Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 13.10.2015 tarihinde sözleşmenin imzalandığı, ... Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesine göre kurulum, rezervasyon dağıtım sistemlerinin kurulduğu, Kontrol paneli ile erişimin sağlandığı, sözleşme edimlerinin yerine getirildiği, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiği, sözleşmenin hizmet başlığı altındaki 8.maddesi gereğince hizmet bedellerinin aylık olarak faturalandırılacağı ve takip eden ayın 15.ine kadar fatura bede
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takip konusu faturaları ödemediğini, alacaklarının tahsilini geciktirmek amacıyla takibe itiraz ettiğini, davalının borçlu olmadığını beyan ederek takibi durmasını sağladığını, davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının soyut, gerçek dışı ve dayanaksız beyanlar olduğunu, şirket ortağı ve yöneticilerinin TTK 553 ve devamı maddeleri uyarınca sorumluluğu bulunduğunu, davalı yan ile müvekkili olan şirket arasındaki ilişkinin sözleşmeden kaynaklı olduğunu, para alacağının iadesi söz konusu olduğundan davacı müvekkil şirketin ikametgahı mahkemesinin de Mahkememiz yetkisinde olduğunu, 06/12/2018 tarihli 7155 Sayılı Kanun 20. Maddesi ile TTK 'ya eklenen 5/A maddesinde yer alan dava şartı arabuluculuk başvuru koşulu yerine getirildiğini, davalı tarafın toplantıya katılmamış olduğundan anlaşmaya varılamadığını ve anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, anılan nedenlerle itirazdan sonraki safahatta yapılan ödemeler de dikkate alınarak ve icra müdürlüğünce kapak hesabında dikkate alınmak üzere; itirazı öğrenmemizden sonra yasal sürede takibe haksız itirazın kaldırılmasını, takibin devamı, alacağımızın tahsili yanında icra tazminatı ve masraf ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalıya usulüne uygun tebliğ yapılmış olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; davanın reddine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; davalının kullanımındaki ... numaralı tesisatta ... seri numaralı ... marka sayaç 21.01.2015 tarihinde değiştirilmiş olup, muayene için laboratuvara sevk edildiği, sayaç muayene raporunda ''endeks sıfırlanmış, sayacın toplam T değeri (T1+t2+T3) ile eşit olmadığı tespit edilmiştir.'' tespiti yapıldığı, İş bu tespitin yapıldığı sayaç muayene raporunda ; laboratuar incelemesi , Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan yetki belgesine sahip Sayaç Ölçü Ayar ve Tamir İstasyonu ve yetkili personel tarafından yapıldığı, davalı yanın kullanımındaki sayacın eksik tüketim kaydettiği, bu tespite istinaden 02.11.2013-24.01.2014 tarihleri arası tüketimler referans alınarak, laboratuvar sonucuna göre günlük ortalama tüketimin düştüğü 22.11.2014- 21.01.2015 tarihleri arası dönem için 37.872 kwh ek tüketim hesaplandığı, davacı şirket tarafından bilimsel veri olan sayaç muayene raporu dikkate alınarak mevzuat hükümlerince yapılan tüm işlem ve hesaplamalar EPDK mevzuatına uygun olduğu, mahkemece hükme esas alınan raporda, bilirkişi somut verilere rağmen afaki değerlendirmeler ile davalının işyerinin faaliyetlerinin azalması nedeniyle az tüketim kaydettiğini iddia ettiği, Bilirkişinin şahsi kanaatini içerir, dosyadaki bilimsel verilere aykırı, hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak verilen kararının usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, davalının ödemediği elektrik faturaları nedeniyle aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılması için İİK. nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince elektrik mühendisi bilirkişiden alınan raporda; Davacı şirketin, laboratuvar raporunda endekslerin sıfırlandığının tespit edildiğini, bu tespite istinaden 37872 kWh ek tüketim hesaplandığını ve bedelinin de 15.750,90-TL olarak belirlendiğini iddia ettiğini, ancak dosyadaki endeks kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere sayacın endekslerinin sıfırlanmasının söz konusu olmadığının, davalının, harici hat çekerek sayaçtan geçirmeden kaçak elektrik enerjisi kullandığına, sayaca müdahale ederek tüketimlerin doğru kaydetmesini engellediğine, sayacın gövde kapağını açarak şönt bağlantısı yaparak sayacın tüketimleri eksik kaydettiğine, sayacın tabliye mühürleri kopartarak sayaçtan geçirilmeden elektrik enerjisi kullandığına, sayacın davalının kusuru dışında tüketimler hiç veya eksik kaydettiğine ilişkin her hangi bir tespit de söz konusu olmadığının, bu nedenle, 22.11.2014-21.01.2015 tarihleri arasında elektrik tüketiminin düşük olmasının dolayısıyla bununla orantılı olarak sayacın az kayıt yapmasının nedeninin; davalının işyerinin faaliyetlerinin azalması olarak mütalaa edildiği belirtilmiş ise de kaçak elektrik tutanağında belirtilen adrese ait igdaş ve iski kayıtları ile davalı ticari defter ve kayıtları hep birlikte değerlendirilmek üzere işyeri faaliyetelerinin azalıp azalmadığının tespiti için önceki alınan bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle yeni bir bilirkişi raporu alınarak hesap yapılması ve buna göre karar verilmesi gerektiği halde davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen deliller toplanmadan, değerlendirilmeden karar verilmiş olması sebebiyle, mahkeme kararının yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.