(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5405 E. , 2009/13724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 27.10.2004 tarihinde davalı şirkete ait hastanede by-pass ameliyatı olduğunu, ameliyat esnasında yapılan narkoz işleminin hatalı ol
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5405 E. , 2009/13724 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 27.10.2004 tarihinde davalı şirkete ait hastanede by-pass ameliyatı olduğunu, ameliyat esnasında yapılan narkoz işleminin hatalı olması nedeniyle sol gözünde görme problemi oluştuğunu, bu nedenle taksi şoförlüğü yapmadığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 1.000.00 TL. maddi, 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Davalı, tıp ve fenni kurallara uygun hareket edildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporu benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, by-pass ameliyatı sırasında kendisine verilen narkoz nedeniyle gözünde görme problemi oluştuğu gerekçesiyle bu davayı açmıştır. Doktor vekil olarak işini yaparken bir işçi gibi özen göstermek zorundadır. Bu nedenle doktor en hafif kusurunda dahi sorumludur. Doktor hastaya tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin doğru teşhis koymalı, önlemleri eksiksiz biçimde ve gecikmeksizin almalı, olayın gerektirdiği uygun tedaviyi gecikmeden belirleyip uygulamalıdır. Tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranılmakla birlikte sonuç değişmemiş ise doktor sorumlu tutulmamalıdır. Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas kurulunun raporunda “elde edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde papil ödemin genellikle kafa içi basınç artışından kaynaklandığı, bu durumda başka nörolojik bulgularında eşlik etmesi gerektiği, 2009/5405-13724 yokluğu durumunda by-pass operasyonu ile papil ödem arasında ilişki kurulamayacağı” belirtilmiştir. Ne var ki, by-pass operasyonu sonrasında davacının gözünde görme kaybının oluştuğu taraflar arasında ihtilafsız olup, Adli Tıp Kurumu raporunda görme kaybının neden oluştuğu, davacıya ameliyat esnasında verilen narkozun bu duruma yol açıp açamayacağı, narkoz verilmesinde kusurlu davranılıp davranılmadığı, ameliyat esnasında kullanılan tekniklerin tıbba uygun olup olmadığı, oluşan görme kaybının tedavisinin layıkıyla yapılıp yapılmadığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca alınan Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınması olanaklı değildir. Bu durumda mahkemece üniversite öğretim üyelerinden kalp hastalıkları, göz hastalıkları uzmanı ile bir anestezi uzmanından oluşturulacak bilirkişi kurulundan az yukarıda açıklandığı üzere taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yönü göz ardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.