T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/699 - 2025/1018 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1) DOSYA NO : 2023/699 Esas KARAR NO : 2025/1018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2023 NUMARASI : 2021/721 Esas- 2023/167 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözl…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/699 - 2025/1018 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1) DOSYA NO : 2023/699 Esas KARAR NO : 2025/1018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2023 NUMARASI : 2021/721 Esas- 2023/167 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nin (... şirketinin halefidir) endüstriyel tartım ve kontrol teknolojileri alanında önde gelen üreticilerden biri olduğunu, müvekkilinin davalı ... ile 10 Haziran 1997 tarihinde “20.000 ton kapasiteli Bandırma ve 70.000 ton kapasiteli Tekirdağ Betonarme Liman Siloları PMS-Proses Yönetim-Otomasyon Sistemi Temin ve Tesisi Müteahhitlik Hizmetleri” işi için Sözleşme imzaladığını, 22.12.1998 tarihinde “gemi yükleme operasyonu sırasında kuyu bazında tartımların yapılması” ilave işinin sözleşme kapsamına alındığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında ...'ya ...'a ait 06.06.1997 tarihli 146.250 Euro ve 72.750 Euro bedelli banka teminat mektuplarını teslim ettiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, nitekim 11.12.1999 tarihinde geçici kabul, 28.12.2001 tarihinde de kesin kabul işlemlerinin yapıldığını, buna rağmen davalı ... tarafından müvekkiline teminat mektubu iadelerinin gerçekleştirilmediğini, kesin kabul işleminin üzerinden 17 yıl geçtikten sonra 12 Kasım 2018 tarihli yazısıyla ...'nun, müvekkilinin ... Bilgisayar Müşavirlik ve Pazarlama L.Ş. ("...") adlı alt yüklenicisinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na ("SGK") 308.887,69-Türk Lirası tutarındaki projeye ilişkin borcunu ödemediğini, bu sebeple 72.750-Avro tutarındaki banka teminat mektubunu nakde çevirdiğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkili tarafından ...'ya Beşiktaş 25. Noterliğinin 29.03.2019 tarihli 9242 yevmiye numaralı ihtarnamesi çekilerek, 146.250 Euro tutarlı teminat mektubunun iadesi, haksız yere nakde çevrilen 72.750 Euro tutarlı teminat mektubu bedelinin ise tazmininin talep edildiğini, ancak müvekkilinin 72.750 Euro tutarlı teminat mektubu bakiyesinin iadesi talebinin vergi dairesine borçlanıldığından bahisle ilgili kurumdan gönderilen yazılara atıflar yapılarak reddedildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından haksız yere nakde çevrilen 72.750 Euro bedelli teminat mektubunun bakiyesinin iadesi talebi ile arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, 72.750 Euro değerindeki banka teminat mektubunun ... tarafından haksız bir şekilde nakde çevrilmiş olup, işbu teminat mektubu bakiyesinin tazmini amacıyla mahkemeye başvurulmasının zorunlu hale geldiğini, teminat mektubunun veriliş amacı dışında nakde çevrilemeyeceğini, nakde çevrilebilmesi için ...'nun SGK borçlarının 10.06.1997 tarihli sözleşme kapsamında taahhüt edilen işlerden kaynaklandığını kanıtlaması gerektiğini, teminat mektuplarının 6098 sayılı Borçlar Kanunu 146. maddesi gereği on yıllık genel zamanaşımına tabi olduğunu, davacının sözleşmeye bağlı borçlarının 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, müvekkilinin ...'ya karşı sözleşme kapsamındaki borçlarının zamanaşımına uğradığını, Yönetmelik değişikliğinin müvekkiline uygulanamayacağını, teminat mektubunun iadesi şartları arasında "vergi dairesine borcun bulunmaması" koşulunun olmadığını, bu koşulun 08.03.2000 tarihli Yönetmelik değişikliği ile getirilmiş olup sonradan getirilen düzenlemenin müvekkiline