Başvuru, infaz hâkimliğine yapılan disiplin cezasına dair şikâyete ilişkin incelemenin hükümlünün duruşmada hazır edilmeden yapılması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, infaz hâkimliğine yapılan disiplin cezasına dair şikâyete ilişkin incelemenin hükümlünün duruşmada hazır edilmeden yapılması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/6/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:A. Bireysel Başvuruya İlişkin Süreç 1969 doğumlu olan başvurucu, başvuru tarihleri itibarıyla anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışma suçundan aldığı cezanın infazı kapsamında Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunmaktadır. Başvurucunun, 26/12/2019 tarihinde hastaneye sevki sırasında Ceza İnfaz Kurumuna ait ring aracının kabin bölmesinde yer alan güvenlik kamerasını peçete ile kapatarak görüntü alınmasını engelleyerek sevk işleminin güvenliğini tehlikeye attığı iddiasıyla Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu Başkanlığı) tarafından başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatmıştır. Disiplin Kurulu Başkanlığı, 27/12/2019 tarihinde başvurucu hakkında dört gün hücreye koyma disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucu, süresi içinde Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine (Hâkimlik) başvuruda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliğinin 24/2/2020 tarihinde düzenlediği tensip zaptında duruşmanın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile yapılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda İnfaz Hâkimliği tarafından infaz kurumlarına yazılan müzekkere ile başvurucunun 26/2/2020 tarihinde yapılması öngörülen duruşmaya katılımının sağlanması için anılan tarihte infaz kurumu SEGBİS odasında hazır bulundurulması istenmiştir. 26/2/2020 tarihli duruşmada SEGBİS odasında hazır bulundurulan başvurucu, Hâkimlik huzuruna getirilerek savunma yapmak istediğini ve süre talep ettiğini beyan etmiştir. Hâkimlik; duruşmanın SEGBİS aracılığı ile yapılmasının ceza muhakemesi ilkelerinden yüz yüzelik ilkesine uygun olduğunu bildirerek başvurucunun duruşma salonunda bulunma talebini reddederek süre talebini kabul etmiştir. 11/3/2020 tarihli bir sonraki duruşmada SEGBİS odasında hazır bulundurulan başvurucu; açlık grevinde olduğu için sağlık durumun iyi olmadığını bu nedenle savunma yapacak durumda olmadığını ileri sürerek süre talep ettiğini ayrıca Hâkimlik huzurunda savunma yapmak istediğini belirtmiştir. Hâkimlik, başvurucunun süre ve duruşmada hazır bulunma istemini reddetmiştir. Hâkimliğin 16/3/2020 tarihli kararı ile başvurucunun Disiplin Kurulu kararına yaptığı itiraz reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde; Cumhuriyet savcısı mütalaası ile Yargıtay kararlarına atıf yaparak ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak başvurucunun eylemi nedeniyle hakkında verilen disiplin cezasının kanuna uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucu 23/3/2020 tarihli dilekçesi ile duruşma salonunda bizzat hazır bulunarak ifade vermek istediği hâlde SEGBİS ile duruşmaya katılmaya zorlandığını, duruşma salonunda savunma yapma hakkının kullandırılmadığını, hastane, adliye gibi farklı kurumlarda gerçekleşen eylemler hakkında disiplin cezası verilemediğini, kısa bir zaman dilimi ve aynı mekân içinde üst üste arama yapılmasının kötü muamele olduğunu, kötü muamelenin sloganla ve protesto edilmesinin disiplin cezasına konu edilmemesi gerektiğini, bu üst aramasının ayakkabı da dâhil olmak üzere hücreden mahkûm kabul birimine kadar beş kez yapıldığını, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 1/4/2020 tarihli kararıyla Ceza İnfaz Kurumunda yapılan işlemlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapıldığı belirtilerek başvurucunun itirazı reddedilmiştir. Anılan karar başvurucuya 12/5/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 11/6/2020 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç Başvurucu, başvurusu Anayasa Mahkemesi önünde derdest iken 22/2/2021 tarihli dilekçesi ile Ağır Ceza Mahkemesinin 1/4/2020 tarihli ve 2020/362 İş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesi 10/9/2021 tarih ve E.2021/10238, K.2021/12027 sayılı kararında başvurucunun talebinin kabulü ile Ağır Ceza Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"1) Tedavi amaçlı hastaneye götürülmek üzere bindirildiği ceza infaz kurumu nakil aracında bulunan ve nakil esnasında hükümlülerin izlenmesine olanak sağlayan kameraların kapatılarak görüntü almasını engelleme eylemi nedeniyle hükümlü hakkında disiplin cezası uygulanmış ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Dairesinin 07/04/2014 tarihli ve 2014/2918 Esas, 2014/2406 Karar sayılı ilâmında '..somut olayda; hükümlüden cep telefonu ele geçirilen hastane odasının ceza infaz kurumu niteliğinde olmadığı, bu durumda hükümlü hakkında belirtilen kanun maddesi uyarınca disiplin cezası verilemeyeceğinden...' şeklinde belirtildiği üzere, hükümlünün eylemini gerçekleştirdiği ceza infaz kurumu nakil aracının ceza infaz kurumu niteliğinde olmadığı, bu halde hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanun’un 43/2-c maddesi uyarınca disiplin cezası verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,2) 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun 6/ maddesinde yer alan, 'İnfaz hakimi, inceleme sonunda şikayeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir.' şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü tarafından yapılan şikayetin sadece reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca onaylanmasına karar verildiği cihetle, itirazın belirtilen nedenle kabulüne karar verilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25/05/2021 gün ve 94660652-105-71-6762-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;Karar tarihinden sonra 2020 tarihinde kabul edilen 2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinde yapılan değişikliğe göre, hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilmesi gerekecek ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmış olup;Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 01/04/2020 tarihli ve 2020/362 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA,..." Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi 2/3/2022 tarih ve 2020/362 İş sayılı kararıyla bozma ilamında açıklanan gerekçeler ışığında İnfaz Hâkimliğinin 16/3/2020 tarihli kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Bu açıklamalar ışığında, itiraz konusu dosya Mahkememizce incelendiğinde;Karar tarihinden sonra 2020 tarihinde kabul edilen 2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 Sayılı Kanun'un maddesi ile 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinde yapılan değişikliğe göre hükümlünün duruşma, sağlık, eğitim ve çalışma gibi nedenlerle geçici olarak kurum dışında bulunduğu yerler de bu fıkranın uygulanması bakımından kurum olarak kabul edilmesi gerekecek ise de karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünün uygulanması gerektiğinden hükümlünün eylemini gerçekleştirdiği ceza infaz kurumu nakil aracının ceza infaz kurumu niteliğinde olmadığı ve eyleminden ötürü disiplin cezası verilemeyeceği hususları ile Yargıtay l. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde itirazın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...'' Adalet Bakanlığından gelen yazıda Disiplin Kurulu Başkanlığının, 27/12/2019 tarih ve 2019/615 sayılı kararının infaz edilmediği bildirilmiştir.