına, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesince yapılan incelemede katılan mağdureye ait 4 adet resim çıkmış ise de bu resimlerin cinsel içerik ve mahiyette olmayan normal fotoğraflar olduğuna, isim ve adreslerini bildirdikleri tanıklarının Mahkemece dinlenmediğine, katılan mağdurelerin ruh sağlığının bozulmadığına, her türlü şüpheden uzak somut ve kesin delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanacağına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddine, Ancak; Olay tarihinde okulda hizmetli sıfatıyla görev yapan sanığın aynı okulda öğrenci olan katılan mağdureler üzerinde kamu görevinden kaynaklanan nüfuzunun bulunmadığı, zira sanığın nüfuz sahibi olduğunun kabulü için görevinin katılan mağdureler üzerinde güç ve otorite oluşturarak direncini kırması ve katılan mağdurelerin bu nedenle çekinerek karşı koyamamasının gerektiği, bunun gerçekleşmesi için de sanığın görevinin katılan mağdureler yönünden zorunlu ve icbar edici nitelik taşımasının zaruri olduğu, dolayısıyla sadece görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak eylemin gerçekleştirilmesi halinde nüfuzun kötüye kullanıldığının kabulünün mümkün olmadığı, esasen 5237 sayılı Kanun'un 103/3-e maddesi gereğince yapılacak artırımın kamu görevi, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması haline münhasır olup, dosya içeriğine göre katılan mağdureler üzerinde nüfuzu bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında müsnet suçlardan belirlenen temel cezaların 5237 sayılı Kanun'un 103/3-e maddesi ile artırılması suretiyle sonuç cezaların fazla tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde bentte açıklanan nedenlerle Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına karşı sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.