uygulanamayacağını, kaldı ki müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşmede de teminat mektubunun iadesi şartları arasında "vergi dairesine borçlu olmama" koşulunun aranmadığını, gerek sözleşmede gerekse sözleşmenin akdedildiği dönemde yürürlükte olan Yönetmelikte bulunmayan bir olguyla müvekkilinin ... nezdinde bulunan bakiye alacağının zapt edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, haksız yere nakde çevrilen 72.750 Euro bedelli banka teminat mektubunun 240.000,00 TL'lik bakiyesinin yasal faizi ile birlikte tazminine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle;10.06.1997 tarihinde davalı ile yüklenici ... (...) arasında 975.000 ECU bedelli "Bandırma ve Tekirdağ Liman Siloları PMS Proses Yönetim ve otomasyon Sistemi Temin ve Tesisi Müteahhitlik Hizmetleri Projesi" işi için yapım sözleşmesi imzalandığını, yüklenici firmanın Alman firması olduğunu, Türkiye'de ... ve işlemlerini yürütmek ve sözleşme konusu işlerde görev almak üzere ... ... Sis. Ltd. Şti. (eski ünvanı ... Bilgisayar Müşavirlik ve Pazarlama Ltd. Şti. ) Firmasını taşeron firması olarak belirlediğini, sözleşme kapsamında işin bitirilmesi, hakediş ödemelerinin taşeron firmaya ödenmesi, yazışmaların yapılması vb. sözleşmeden kaynaklı tüm işlerde tam yetkili kılındığını, yapım sözleşmeleri çerçevesinde sözleşmeye göre 72.750 ECU ve 146.250 ECU bedelli iki adet süresiz kesin teminat mektubu alınıp kuruma sunulduğunu, sözleşmeye konu işin 12.10.1999 tarihinde tamamlandığını, geçici kabulün 11.12.1999 tarihinde, kesin kabullerin 28.12.2001 tarihinde yapıldığını, davacı tarafın dava değerini hatalı olarak belirttiğini, 240.000,00 TL üzerinden dava açtığını, kurum hesaplarında bulunan teminat mektubu bakiyesinin 213.362,74 TL tutarında olduğunu, sözleşmeye konu işin kesin kabulünün 28.12.2001 yılında yapıldığını, sözleşme konusu işlerin bitiminde kuruma verilen teminat mektuplarının iade sürecinin davacı tarafın iade talebi üzerine başlayıp şartları sağlaması halinde iadenin gerçekleşeceğini, davalı kuruma teminatın iadesine ilişkin olarak yetki verilmediğini ancak teminat mektubunun ancak 2018 yılında nakde çevrildiğini, mektubun iadesi ile ilgili olarak Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ve Zincirlikuyu Vergi Dairesi Müdürlüğü ile gerekli yazışmalar yapıldığını, Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 07.09.2018 tarihli ve E. 11472856 sayılı yazısı ile bahse konu ... ile ilgili 308.887,69-TL SGK borcunun bulunduğunun davalı tarafa bildirildiğini, vergi borcu ile ilgili olarak Zincirlikuyu Vergi Dairesi Müdürlüğünden alınan 25.02.2019 tarihli ve E. l69380 sayılı yazısında 6210028496 vergi kimlik numaralı mükellefi Tasf. Hal. ... ... Sist.Ltd. Şti.'nin 20l3, 2014, 2015 ve 2016 dönemlerine ilişkin toplam 377.122,53 TL borcunun bulunduğunun davalı kuruma bildirildiğini bu nedenle teminatın iadesinin sağlanamadığını, ayrıca davaya konu sözleşme nedeniyle müvekkili kurumun yüklenici firmaya herhangi bir borcunun kalmadığını, TBK'nun 146. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin de dolmuş olup, sözleşmeden doğan alacak ve ferilerinin de iadesinin artık söz konusu olamayacağını savunarak, öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddine, devamında esasa ilişkin sebeplerle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2023 tarihli 2021/721 Esas 2023/167 Karar sayılı kararında özetle; Davada çözümü gereken yön, taraflar arasında akdedilen ... görmeye ilişkin sözleşme kapsamında davacı yüklenici tarafından davalı Kuruma verilen teminat mektuplarından haksız yere nakde çevrildiği iddia olunan 72.750 Euro bedelli banka teminat mektubunun 240.000,00-TL tutarındaki bakiyesinin