2. Hukuk Dairesi 2012/25325 E. , 2013/19638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kayseri 3. Aile Mahkemesi TARİHİ :3.9.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Talep eşlerin ayrı yaşaması nedeniyle eşlerden biri yanında bulunan çocukla diğer eşin kişisel ilişki tesisine ilişkindir. Böyle bir durumda, Türk Medeni Kanununun 336/2. maddesi
**2. Hukuk Dairesi 2012/25325 E. , 2013/19638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kayseri 3. Aile Mahkemesi TARİHİ :3.9.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Talep eşlerin ayrı yaşaması nedeniyle eşlerden biri yanında bulunan çocukla diğer eşin kişisel ilişki tesisine ilişkindir. Böyle bir durumda, Türk Medeni Kanununun 336/2. maddesi uyarınca mümkündür. Çocuk ile ebeveyn arasındaki kişisel ilişki tesisi velayet hakkı kapsamında olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/1. maddesindeki ölçütler gereğince bir çekişmesiz yargı işidir. Çekişmesiz yargı işlerinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır (HMK.mad.365/1). Çekişmesiz yargı işlerinde her durumda duruşma yapma zorunluluğu yok ise de (HMK.md.320/1), işin niteliğinin gerektirmesi durumunda talebin duruşma yapılarak incelenmesi gerekir. Davalı (ilgili) çocuğun yaşının küçük olduğu baba yanında yatılı kalmasının sakıncalı olduğunu ileri sürdüğüne göre 4787 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca uzman görüşüne de başvurduğuna göre davalıya belirttiği sakıncaları kanıtlama olanağı tanıması, uzman incelemesine karşı itirazlarını bildirmesi olanağı tanıması bu hususlarda duruşma yapılması gereğini bulunduğunu gösterir. O halde duruşma yapılmasına karar verilerek taraflara (ilgililere) taleplerini haklı kılacak vaka, olgu ve delilleri bildirme olanağı tanınması mahkemece yaptırılan uzman bilirkişi görüşünü içeren rapordan ilgililerin bilgilendirilmesi, gerçekleşen sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken hatalı usul ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 09.07.2013 (salı) KARŞI OY YAZISI Dava, ebeveynlerinden birinin yanında bulunan çocukla, diğer ebeveyn arasında kişisel ilişki tesisine ilişkindir. Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin davaların "çekişmesiz yargı işi" olduğuna ve basit yargılama usulüne tabi bulunduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Eşlerden birinin, diğeri yanında kalan çocuğu ile kişisel ilişki kurma hakkının "velayet hakkının" kapsamına dahil olduğu da doğru değildir. Velayetin kapsamı Türk Medeni Kanununun 339'ncu ve devamı maddelerinde tayin edilmiştir.Çocukla ebeveynleri arasındaki kişisel ilişki hakkı bu kapsamda gösterilmemiştir. Bu hakkın ebeveyne tanınması soybağının sonucudur. Nitekim kişisel ilişki hakkı, bu ilişkinin kaldırılması ve olağanüstü hallerin varlığı durumunda bu hakkın çocuğun hısımlarına ve diğer ilgililere tanınmasına ilişkin hükümler (m.323, 324 ve 325), soybağının hükümleri altında yer almıştır. Bu bakımdan bu davaları "çekişmesiz yargı işi" olarak kabul eden ve "basit yargılama usulüne tabi" tutan sayın çoğunluğa katılmıyoruz.Bu sebeple bozma kararında bu iki hususa yer verilmesini doğru bulmuyoruz.