12. Ceza Dairesi 2021/9561 E. , 2023/3266 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1769 E., 2020/622 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
**12. Ceza Dairesi 2021/9561 E. , 2023/3266 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1769 E., 2020/622 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 11.12.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin 12.09.2008 tarihinde gözaltına alınıp 16.09.2018 tarihinde tutuklandığını ve 10.02.2011 tarihinde tahliye edildiğini, yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini belirterek haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 1.000.000 TL maddi 1.500.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihten tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir. 2. Davalı vekili 25.01.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2017 tarihli ve 2016/9 Esas 2017/135 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2017 tarihli ve 2017/1416 Esas 2017/1112 Karar sayılı kararı ile "Davacının tutuklanmadan önce Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi Müdürlüğü'nde hasta bakıcı sıfatıyla çalışması nedeniyle net maaşı ve yan ödemelerinin gerekirse emsalleri de dikkate alınarak tespiti ile gerçek maddi zararın belirlenmesinin mümkün olması karşısında, davacı vekilinin sunduğu belgeler ve talep esas alınarak hazırlanan ve dosya kapsamına uygun düşmeyen bilirkişi raporunun gerekçesiz bir şekilde hükme esas alınması, kabule göre de; davacının resmi bir kurumda çalıştığı gözetildiğinde, tutuklu kalınan dönemlerde kesintili veya tam olarak davacıya maaş ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi tarihe kadar yapıldığı, kesintili ödeme yapılmış ise tutuklama ortadan kalktıktan sonra kesintinin ödenip ödenmediği, izinli olunan dönemlerde yan ödemelerin yapılıp yapılmadığı, yapılmaması halinde davacının tutuklama dönemlerindeki yıllık izin süreleri araştırılmadan hüküm kurulmak suretiyle davacı lehine mükerrer ödeme yapılmasına imkan sağlanması ve davacı lehine bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.01.2019 tarihli ve 2017/517 Esas 2019/8 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.05.2020 tarihli ve 2019/1769 Esas 2020/622 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının ceza evindeki harcamaları, avukata yapılan ödemeler, döner sermaye alacağının maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince;müvekkilinin 12.09.2008 tarihinde gözaltına alınıp 16.09.2018 tarihinde tutuklandığını ve 11.02.2010 tarihinde tahliye edildiğini, yine 15.06.2010 tarihinde tekrar tutuklanıp 10.02.2011 tarihinde tahliye edildiğini, müvekkilinin 1.000.000 TL maddi kaybının bulunduğu belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de, davasının tutuklanmadan önce Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde hasta bakıcı olarak çalıştığı, gözaltına alınıp tutuklandığı dönemlerde, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinin 02.01.2019 tarihli yazı cevabı na göre aylık ücretlerinin kesintiler dahil davacıya ödendiğinin anlaşıldığı, bu bağlamda bu dönemlere ilişkin davacının maddi kaybının bulunmadığı anlaşılmakla maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebine ilişkin olarak da, davacının, haksız olarak tutuklulukta geçirdiği süre, günün ekonomik koşulları paranın satın alma gücü, davacının ekonomik ve sosyal durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği ve olayın oluş biçimi ve duyulan acı ve üzüntünün derecesi nazara alınarak zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun olarak takdiren 20,000,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; 12.09.2008-11.02.2010 tarihleri ve 15.06.2010-10.02.2011 tarihleri arasında tutuklulukta olmak üzere davacı ... hakkında iki farklı dönemde koruma tedbiri uygulandığı ve her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına, ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği dikkate alınarak; manevi tazminat miktarı belirlenirken 12.09.2008-11.02.2010 tarihleri arasındaki tutukluluk süresi için 20.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2008 tarihinden itibaren,15.06.2010-10.02.2011 tarihleri arasındaki tutukluluk süresi için 10.000,00 TL manevi tazminatın tutukluluk tarihi olan 15/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, ayrım yapılmaksızın, eksik manevi tazminata ve buna bağlı olarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle;, hüküm fıkrasının manevi tazminata ilişkin "b)" bendinin tamamen çıkartılarak yerine "Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 12.09.2008-11.02.2010 tarihleri arasındaki gözaltı süresi için 20.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 15.06.2010-10.02.2011 tarihleri arasındaki tutukluluk süresi için 10.000,00 TL manevi tazminatın 15.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılmasına, vekalet ücretine ilişkin "2.400,00 TL maktu" ibaresi çıkartılarak yerine "3.600,00 TL nisbi" ibaresi yazılmak suretiyle istinaf başvurusuna konu hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/231 Esas 2015/340 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 12.09.2008-11.02.2010 tarihleri arasında 1 yıl 4 ay 27 gün,15.06.2010-10.02.2011 tarihleri arasında 7 ay 23 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.11.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/ tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1. Davacının tutuklu kaldığı döneme için döner sermayeye ilişkin ödeme tutarlarının performansa bağlı ödemeler olduğu ve ancak fiili çalışmaya dayalı olarak değişkenlik gösterir şekilde ödendiği dolayısıyla gerçek zarar olarak 5271 sayılı Kanunun 141 vd. maddeleri kapsamında maddi zarar hesabına dahil edilemeyeceği, ayrıca davacının cezaevi harcalamaları, maktu vekalet ücretini aşan ve davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayanan avukatlık ücretinden doğan zararın, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre 5271 sayılı Kanun kapsamında talep edilebilecek maddi zarar kapsamında değerlendirilmemesinde hukuka ayrılık bulunmamıştır. 2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacının tutuklu kaldığı dönemlere ilişkin belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminatlara hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.05.2020 tarihli ve 2019/1769 Esas 2020/622 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.