davalıdan tahsiline ilişkin istemin yerinde olup olmadığı, davalı ... Genel Müdürlüğünün savunmasında geçen "davalı firmanın taşeronu olan ... ... Sis. Ltd. Şti. firmasının ihaleye konu ... nedeniyle oluşan SSK borcu bulunması nedeniyle Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 07.09.2018 tarih ve E. 11472856 sayılı yazısı doğrultusunda; davaya konu 22.12.1998 tarih ve 4299GL808139 sayılı 72.750 ECU tutarındaki kesin teminat mektubunun ... Bankası nezdinde teminat mektubunda belirtilen " Bankamız cari döviz alış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı ödenecektir." ifadesi üzerine 21.09.2018 tarihinde nakde çevrilerek 522.250,43 TL olarak Kurumumuz muhasebe hesaplarına alınmıştır.Nakde çevrilmesinin akabinde; taşeron firmanın SGK borcu olan 308.887,69 TL 24.09.2018 tarihinde Kurumumuz tarafından ihale konusu ... ile ilgili açılan sicil numarasına yatırılmış olup, 03.01.2022 tarihi itibariyle teminat mektubunun bakiyesi olan 213.362,74 TL ise yine firmanın güncel vergi borcu bulunması nedeniyle teminatın iade koşulları oluşmamış olması nedenleriyle Kurumun muhasebe hesaplarında tutulmaktadır." yönündeki açıklamaların dava konusu teminat mektubu bakiyesinin iade edilmemesi için haklı bir neden oluşturup oluşturmadığının tespiti noktasındadır. Mahkememizce tarafların dayandıkları deliller toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bu doğrultuda oluşturulan bilirkişi heyetinden 04.07.2022 tarihli kök rapor alındığı, kök rapora karşı yapılan itirazların karşılanması ile dosyaya sunulan Vergi Dairelerine ait cevabi yazıların da incelenerek ek rapor düzenlenmesi için dosyanın yeniden aynı bilirkişilere tevdi edilerek 16.01.2023 tarihli ek raporun alındığı, alınan raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere dayalı olarak düzenlendiği görülmekle, tahkikat tamamlanmıştır. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmede kesin teminatın iadesi bakımından davacının SGK ilişiksizlik belgesi getirmesi gerekeceği hususunun sözleşmede iki ayrı yerde belirtildiği, ancak davacının SGK ilişiksizlik belgesi sunmadığı, bu nedenle de işbu davanın konusunu oluşturan 18.12.1998 tarihli 72.750 Euro değerindeki teminat mektubunun davalı tarafından 21.09.2018 tarihinde 522.250,43 TL olarak nakde çevrilerek, 21.09.2018 tarihli muhasebe kaydı ile davalı Kurum kayıtlarına intikal ettirildiği ve SGK borcunun mahsubu ile kalan bakiye 213.362,74 TL’nin Kurum uhdesinde tutulduğu, Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğünün Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben verdiği 05.10.2022 tarihli cevabi yazıda; Tasfiye Halindeki ... Endüstriye kontrol Sis.Ltd.Şti.’nin vergi borcunun tamamının 2016-2017 ve 2018 yıllarını içeren kendiliğinden beyan edilen Kurumlar Vergisi, KDV, Muhtasar, Damga Vergisi, 6736 Madde 5/1-a ve 5/1-c Kurumlar Vergisi Matrah Artırımı ile 6736 Madde 5/3-a KDV Matrah Artırım Beyannamelerini kapsadığının belirtildiği, bu durumda davalının varlığını ileri sürdüğü vergi borcunun davacıya ait olmayıp, davacının taşeronuna ait olduğu ve borcun ait olduğu yıllar nazara alındığında teminat mektubunun verildiği işten doğmasının mümkün olmadığının Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğü 05.10.2022 tarihli cevabi yazısından anlaşıldığı, davalı Kurum tarafından teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu kalan bedelin iade edilmemesine dayanak olarak gösterilen vergi borcunun davacıya ait olmayıp, davacının taşeronununa ait olduğu ve bu borcun davacının tamamlayarak teslim ettiği işten kaynaklanmadığının anılan vergi dairesi yazısından anlaşıldığı, bu durumda, davalı Kurumun davacı tarafından verilen davaya konu teminat mektubunun