Başvuru, ihalenin feshi davasında, başvurucunun mazereti nedeniyle katılamadığı duruşmada verilen yeni oturum gününün başvurucuya tebliğ edilmeden ve delillerin toplanmadan karar verilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılanma ilkesinin, delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; ihalenin feshi davasında, başvurucunun mazereti nedeniyle katılamadığı duruşmada verilen yeni oturum gününün başvurucuya tebliğ edilmeden ve delillerin toplanmadan karar verilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılanma ilkesinin, delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/8/2013 tarihinde Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 6/3/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 15/4/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 29/4/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibi kapsamında Yenişehir İcra Müdürlüğünün 2009/544 talimat sayılı dosyasında taşınmazının satışına ilişkin 16/3/2012 tarihinde yapılan ihalenin usulüne uygun olmadığını belirterek feshi talebiyle Yenişehir İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/15 esasına kayden şikâyette bulunmuştur. Taraf vekilleri 31/5/2012 tarihli ilk duruşmaya katılarak beyanda bulunmuş; Mahkeme, davacı şirket temsilcisinin isticvabı için davetiye çıkartılmasına karar vererek duruşmayı ertelemiştir. 19/7/2012 tarihli duruşmaya yalnızca davalı vekilinin katılmasıyla Mahkeme, isticvabın hukuki neticelerini ara kararında belirterek duruşmayı ertelemiştir. Başvurucu vekili 20/9/2012 tarihli üçüncü duruşma için mesleki mazeret bildirmiş; 19/9/2012 tarihli dilekçesinde belirttiği delillerin toplanması ve mazeretinin kabulüne karar verilmesini, yeni duruşma gününün de dosyaya yatırmış oldukları masraf avansından karşılanarak tarafına tebliğ edilmesini istemiştir. Mahkeme; söz konusu oturumda davalı vekilinin de beyanını aldıktan sonra başvurucu vekilinin mazeretinin kabulüne, duruşma gününü Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) vasıtasıyla öğrenmesine, hâkim değişikliği nedeniyle dosyanın incelemeye alınmasına, delil listesi hususunun bir sonraki celsede değerlendirilmesine karar vererek yeni bir duruşma günü belirlemiştir. 29/11/2012 tarihli son duruşmaya ise başvurucu ve vekili katılmamıştır. Mahkeme, davalı vekilinin beyanını aldıktan sonra başvurucunun talebine yönelik herhangi bir işlem tesis etmeksizin yargılamaya son vermiş ve davanın reddine hükmetmiştir. Mahkeme kararının ilgili kısımları şöyledir:“…DELİLLER: 1-Yenişehir İcra Müdürlüğünü 2009/ 544 talimat sayılı takip dosyası 2-Davacı vekilinin 2012 tarihli delil listesi 3-Davalı Baki Şahan' ın 2012 tarihli yazılı beyan dilekçesi Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; hangi nedenlerle, ihalenin bozulmasının İcra Mahkemesinde istenebileceği, İİK nın madde 134’de bozulma nedenleri teker teker belirtilerek gösterilmemiş olup, İhalenin bozulma nedenleri; A-İhaleye fesat karıştırılmış olması. B-Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemlerle ilgili bozma nedenleri. C-İhalenin yapılması sırasında doğan, ihalenin yapılması sırasındaki işlemlerle ilgili bozma nedenleri. D-Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanabileceği anlaşılmış olup, Davaya konu somut olayda; davacı şikayetçinin ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü şikayetlerin ihalenin feshi nedeni olarak ileri sürülemeyeceğinden reddine karar verilmiş olup, ihale şartnamesi ve ilanın icra dosyasında, usulüne uygun hazırlandığı, ihalenin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, ihalenin başlama ve bitiş saatlerinde bir çelişkenin bulunmadığı ve yasanın aradığı şartlara uygun olarak ihalenin gerçekleştirildiği, ihalenin ilanın genel düzeydeki ilanların yapılarak icra divanhanesine ilanın asıldığı yine Belediye vasıtası ile ilanın yapıldığı, yapılan artırmada tellalın üç defa bağırdığı ve imzasının alındığı tutulan tutanakta görülmekle açılan davanın takibi uzatma amaçlı olduğu anlaşıldığından, bu yöndeki iddialarının yerinde görülmediğinden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.…” Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 1/4/2013 tarihli ve E.2013/5665, K.2013/12180 sayılı ilamıyla onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi ise aynı Dairenin 4/7/2013 tarihli ve E.2013/16363, K.2013/25131 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Ret kararı 29/7/2013 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş, 27/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk 21/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler.” 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir. (2) Ticaret şirketleri, Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler. Bu husustaki kanuni istisnalar saklıdır.” 6102 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır.” 6102 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer:a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle.b) Genel kurul kararı ile.c) İflasın açılması ile.d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.” 6102 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir: “(1) Sona erme, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse müdür, birden fazla müdürün bulunması hâlinde en az iki müdür, bunu ticaret siciline tescil ve ilan ettirir.” 