DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/199 E. , 2024/476 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/199 Karar No : 2024/476 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol ve Petrol Ürünleri Madencilik Turz. İnş. San. ve Tic. AŞ VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 05/10/2023 tarih ve E:2022/1924, K:2023/867 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜREC…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/199 E. , 2024/476 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/199 Karar No : 2024/476 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol ve Petrol Ürünleri Madencilik Turz. İnş. San. ve Tic. AŞ VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 05/10/2023 tarih ve E:2022/1924, K:2023/867 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi şirketin lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu kararın dayanağı olan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 02/07/2020 tarih ve E:2018/3669, K:2020/1709 sayılı kesinleşmiş kararının yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 05/10/2023 tarih ve E:2022/1924, K:2023/867 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddesine yer verilerek; Dosyanın incelenmesinden, 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi yönünden; davacı tarafın, çekinmeye mecbur olan üyelerin karara katıldığı şeklindeki iddiasına, davanın reddi yönünde verilen kararın temyiz gerekçeleri arasında da yer verildiği ve bu iddianın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 15/12/2021 tarih ve E:2020/2685, K:2021/3024 sayılı kararında değerlendirilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 34. maddesinde sayılan "Yasaklılık Sebeplerinin" anılan kişiler açısından gerçekleşmediği gerekçesiyle yerinde görülmediği dikkate alındığında, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak olamayacağı; (h) bendi yönünden ise, birbirine aykırı hüküm içerdiği ifade edilen kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından temyiz incelemesinden geçtiği, ayrıca her iki davanın konusunun da farklı olduğu, bu nedenle yargılamanın yenilenmesi istemine esas alınamayacağı sonucuna varıldığı, Bu itibarla, davacının yargılamanın yenilenmesi istemiyle verdiği dilekçede ileri sürdüğü nedenler, 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde tahdidî olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden hiçbirine uygun olmadığından, istemin reddi gerektiği gerekçesiyle, Yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalarında çekinmeye mecbur olan hakimlerden Sayın ... ile Sayın ...’in katılımıyla karar verildiği; ...'ın, Danıştay’daki görevinden önce EPDK Hukuk Dairesi Başkanı olarak görev yaptığı, ...'in ise Danıştay’daki görevinden önce EPDK’nın ilişkili olduğu Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nda ... Yardımcısı olarak görev yaptığı; bahsi geçen 2 hakimin eskiden ilişkili oldukları kurum aleyhine açılan davadan çekinmeyerek, davaya bakmaları Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 34. maddesindeki ifadesiyle “dolayısıyla ilgili olduğu dava” ya bakmaları anlamına geldiği; EPDK ile ilişkisi bulunan hakimlerin kararda yer alması adil yargılanma hakkının ihlali olduğu; davaya bakan 5 hakimden 2’ sinin çekinmeye mecbur olmasına rağmen dolayısıyla ilgili bulundukları davaya bakmaya devam ederek kararda oy kullanmasının yargılamanın yenilenmesini gerektirdiği; ayrıca Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 16/11/2021 tarih ve E:2020/1621, K:2021/3845 sayılı kararı ile yine Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 02/07/2020 tarih ve E:2018/3669, K:2020/1709 sayılı kararının tarafları, konusu ve sebebi aynı olan dava hakkında birbiriyle çelişkili kararlar verildiği; anılan kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından onandığı, bu sebeple 2577 sayılı Kanun'un 53/g ve 53/h maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi gerektiği; ayrıca, her halükarda temyize konu kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar esas yönünden usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, Dairece yapılan yargılama sonucunda, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiş olsa da, bu süreçte ilgili dava dilekçesinin kendisine tebliğinden sonra süresi içinde vekili aracılığıyla savunma veren tarafça yapılan hukuki yardımın karşılıksız bırakılamayacağı, dolayısıyla, söz konusu taraf lehine, uyuşmazlığın çözümünde göstermiş olduğu emek ve çabaların karşılığı olarak vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacı tarafın vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin de reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/02/2020 tarih ve E:2020/48, K:2020/62 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Yargılamanın yenilenmesi isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 05/10/2023 tarih ve E:2022/1924, K:2023/867 sayılı kararının esas ve vekalet ücreti yönünden ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 06/03/2024 tarihinde esas yönünden oybirliği; vekalet ücreti yönünden oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlara Karşı Başvuru Yolları" başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur. Anılan Kanun'da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun'da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir "olağanüstü kanun yolu" olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir. Bunun yanında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde vekalet ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddenin son fıkrasında ise vekalet ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, yargılamanın yenilenmesine konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde, bu Tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığı olduğu ifade edilmiş, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın bu ücretin tamamına hak kazanacağı kuralı getirilmiş, ancak olağan ve olağanüstü kanun yollarında faydalanılan avukatlık hizmeti nedeniyle (duruşma yapılması hariç) vekâlet ücretine hükmedileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yukarıda yer verilen düzenlemelerin ve tarife hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, bir davada haklı bulunan taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için avukatlık hizmetinin ilk derecede karar verilinceye kadar sunulmuş olması gerektiği, kanun yollarında verilen avukatlık hizmeti nedeniyle (duruşma yapılması hariç) vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Bu kapsamda, Daire tarafından, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir. Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü durumunda ise önceden verilen karar hükümsüz kalıp yeni bir karar verileceğinden avukatla temsil edilip haklı bulunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedileceği de tabiidir. Bu itibarla, Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 05/10/2023 tarih ve E:2022/1924, K:2023/867 sayılı kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyoruz.