Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/145 E. , 2024/2066 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/145 Karar No:2024/2066 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: LPG otogaz bayil…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/145 E. , 2024/2066 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/145 Karar No:2024/2066 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirkete, yeniden satış amaçlı LPG satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 339.814,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; her ne kadar davacı tarafından, hakkında 339.814,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle söz konusu Kurul kararının tarafına 06/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği belirtilerek 04/01/2018 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, davacı tarafından dava konusu işlemin tebliğine ilişkin tebliğ/tebellüğ belgesinin dava dilekçesi ekinde Mahkemeye sunulmadığı, davalı idare tarafından savunma dilekçesi ekinde sunulan tebliğ mazbatasına bakıldığında ise dava konusu Kurul kararının davacı şirkete ... tarih ve ... sayılı üst yazı ekinde 26/10/2017 tarihinde şirket sahibi ... imzasına tebliğ edilmiş olduğunun görüldüğü, bu haliyle dava konusu işlemin tebliğ tarihi olan 26/10/2017 tarihinden itibaren altmış (60) gün içinde en son 25/12/2017 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 04/01/2018 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı olduğu ve bu nedenle işin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işleme ait tebligatın usulsüz olduğu, tebligat yapılan kişi ile şirket arasında bağ olmadığı, posta dağıtım memurunun 26/10/2017 tarihinde köye gelerek “...” isimli bir kişiye tebligatı imzalattığı ve bu kişinin “Şirket sahibi” olduğu şerhini düştüğü, bu durumdan davalının cevap dilekçesiyle muttali olunduğu, tebligatın şirkete, temsilcisine veya sigortalı çalışanına yapılmadığı, bu nedenle cezadan haberdar olunan tarih bildirilerek öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde davanın açıldığı, tebligat yapıldığı iddia edilen ...'ın şirketin sigortalı çalışanı olmadığı, sigortalı çalışanı olma imkanı da olmadığı, çünkü şirketin 19/06/2009 tarihinde işçi çalıştırmaya başladığı ve 01/12/2015 tarihinde son verdiği, usulsüz tebligatın yapıldığı 26/10/2017 tarihinde şirketin sigortalı işçisi bulunmadığı, usulsüz tebligat nedeniyle dava açma tarihinin ıttıla tarihinde başlayacağının yerleşik içtihatlarda kabul edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Lisansı 28/08/2015 tarihinde sonlandırılan LPG otogaz bayilik lisansı sahibi davacı şirketin 2012 yılı içerisinde muhtelif tarihlerde LPG otogaz bayilik lisansı sahibi GRP Petrol Uluslararası Taşımacılık İhracat İthalat İnşaat Tekstil Turizm İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yeniden satış amaçlı LPG satışı yaptığının tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 26. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aykırılık nedeniyle anılan Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla 339.814,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gün olduğu kuralı yer almıştır. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Bilgilerin toplanması, kayıt düzeni, denetim ve tebligat" başlıklı 14. maddesinin yedinci fıkrasında, "Kurumca bu Kanun'a göre yapılacak her türlü tebligat hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır, ancak, ilânen yapılacak tebligatlar Resmî Gazete'de yayımlanır." kuralına yer verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Hükmi Şahıslara ve Ticarethanelere Tebligat" başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır."; "Hükmi Şahısların Memur ve Müstahdemlerine Tebligat" başlıklı 13. maddesinde, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." kuralı yer almıştır. 25/01/2012 tarih ve 28184 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Tüzel kişilere ve ticari işletmelere tebligat" başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında, "Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır."; "Tüzel kişilerin memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 21. maddesinde, "(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, hükmî şahıslara yapılacak tebligatın öncelikle hükmî şahsın yetkilisine yapılması, yetkili kişinin bulunamaması veya evrakı alacak durumda olmaması hâlinde ise memur ve müstahdemlere tebligat yapılması gerekmektedir. Ancak, memur ve müstahdemlere yapılacak tebligatta, tüzel kişiliğin yetkilisinin iş yerinde bulunamaması nedeniyle tebligatın bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesi zorunludur. Her ne kadar davalı idare tarafından tesis edilen davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararı ... tarih ve ... sayılı üst yazı ekinde 26/10/2017 tarihinde "şirket sahibi" sıfatı ile ... imzasına tebliğ edilmiş ise de tüzel kişilerin memur ya da müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişiler adına tebliğ evrakını almaya yetkili kişilerin orada bulunmadıklarının veya evrakı bizzat alamayacak bir hâlde olduklarının tebliğ mazbatasında belirtilmesi gerekmektedir. Dava konusu işlemin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası incelendiğinde ise, şirket yetkilisinin iş yerinde bulunmadığı ya da tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmediği gibi tebliğ evrakında adı geçen ve "şirket sahibi" olduğu belirtilen kişinin tebligat tarihinde şirket çalışanı dahi olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, dosyada mübrez Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nden dava konusu işlemin tebliğ tarihinde ... ile ...'ın şirketin yetkilileri olduğu, ... tarih ve E....sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Terme Sosyal Güvenlik Merkezi yazısında ise davacı şirketin 01/12/2015 tarihinde sigortalı çalıştırmaya son verdiğinin belirtildiği görülmektedir. Dolayısıyla tebliğ mazbatasında "şirket sahibi" sıfatı ile tebligat yapıldığı belirtilen ...'ın, davacı şirketin yetkilisi veya çalışanı olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin usulüne uygun tebliğ edilmediği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlem usulüne uygun tebliğ edilmediğinden, davanın süre aşımı yönünden reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.