paraya çevrilmesi sonucu elde ettiği 522.250,43 TL tutardan SGK borcunun mahsubu sonucu kalan 213.362,74 TL'yi üçüncü kişiye ait olup, davacı ile davalı Kurum arasında akdedilen işten kaynaklanmayan borç nedeni ile elinde tutmaya devam etmesinin yerinde olmadığı, bu nedenle davalı Kurumun davacıdan kaynaklanmayan, davacının sorumlu olmadığı ve davacının tamamlayarak teslim ettiği bir işten de doğmayan vergi borcundan dolayı davacıya iade etmediği teminat mektubundan kalan ve yedinde tuttuğu miktar olan 213.362,74 TL'yi davacıya ödemesinin gerektiği, davalının teminat mektubundan kalan miktarı davacıya iade etmemesine gerekçe olarak dayandığı hususların haklı bir neden oluşturmadığı, bu itibarla, teminat mektubundan kalan miktarın davacıya ödenmemesinin davalı yönünden haksız nitelikte bir işlem olduğu, davalının söz konusu miktarı davacıya iade etmeyip, yedinde bulundurmasının yerinde olmadığı, davalı Kurumun davacıya iade etmesi gereken tutarı elinde haksız şekilde tutmaya devam etmesi nedeniyle zamanaşımının gerçekleşmediği, bu nedenlerle davalının haksız olarak elinde tuttuğu 213.362,74 TL'yi davacıya iade etmesi gerekmekle, davacının davasının anılan miktar üzerinden kısmen kabulü ile 213.362,74 TL alacağın dava tarihi olan 02/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan gerekçeye ve varılan hukuki sonuca uygun olarak davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 19/04/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kararında ".... Davalının haksız olarak elinde tuttuğu, Davanın kısmen kabulü ile 213.362,74 TL alacağın dava tarihi olan 02/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" şeklinde karar verildiğini, mahkemenin bu kararını kabul etmenin mümkün olmadığını, tarafları açısından istinaf kanun yoluna başvuru zorunluluğu doğduğunu, 10.06.1997 tarihinde Kurumları ile yüklenici ... (...) arasında 975.000 ECU bedelli "Bandırma ve Tekirdağ Liman Siloları PMS Proses Yönetim ve otomasyon Sistemi Temin ve Tesisi Müteahhitlik Hizmetleri Projesi" işi için yapım sözleşmesi imzalandığını, yine kurumları ve yüklenici firma arasında 22.12.1998 tarih 0820001/ 16-1979 sayılı Makam oluru ile 455.000 ECU bedelli "Tekirdağ Liman Silosunda, karayolu tesellümünün 300t/h kapasiteli olarak silo içi baskülleri ile tartımının yapıIması ve aynı anda gemi yükleme operasyonu sırasında kuyu bazında tartımların yapılması" ilave işinin de bu sözleşme kapsamına alındığını, müvekkili Kurum ile yapım sözleşmesi imzalandığını, yüklenici firma Alman firması olup Türkiye'de ... ve işlemlerini yürütmek ve sözleşme konusu işlerde görev almak üzere ... ... Sis. Ltd. Şti. (eski ünvanı ... Bilgisayar Müşavirlik ve Pazarlama Ltd. Şti. ) Firmasını taşeron firması olarak belirlendiğini ve söz konusu sözleşme kapsamında işin bitirilmesinin, hakediş ödemelerinin taşeron firmaya ödenmesi, yazışmaların yapılması vb. sözleşmeden kaynaklı tüm işlerde tam yetkili kılınmış ve ödemelerin taşeron firmaya yapılması için talepte bulunduğunu ve bir firma taşeronu olarak aracı firma olarak belirlendiğini, bu konuya ilişkin yazışma ve evrakların dosya kapsamında sunulduğunu, ekte sunulan ve Noter aracılığı ile müvekkili Kuruma gönderilen evrak ve sertifikalardan anlaşılacağı üzere; davacı ve yüklenici firmanın ünvan değişikliği yaptığını, 29.03.2017 tarihinde " ..." ünvanını aldığını, bahse konu yapım sözleşmeleri çerçevesinde sözleşmeye göre 72.750 ECU ve 146.250 ECU tutarında iki adet süresiz kesin teminat mektubu alınmış olup Kuruma sunulduğunu, son durum itibariyle; söz konusu işler tamamlanarak sözleşme konusu işin 12.10.1999 tarihinde tamamlandığını, geçici kabulün 11.12.1999 tarihinde, kesin kabullerinin ise 28.12.2001 