Başvuru, siyasetçi olan başvurucunun katıldığı bir etkinlikten dolayı hakkında kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; siyasetçi olan başvurucunun katıldığı bir etkinlikten dolayı hakkında kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/2/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Bireysel Başvurudan Önceki Gelişmeler Demokratik Toplum Partisi (DTP), devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikte fiillerin işlendiği bir odak hâline geldiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin 11/12/2009 tarihli kararı ile kapatılmıştır. Başvurucu, başvuruya konu olayların yaşandığı 28/11/2009 tarihinde faaliyette olan bu Partinin Merkez Yönetim Kurulu üyesi olup DTP'nin kapatılmasının ardından siyasi çalışmalarına Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) çatısı altında devam ettiğini belirtmektedir. Kurban Bayramı'nın ikinci günü olan 28/11/2009 tarihinde bayramlaşma amacı ile bir kısım DTP milletvekili, belediye başkanı ve Parti yöneticisi ile birlikte Diyarbakır'ın Lice ilçesine gittiğini ifade eden başvurucu; Lice Belediyesi tarafından düzenlenen Lice Tarihle Buluşuyor Kültür ve Sanat Festivali kapsamında Fis köyünde gerçekleştirilen ağaç dikme törenine katılmıştır. Etkinliğe katılmaları sebebi ile aralarında başvurucunun da yer aldığı kişiler aleyhine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından kamu davası açılmıştır. Başsavcılık iddianamede; PKK terör örgütünün Abdullah Öcalan liderliğinde yirmi iki sözde delegenin katılımı ile 27/11/1978 tarihinde Diyarbakır'ın Lice ilçesi Fis köyünde kurulduğu bilgisine yer vermiştir. 27/11/2009 tarihinde PKK terör örgütü tabanı, sempatizanları ve örgütün güdümünde hareket eden medya kuruluşları tarafından PKK'nın kuruluş yıl dönümü nedeni ile mesajlar ve eylem çağrıları yayımlandığını belirten Başsavcılık, Lice Belediyesi tarafından tertiplenmek istenen ve Valilikçe izin verilmeyen Lice Tarihle Buluşuyor Kültür ve Sanat Festivali'nin bu eylem çağrıları kapsamında düzenlendiğini belirtmektedir. Söz konusu ağaç dikme etkinliğinin de bu çağrılar üzerine, âdeta müze hâline getirilen, çevresindeki evler yıkılmış ya da harabe vaziyette iken son derece iyi muhafaza edilmiş bu evin bahçesi sayılabilecek bir mevkide gerçekleştirildiğini vurgulayan ve bir kısım şüpheli tarafından söz konusu evin ziyaret edildiğini de belirten Başsavcılık, söz konusu etkinliğin örgütün kuruluş tarihinin ve kurulduğu mekânın örgüt tabanı ve sempatizanları tarafından benimsenmesi, tanınması amacıyla örgüt çağrısı doğrultusunda gerçekleştirildiğini ifade etmektedir. İddianamede hangi şüpheliler tarafından söz konusu evin ziyaret edildiğine ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. Başvurucu; savunmasında Kurban Bayramı'nın ikinci günü olması sebebi ile Lice'ye bayramlaşma amacı ile gittiğini, bayramlaşma töreninin ardından Diyarbakır'a dönerken -boşaltılan ilk köy olduğu belirtilen- Fis köyünde ağaç dikme töreni yapılacağını yolda öğrendiğini, ağaç dikilen alanın hemen yakınında bir ev bulunduğunu ama eve girmediğini, bu evin PKK terör örgütünün kurulduğu ev olduğunu bilmediğini, amacının köyün yeşillendirilmesi olduğunu belirterek suçlamaları kabul etmemiştir. Yargılamayı yapan Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 25/6/2013 tarihinde başvurucu hakkında terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiilinden dolayı ceza verilmesine yer olmadığına, terör örgütü propagandası yapma suçundan ise kovuşturmanın ertelenmesine karar vermiş ve başvurucu üç yıl süre ile beklemeye tabi tutulmuştur. Bununla birlikte Mahkeme gerekçeli kararının "Mahkememizin, Eylemin Oluşum Şekli ile İlgili Kabulü" başlıklı kısmında başvurucunun yargılamaya konu eylemi ile ilgili değerlendirmede bulunmuştur. Mahkeme; sanıklar tarafından gerçekleştirilen, iddianameye konu edilen eylemlerin örgütün kuruluş tarihinin örgüt sempatizanları ve müzahir tabanı arasında gelenekselleştirilip kabul görme amacı ile yapıldığını belirtmiştir. Başvurucunun bu karara itirazı Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince 7/1/2014 tarihinde reddedilmiş ve ret kararı başvurucuya 13/1/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 4/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvurudan Sonraki Gelişmeler Başvurucu 16/2/2021 havale tarihli beyan dilekçesiyle bireysel başvuru tarihinden sonraki gelişmeler hakkında bilgi sunmuştur. Başvurucu, hakkında Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tesis edilen kovuşturmanın ertelenmesi kararının üç yıllık bekleme süresinin dolduğundan bahisle düşme kararı ile sonuçlandırılması için talepte bulunduğunu belirtmiştir. Yapılan inceleme neticesinde başvurucunun 26/7/2015 tarihli başka bir eylemi sebebi ile terör örgütü propagandası yapma suçundan Mersin Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 000 TL adli para cezasına mahkûm edildiği ve kararın 12/9/2018 tarihinde istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği belirtilerek başvurucunun kovuşturmanın ertelenmesi kararının ortadan kaldırılması talebinin reddine dair 31/12/2018 tarihli ek karar verilmiştir. Ek karar verilmesinin ardından 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrası ve maddesi ile düzenlenen geçici maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f) bendi uyarınca söz konusu istinaf ilamına karşı temyiz kanun yolu öngörüldüğünden Mersin Ağır Ceza Mahkemesinin mahkûmiyet kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş, infaz evrakı bila ikmal geri alınmıştır. 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “(1) 31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;...b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, ...karar verilir. (2) Hakkında ... kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde, ... düşme kararı verilir. Bu süre zarfında birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlenmesi hâlinde, bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen ... kovuşturmaya devam olunur." İlgili diğer ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 18, 19; Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri [GK], B. No: 2018/17635, 26/7/2019, §§ 46-59; Meki Katar [GK], B. No: 2015/4916, 3/10/2019, §§ 18-35; Sırrı Süreyya Önder [GK], B. No: 2018/38143, 3/10/2019, §§ 23-