12. Ceza Dairesi 2021/6539 E. , 2023/1071 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci…
**12. Ceza Dairesi 2021/6539 E. , 2023/1071 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacılar vekili 18.04.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacıların . vatandaşı olduklarını ...'da faaliyet gösteren. Eczanesinden 223 adet . 150 mg, 160 adet .-. isimli ilaçları fatura karşılığı kendi ülkesinde satmak amacıyla satın aldıklarını ancak 17.04.2015 tarihinde ilaçların bozuk olabileceği şüphesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 187 nci maddesi kapsamında ilaçlara el konulduğunu, ancak ilaçların yapılan incelemeler sonucunda ülkeye yasal yollarla giriş yapıldığının ve bozuk olmadığının tespit edildiğini buna rağmen kendilerine iade edilmediğini, yapılan yargılama sonucunda davacıların beraatine karar verildiğini, ilaçların soğuk zincirle saklanması gerektiğini buna riayet edilmeden saklanması halinde bozulmasının kaçınılmaz olduğunu, kullanım sürelerinin de bittiğini bu nedenler ilaçların bedeli için 600.000,00 TL ile satışından elde edilecek kar için 120.000,00 TL olmak üzere toplam 720.000,00 TL maddi tazminatın 18.04.2015 tarihinden işleyecek faiziyle, davacıların bir gün gözaltında tutulması nedeniyle ise; 50.000,00 er TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.04.2015 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 10.11.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; yapılan işlemin olayın gereklerine uygun olduğunu, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, zararın ispat edilemediğini, muhtemel kaybın talep edilemeyeceğini öne sürerek davanın reddini talep etmiştir. 3. ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2017/481 Esas, 2018/393 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/4488 Esas, 2019/980 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2021 tarih, 2019/60111 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