tarihinde yapıldığını, davalı firmanın taşeronu olan ... ... Sis. Ltd. Şti. Firmasının ihaleye konu ... nedeniyle oluşan SSK borcu bulunması nedeniyle Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 07.09.2018 tarih ve E. 11472856 sayılı yazısı doğrultusunda; davaya konu 22.12.1998 tarih ve 4299GL808139 sayılı 72.750 ECU tutarındaki kesin teminat mektubunun ... Bankası nezdinde teminat mektubunda belirtilen " Bankamız cari döviz alış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı ödenecektir." ifadesi üzerine 21.09.2018 tarihinde nakde çevrilerek 522.250,43 TL olarak Kurumları muhasebe hesaplarına alındığını, nakde çevrilmesinin akabinde; taşeron firmanın SGK borcu olan 308.887,69 TL 24.09.2018 tarihinde kurumları tarafından ihale konusu ... ile ilgili açılan sicil numarasına yatırıldığını, 03.01.2022 tarihi itibariyle teminat mektubunun bakiyesi olan 213.362,74 TL'nin ise yine aşağıda açıklanacağı üzere; firmanın güncel vergi borcu bulunması nedeniyle teminatın iade koşulları oluşmadığını, müvekkili kurumun muhasebe hesaplarında tutulduğunu, istinafa konu kararda; vergi borcunun sözleşme konusu ... kapsamında taahhüt edilen işlerden kaynaklamadığını ve davacının borcu olmaması sebebiyle davanın kabulüne karar verildiğini, mektubun bakiyesinin iade edilmemesinin hukuka aykırı olduğunun hüküm altına alındığını, bu yönüyle söz konusu karara itiraz ettiklerini, bahse konu borcun söz konusu ... nedeniyle oluşup oluşmadığı hususu yazılı olarak ilgili vergi dairesine sorulmasına rağmen bu konuda cevap alınamadığını, bu bağlamda, ... firmasının mevcut vergi borçlarının, teminatın iade koşulu olarak tahsil edilip/edilemeyeceği hususunda kuruluşlarınca tereddüte düşüldüğünden, Zincirlikuyu Vergi Dairesi Müdürlüğünün 25.02.2019 tarihli ve E. l69380 sayılı yazısında belirtilen ... firmasına ait borçların söz konusu işlerle ilgili olup olmadığı ve kesin teminatların mevcut durumda yükleniciye iade edilmesinde Mali Mevzuatlar yönüyle herhangi bir sakınca bulunup bulunmadığı hususlarında görüş bildirilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığına görüş sorulduğunu, Bakanlık görüşü doğrultusunda Zincirlikuyu Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ilgili firmanın vergi borcu olup olmadığı sorulmuş olup verilen 14.05.2019 tarih ve E. 402133 sayılı cevap yazısında; 6210028496 vergi kimlik numarasında kayıtlı Tas. Hal. ... ... Sistemleri Ltd. Şti. ile ilgili olarak kayıtların tetkikinde; l3.05.20l9 tarihi itibarıyla Dairemize 222.936,03 TL vergi aslı, 164.992,04 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 387.928,07 TL vadesi geçmiş borcunun bulunduğunu, ayrıca yurt çapında yapılan vadesi geçmiş borç durumu sorgulamasında Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi'ne 3.392,31 TL, Şişli Vergi Dairesi'ne 215.587,88 TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu tespit edilmiş olup, ekte sundukları vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgede görüleceği üzere kümülatif 606.908,26 TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğunun bildirildiğini, müvekkili kurum ile Gelir İdaresi Başkanlığı ile yapılan tüm yazışmaların dosya kapsamında sunulduğunu, ancak bu beyan ve itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, vergi borcunun varlığının göz ardı edildiğini, vergi borcunun kaynağının tespit edilemeyeceğinin belirtilmesine rağmen hem hükme esas alınan bilirkişi raporunda hem de kararda borcun yapım işinden kaynaklanmadığı sonucuna varılmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, hükme esas alınan raporda sadece Mecidiyeköy Vergi Dairesi ile Şişli Vergi Dairesi yazışmalarının dikkate alındığını, davacı tarafın zamanaşımı süresi