T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/171 KARAR NO : 2025/1495 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2019/274 E. 2023/830 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.10.2025 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.11.2023 tarih 2019/274 E. 2023/830 K. sayılı kararın Dairemi…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/171 KARAR NO : 2025/1495 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2019/274 E. 2023/830 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.10.2025 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.11.2023 tarih 2019/274 E. 2023/830 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralanan davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların oluşan zararı karşılaması gerektiğini, sigorta şirketince yapılan ödemenin zararı karşılmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli ve geçi iş görmezlik maddi tazminat ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmeni talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacının talebinin ne kadarı sürekli iş göremezlik ne kadar geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğu ve başkaca bir tazminat talebi olup olmadığını açık bir şekilde belirtilmediğini, yapılan ödemenin davacının zararını tamamen karşıladığını, alınan ihbarname ile ortaya koyulduğunu, davalı şirketin başkaca borcu olmadığını, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., suçlamaları kabul etmediğini, davacıya ışığın birden yanması sebebi ile 30-40km hızla istemeyerek çarptığını, gecen saatlerde hayati tehlikesi olmadığı bilgisinin gelmesi üzerine Ankara'ya döndüğünü, asgari ücret ile çalıştığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/05/2017 tarihinde davalı.....tarafından sevk ve idare edilen araç ile davacının sevk ve iadesindeki aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasının oluşumunda daval....'in % 85, davacının ise % 15 oranında kusurlu olduğu, davacının bu kazadan kaynaklı olarak % 9 oranda sürekli maluliyete uğradığı gibi olaydan itibaren 9 aya kadar süre ile geçici iş göremezliğe maruz kaldığı, davalı sigorta tarafından 18/04/2018 tarihinde davacı yana 79.969,00-TL tutarda ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibariyle davacının 79.102,69-TL sürekli ve 18.345,08-TL geçici iş göremezlik tazminat alcağı olmak üzere toplam 97.447,77TL olduğu, her ne kadar hesap bilirkişisi tarafından yapılan ödemenin zararı karşılmadığı belirtilmiş ise de sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin sürekli iş göremezlik ödemesi olduğu anlaşılmakla bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmeye iştirak edilmeksizin resen yapılan değerlendirme sonucunda ödeme tarihi olan 18/04/2018 tarihi itibariyle davacının sürekli iş göremezlik tazminat tutar alacağının işlemiş dönem ve işleyecek aktif ve pasif dönem toplamı olan 79.102,69-TL olduğu görülmekle ödeme tutarının bu tutardan fazla olması nedeniyle ödeme tarihi itibariyle davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklı tazminat talep alacağına yönelik zararının davadan evvel karşılandığı, davalılar yönünden % 85 oranındaki kusur karşılığı olan 18.345,08-TL geçici iş göremezlik tazminat tutarından SGK'ca karşılanan tutarın % 85 kusur oranına denk gelen kısmı olan 3.293,93-TL'nin düşümü sonrası bakiye 15.051,15-TL geçici iş göremezlik tazminatından davalıların sorumlu olduğu, davalı sigortanjın 06/03/2018 tarihinde, davalıların ise olay tarihi itibariyle temerrüte düştükleri, olay nedeni ile manevi zarara uğrayan davalı lehine 20.000,00-TL manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği, belirtilerek; belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir. Karara karşı davacı ile davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı kusurlu hareketleri nedeniyle davacnın yaralanmasına sebebiyet verdiğinden meydana gelen tüm zarardan sorumlu olduğunu, alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere toplam zararın oldukça altında bir ödeme yapıldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin davacı nezdinde meydana gelen tüm zararı karşıladığını davacının ödenen tutardan başkaca bir alacağı bulunmadığı belirtiğini, ibranamede tüm zararlarının karşılandığı, davacının başkaca bir alacağı bulunmadığı ve hasar dosyasına ilişkin tüm alacakların ödendiği yazılı olmasına rağmen yapılan ödemenin özellikle sürekli iş göremezlik tazminatına mahsuben yapıldığına yer verilmediğini, aksi bir durum dahi olsa yapılan ödemenin davacının tüm zararını karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi gerektiğini, yapılan ödemenin yalnızca