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir:“Odalara kayıt zorunluluğu bulunanlar, durumlarında meydana gelen ve Türk Ticaret Kanununa göre tescil ve ilânı gereken her türlü değişikliği, gerçekleşmesinden itibaren bir ay içinde, kayıtlı oldukları odalara bildirmek zorundadır. Ticaret siciline tescili zorunlu olup da yasal şekil ve sürede tescil ettirilmemiş olan bir hususu haber alan ilgili oda, bu yasal zorunluluğu yerine getirmeyenlerin durumlarını gerekli sicil değişikliklerinin yapılması için ilgili ticaret sicil memurluğuna bildirir. Ticaret sicil memurluğu, bu bildirim üzerine gerekli işlemleri yapmakla yükümlüdür. İçinde bulunulan yıldan önceki iki yıldan itibaren adresleri ve durumları tespit edilemeyenler ile bu süre zarfında aidat ödemeyen üyelerin isimleri, oda yönetim kurulu kararıyla, meslek grupları ve seçmen listelerinden silinir; aidat tahakkukları durdurulur. Bu fıkra hükmünün gereğinin her yılın ocak ayı içinde yerine getirilmesinden oda yönetim kurulu sorumludur. Yukarıdaki fıkrada anılan oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re’sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemezler.Ticaret sicilinden re’sen veya işin bırakılması halinde üyenin talebi üzerine kayıt silinmesine ilişkin ilânlar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ücretsiz olarak yayımlanır.” 6102 sayılı Kanun’un geçici maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“(1) 1/7/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler.b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler.c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler.d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.(2) Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.(3) Bu madde kapsamındaki şirket ve kooperatifler; ilgili ticaret sicili müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, ticaret sicili kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir.(4) Ticaret sicili müdürlüklerince;a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.b) 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılır.c) Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen şirketler dışında kalan kapsam dâhilindeki diğer münfesih şirketler ile kooperatiflerden ayrıca, faaliyetlerine devam etme isteğinde bulunmaları hâlinde münfesih olma nedenini ortadan kaldıran işlemlerin yapılarak ispat edici belgelerin bildirilmesi istenir.… (9) Tasfiye memurlarına beşinci fıkranın (c) bendinde belirtilen bilgi ve belgelerin verilmemesi veya tasfiye memurlarınca da bu bilgi ve belgelere erişilememesi hâlinde durum ticaret sicili müdürlüğüne bildirilerek, başka bir işleme gerek kalmaksızın unvan silinir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir.…(11) Dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hâle getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirket ve kooperatiflerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir. Resen unvanı silinen şirket ve kooperatifler, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ilgili odanın internet sitesinde ilan edilir.… (15) Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.…” 30/12/2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in (Tebliğ) maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“(1) Kendi kayıtları üzerinden aşağıdaki hallerden en az birinin varlığının tespit edilebildiği durumlarda, Müdürlüklerce aşağıdaki sebeplerle münfesih olan veya sayılan şirket ve kooperatifler 31/3/2013 tarihine kadar resen belirlenir:…18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler.…(4) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten 1/7/2014 tarihine kadar münfesih olacak veya sayılacak şirket ve kooperatifler için herhangi bir kişi, kurum ya da kuruluş tarafından kanıtlarıyla yapılacak başvurular da bu madde hükümlerine göre değerlendirilecektir(5) 1/7/2014 tarihine kadar münfesih olunduğuna dair kanıtlayıcı belgeler ile şirket ya da kooperatifin davalı veya davacı sıfatıyla devam eden davalarının bulunmadığına ilişkin yazılı beyanla birlikte;…” Anılan Tebliğ’in maddesi şöyledir: “(1) Müdürlüklerce resen ya da yapılacak bildirim üzerine tespit edilen şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilinde kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere 7 nci maddeye göre hazırlanacak ihtar gönderilir. Bu ihtar, sermayelerini 31/12/1998 tarihine kadar 000 TL’ye çıkarmayarak münfesih olan anonim şirketlerin ayrıca en son tescil edilmiş denetçisine de gönderilir.(2) Gönderilen ihtarlar, ilan edilmek üzere Müdürlükler tarafından Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir.(3) Sicil Gazetesinde yapılan ilan, ilgili odanın internet sitesinde 7 nci maddeye uygun olarak aynen yayımlanır. İlgili odanın internet sitesinin bulunmaması durumunda ilan TOBB’un internet sitesinde yayımlanır.” Anılan Tebliğ’in maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “(1) Müdürlüklerce;…b) Birinci fıkranın (a) bendinde belirtilenlerin dışındaki şirketler ile kooperatiflere yapılacak ihtarda tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde; münfesih olma sebepleri de gösterilerek, bu sebepleri ortadan kaldıran işlemlerin yapılıp ispat edici belgelerin Müdürlüğe verilmesi ya da tasfiye memurunun Müdürlüğe bildirilmesi gerektiği, bildirimde bulunulmaması halinde ise bu sürenin sonunda ticaret sicili kayıtlarından unvanının silineceği, şirkete/kooperatife ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılır. (Ek-2)c) Bu madde uyarınca yapılacak ihtarlarda şirket ya da kooperatifin davalı veya davacı sıfatıyla devam eden davalarının bulunup bulunmadığının yazılı şekilde beyan edilmesi de istenir.” Anılan Tebliğ’in maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “(1) Müdürlük tarafından 6 ncı madde uyarınca yapılan ihtara ve ilanlara rağmen iki ay içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu Kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirket veya kooperatiflerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir.(2) Resen unvanı silinen şirket veya kooperatifler Sicil Gazetesinde ve ilgili odanın veya TOBB’un internet sitesinde ilan edilir.” Anılan Tebliğ’in maddesi şöyledir: “1) Müdürlük tarafından 12 nci maddenin dokuzuncu ve onuncu fıkraları ile 13 üncü madde uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçları unvanların silinmesine engel teşkil etmez.” Anılan Tebliğ’in maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona erer.Bu hüküm, bir tüzel kişiliğin sona ermesi durumunda da uygulanır.Tarafların karşılıklı kişisel hakları saklıdır.” 6098 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır.”