içerisinde; yüklenici teminatın iadesine ilişkin olarak hiçbir girişimde bulunmadığını, bu süreyi susarak geçirdiğini, taşeron firmanın vergi borcunun hangi dönemlerde ve hangi gelir nedeniyle ortaya çıktığını, vergi borcunun konusunun tespit edilemediğini, ilgili mevzuat gereği vergi borcunun niteliği ve konusunun ne olduğu konusunda herhangi bir düzenleme bulunmamakta olup vergi cezasının bulunmasının, teminatın iade edilmemesi konusunda tek başına yeterli olduğunu, teminat iadesinin aranılacak bir alacak olup yüklenici firmanın borcun dava konusu ... ile olmadığını ispatlayamadığını, davacının aynı yapım işinden kaynaklanan ve tarafların aynı olduğu teminatın iadesi konulu kurumları aleyhine açtığı Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/775 E. Sayılı dava dosyasında; sözleşmenin niteliği itibariyle eser sözleşmesi olduğunu, 6098 sayılı TBK 147/6 maddesi uyarınca sözleşme kapsamında verilmiş olan teminat mektubunun iadesinin 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğu, zamanaşımı süresinin durması ve kesilmesini gerektiren bir halin varlığı da ileri sürülmediğinden zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın zamanaşımına reddine karar verildiğini, istinaf incelemesinde de bu hususa dikkat edilerek öncelikle zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, aksi halde esasa ilişkin sebeplerle ve mahkemece takdir edilecek diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf başvuru dilekçesine cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf gerekçelerinin mesnetsiz olup reddi gerektiğini, taraflar arasındaki kesin ve geçici kabulleri 11/12/1999 ve 28/12/2001 tarihlerinde yapılan ... nedeniyle davalı idareye verilen iki adet teminat mektubu bedelinin iade edilmediğini, aradan 17 yıl geçtikten sonra müvekkilimin alt yüklenicisinin SGK'ya olan borcundan söz edilerek 72.750 Euro tutarındaki teminat mektubunun nakde çevrildiğini ve 146.250 ECU tutarındaki banka teminat mektubunun da iade edilmediğini, nakde çevrilen banka teminat mektubu tutarından alt yüklenicinin SGK'ya olan borcunun ödendiğini ancak kalanının müvekkiline iadesi talebinin de reddedilmiş olması sebebi ile müvekkilleri adına eldeki davanın açılmasının zorunluluk haline geldiğini ve nitekim yargılama sırasında mahkemece alınan 16/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda vergi borcunun davacı müvekkiline ait olmadığının ve dava konusu işten kaynaklanmadığının vergi dairesi yazısından anlaşıldığının belirtilmesine rağmen üçüncü kişiye ait borç nedeni ile iade edilmediği anlaşılan teminat mektubunun bakiye 213.362,74 TL bakiyesinin iade edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiğini, bu sebeple müvekkili davacının ve dava ihbar olunan alt yüklenicinin vergi borcunun bulunmadığının anılan vergi borçlarının ait oldukları dönem de göz önüne alındığında bu borçların 10/06/1997 tarihli davaya konu sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerden kaynaklanmadığının görüldüğünü, bu sebeple müvekkilinin nakde çevrilen teminat mektubu bedelinden kalan bakiyesinin iade edilmemesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece de bu tespitler hüküm vermeye yeterli görülerek hukuka uygun şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olduğunu, yine zamanaşımına yönelik istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığını, teminat mektuplarına uygulanacak zamanaşımı süresinin eser sözleşmelerine ait zamanaşımı süresine tabi olmadığını, tüm bu sebeplerle haksız istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, konusu, "20.000 ton kapasiteli Bandırma ve 70.000 ton kapasiteli Tekirdağ Betonarme Liman Siloları PMS-Proses Yönetim-Otomasyon Sistemi