5. Hukuk Dairesi 2020/4869 E. , 2020/11513 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası birleştirilen dava ise 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve …
**5. Hukuk Dairesi 2020/4869 E. , 2020/11513 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası birleştirilen dava ise 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası birleştirilen dava ise 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak bedel tespiti ve tescil davasının kabulüne, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının ise reddine karar verilmiş, hüküm; taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak, değer biçilmesi ve bozma sonrası bankaya bloke edilen bedelin 7139 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde hak sahibine ödenmek üzere 3’er aylık vadeli hesap aktarılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1-Birleştirilen bedel tespiti ve tescil davasının kabulüne karar verildiğine göre; konusuz kalan tazminat davasında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi, 2-Bozma öncesi tespit edilen bedele dava tarihinden 4 ay sonrasından ilk karar tarihine faiz işletilmesine karar verilmiş ise de infazda tereddüt yaratacak şekilde kamulaştırma bedelinin hükümde açıkça gösterilmemesi, 3-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, Doğru olmadığı gibi;