22. Hukuk Dairesi 2016/31927 E. , 2018/6370 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkili işçinin, davalı ası…
**22. Hukuk Dairesi 2016/31927 E. , 2018/6370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkili işçinin, davalı asıl işverene.. Restaurantta işletme müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedilmesi nedeniyle işsizlik ödeneğinden faydalanmak için Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurduğunda sigorta yapılmadığını öğrendiği, aylık ücretinin net 2.500,00 TL olup işverence ödenmediğini, sürekli fazla mesai yaptığını belirterek ihbar tazminatı ile fazla mesai, ücret ve işsizlik ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirketin işçisi olmayıp, mekan işletmecisi ve işyerinin ortağı olduğunu, davacıyla adi ortaklık kurulduğunu davacının hisse sahibi olmak istemediğini, mekanın işletilmesinden sorumlu olduğunu, kira sözleşmesine ve yüklü miktarda teminat senedine imza attığının da işçi sayılamayacağını gösterdiğini, dergilerde patron sıfatıyla fotoğrafının yayınlandığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının davalı iş verene bağımlı olarak onun emir talimatı altında çalışmadığı, bir diğer deyişle iş sözlemesine bağlı olarak bağımlılık unsurunun somut olay yönünden gerçekleşmediği, davacının kefil sıfatıyla imza atması kira sözleşmelerini imzalaması ve hatta işçilere karşı iş yerini temsil ve yönetme yetkisine haiz olması dikkate alındığında taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesi olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Temyiz: Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşmenin, iş sözleşmesi ve davacının işçi sayılıp sayılmayacağı ve mahkemenin görevli olup olmayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanunun 4. maddede belirtilen istisnalar dışında kalan bütün işyerlerinde, işverenler ile işveren vekillerine ve çalışma şekline bakılmaksızın işçilere uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 2. maddesinde, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. Buna göre işçi ve işveren sıfatlarının aynı kişiden birleşmesi mümkün olmaz. 4857 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme (emek) ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici unsurlarıdır.