5. Ceza Dairesi 2006/13540 E. , 2010/4475 K. İnsan ticareti ve reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçlarından sanıklar ... ve ...’un yapılan yargılanmaları sonunda; ...'ın reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve fuhuş için kadın tedarik etme suçlarından mahkümiyetine, rızaen alıkoyma suçundan beraetine, ...’un fuhuş için kadın tedarik etme suçundan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.10.2005 gün ve 2004/…
**5. Ceza Dairesi 2006/13540 E. , 2010/4475 K.** **"İçtihat Metni"** İnsan ticareti ve reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçlarından sanıklar ... ve ...’un yapılan yargılanmaları sonunda; ...'ın reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve fuhuş için kadın tedarik etme suçlarından mahkümiyetine, rızaen alıkoyma suçundan beraetine, ...’un fuhuş için kadın tedarik etme suçundan mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.10.2005 gün ve 2004/30 Esas, 2005/136 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; CGK'nun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 20.10.2005 günlü kararda ise başvuru şekli gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanık ... müdafiin 15.12.2005 günlü temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...’ın üzerine atılı alıkoyma suçuna 765 sayılı TCK.nun 430/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4. maddesinde belirlenen beş yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, en son zamanaşımını kesen işlem olan sorgunun yapıldığı 06.01.2005 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanıklar hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunan sanık ...’ın eyleminin aynı Yasanın 104. maddesinin 1. fıkrasına temas ettiği, şikayete bağlı bulunan bu suçun uzlaşma kapsamında kaldığı ve uzlaşmanın bir kovuşturma şartı olduğu nazara alınarak 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma girişiminde bulunulması; sonuçsuz kalması halinde, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece sabıka kayıtları nazara alınarak sanık ... hakkında reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve fuhuş için kadın tedarik etme suçlarından, sanık ... hakkında fuhuş için kadın tedarik etme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.