sürekli iş göremezlik ödemesine ilişkin olduğu ve ödemeyle zararın karşılandığı tespiti yerinde olmadığını, zarar ile kapsamı belli olmadan verilen ibranamenin ancak makbuz hükmünde olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı da piyasa koşullarına ve davacının maruz kaldığı acı ve eleme göre oldukça az olduğunu, manevi tazminat, sürekli iş göremezlik tazminatı hususunda eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde hüküm kurulduğunu, daha fazla oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırlması talep etmiştir. Davalı ..., dava konusu olayda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, yaşanan kazada davacının da hatalı ve kusurlu olduğunu, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, mahkeme tarafından verilen tazminat tutarını da kabul etmediğini, asgari ücretli olarak çalıştığını ödeyebilecek durumumu olmadığını, sosyal ve ekonomik araştırma düzgün yapılmadığını, karar neticesinde de mağduriyetim söz konusu olacağını, belirterek; kararın kaldırlması talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Kanun’un bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Kanun'da belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Davanın iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması halinde önceki ödeme tarihi verilerine göre hesap yapılıp fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmeli; şayet ödenmesi gereken tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmelidir.(Yargıtay 4. HD'nın 20.12.2021 tarih ve 2021/20621 E. - 2021/10611 K., 26.03.2025 tarih ve 2023/9684 E.- 2025/5058 K.) 3.Somut olayda da davalı sigorta şirketi tarafından 18.04.2018 tarihinde ödemede bulunmasına rağmen davacı tarafından hak düşürücü süre içinde açılan davada tazminat talep etmesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu Sigorta Şirketi tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması, fahiş fark tespitinin yapılması halinde ise hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminat belirlenmesi gerekir.( Yargıtyay 17. HD'nın 25.11.2020 tarih ve 2019/3548 E. - 2020/7605 K. ) Davalı sigorta şirketi tarafından protokol, sulh, feragatname ve ibraname başlıklı belge ile protokol içeriğinde açıkça belirtildiği üzere sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin olarak 18.04.2018 tarihinde davacıya 79.969,00-TL ödeme yapıldığı, davacının da davalı sigorta şirketini kayıtsız ve şartsız gayri kabil rücu olmak üzere ibra ettiği, dosyaya kazandırılan hesap bilirkişi raporu doğrultusunda davacının sürekli iş görmezlik maluliyet oranı üzerinden olay tarihi itibariyle hak kazanacağı sürekli iş görmezlik tazminat miktarına ilişkin yapılan hesaplama gözetildiğinde sürekli iş görmezlik tazminatı yönünden sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olduğu anlaşılmaktadır. 4.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun maddi olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş gücü kaybı zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, sürekli iş görmezlik tazminatı yönünden ödeme tarihi itibariyle sigorta şirketi tarafından ödenen bedel ile ödenmesi gereken tazminat miktarı arasında fahiş fark bulunmadığının tespit edilmiş olmasına, sigorta şirketinin sürekli iş görmezlik tazminatı yönünden poliçe kapsamındaki tazmin hükümlülüğünü yerine getirdiğinin anlaşılmasına, ödemenin yeterli bulunması nedeniyle davacının sürekli iş görmezlik zararı yönünden bakiye zararı kalmamasına, artan maluliyete ilişkin bir talebinin de bulunmamasına, maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, trafik kazasından kaynaklı geçici iş görmezlik zararı bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına, geçici iş görmezliğe ilişkin maddi tazminat yönünden davalıların sorumluluğunun talebe uygun şekilde müşterek ve mütesilen sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde belirlenmesine, maddi tazminat yönünden işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin birlikte, manevi tazminat yönünden ise yanlızca davalı işletenlerin sorumluluğunun söz konusu olmasına, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı, sorumluluk limiti ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT ve Harçlar Kanunu hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ile davalı ...'ün istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN AYRI AYRI REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 2.394,34-TL'den peşin alınan 598,59-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.795,75-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı ...'den tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.