Ceza Genel Kurulu 2017/1036 E. , 2018/586 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 88-122 Kasten yaralama suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin Tortum (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19.02.2013 tarihli ve 80-17 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 11.05.2015 tarih ve 2607-16659 sayı ile; "Oluşa, mağdurenin aşamalardaki beyanına, bu beyanla u…
**Ceza Genel Kurulu 2017/1036 E. , 2018/586 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 88-122 Kasten yaralama suçundan sanık ...'nun beraatine ilişkin Tortum (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19.02.2013 tarihli ve 80-17 sayılı hükmün, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 11.05.2015 tarih ve 2607-16659 sayı ile; "Oluşa, mağdurenin aşamalardaki beyanına, bu beyanla uyumlu adli raporuna ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın mağdureyi kasten yaraladığı sabit olduğu hâlde delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. 6545 sayılı Kanun'un 84. maddesiyle 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrası uyarınca sulh ceza mahkemelerinin kaldırılması nedeniyle bozmadan sonra yargılama yapan Tortum Asliye Ceza Mahkemesi ise 01.07.2015 tarih ve 88-122 sayı ile; "Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık beyanları, müşteki beyanları, adli rapor ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş, müştekinin çocuğunu dövdüğünü, bu konuda kendisi ile konuşmaya gittiğini, karşılıklı olarak bağrıştıklarını, ancak kesinlikle müştekiye vurmadığını savunmuştur. Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık beyanları, müşteki beyanları, adli rapor ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; müşteki hakkında düzenlenen sağlık raporunda müştekinin dizinde 2x3 cm'lik bir lezyon dışında başkaca darp ve cebir izine rastlanmamıştır. Darp iddiasının olduğu gün alınan sağlık raporunda başkaca bir darp ve cebir izine rastlanmaması sağlık raporunda saptanan lezyonun iddia edilen olayla bağlantılı olduğuna dair şüphe uyandırdığından rapora da delil olarak itibar edilememiştir. Bununla birlikte müştekinin iddialarına ise sanıkla kavgalı olduklarından yanlış beyanda bulunabileceği ihtimaline binaen itibar edilememiş, sanığın savunmaları mahkememizce kanaat verici ve samimi bulunmuştur. Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan 'kuşkudan sanık yararlanır' kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının, temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Şüpheli ve aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat teorik de olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O hâlde ceza yargılamasında mahkûmiyet büyük ve küçük bir ihtimale değil kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır. Adli hataların önüne geçilmesinin tek yolu budur.