Temin ve Tesisi Müteahhitlik Hizmetleri Projesi” olan eser sözleşmesi kapsamında davalı idareye verilen 72.750 Euro bedelli teminat mektubunun davalı idarece paraya çevrilerek davacı yüklenicinin alt yüklenicisi olan dava dışı taşeron şirketin SGK'ya olan 308.887,69 TL'sinin mahsup edilerek SGK'ya ödenmesi sonrasında davalı elinde tutulan bakiye 240.000,00 TL'lik bedelin faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya 72.750 Euro ve 146.250 Euro bedelli iki ayrı kesin teminat mektubu verildiği, sözleşmeye konu işin kesin kabulünün 28/12/2001 tarihinde yapılmış olduğu, davalı idare tarafından davacının taşeronu olan ... Bilgisayar Müş. Paz. Ltd. Şti'nin SGK borcunun karşılanması için 72.750 Euro bedelli teminat mektubunun nakde çevrildiği, bakiyesinin ise yine taşeronun Zincirlikuyu Vergi Dairesi Müdürlüğüne vergi borcu bulunduğundan bahisle iade edilmediği, ancak hüküm vermeye yeterli görülen bilirkişi raporlarında da belirlendiği üzere bu vergi dairesine olan borcun davacıya ait olmayıp, dava dışı olan davacının taşeronu üçüncü kişiye ait olduğu ve vergi borcunun ait olduğu yıllar itibari ile davaya konu sözleşmeden doğmuş olmadığının da anlaşıldığından taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklanmayan borç nedeniyle davalı idarenin paraya çevrilen teminat mektubu bedelinden kalan kısmı uhdesinde tutmasının yerinde olmadığı ve bu sebeple davalı elinde haksız yere tutulan 213.362,74 TL'lik kalan bedelin davacıya ödenmesi gerektiği, yine davalı zamanaşımı defiinde bulunmuş ise de, davalı kurumun, davacıya iade etmesi gereken tutarı elinde haksız şekilde tutmaya devam etmesi nedeniyle zamanaşımının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, 213.362,74 TL alacağın dava tarihi olan 02/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. Taraflar arasında 10/06/1997 tarihinde sözleşme akdedilmiş olup, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12/05/2025 tarihli 2024/1649 Esas 2025/1961 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi sözleşmenin 12. Maddesinde teminat mektuplarının serbest bırakılması için SGK ilişiksiz belgesi sunulması gereğinden bahsedilmiştir. Vergi borçlarının bulunması, sözleşmede teminatın iadesi için bir koşul olarak öngörülmemiştir. Teminatın iadesi için vergi borçlarının ödenmesi gerektiği yönündeki Yönetmelik hükmü, taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihi itibari ile yürürlükte değildir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12. Maddesinde öngörülen koşulların oluştuğu anlaşılmaktadır. Yine davalı yan, zamanaşımı definde bulunmuşsa da Yargıtay'ın 13/12/1967 tarihli ve 1966/16 Esas - 1967/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, teminat mektubunun iadesi ile ilgili bir davada teminat mektubunun iadesini isteyen tarafın hukuki yararı bulunduğu sürece zamanaşımı iddiası dinlenmez. Mahkemenin vereceği teminat mektubunun iadesi veya iptali kararı teminat mektubunun yerini alacak olup, teminat mektubunun başlı başına maddi bir değeri bulunmadığından zamanaşımı söz konusu olamaz. Bu itibarla mahkemece davanın zamanaşımı definin reddine karar verilmiş olmasında da yasaya ve içtihat hükümlerine aykırı bir durum bulunmamaktadır. Bu sebeplerle mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2023 tarihli 2021/721 Esas 2023/167 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan alınması gerekli 14.574,80 TL istinaf karar ve ilam harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.643,70 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 10.931,10 TL istinaf bakiye karar ve ilam harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 25/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır