T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1415 Esas KARAR NO: 2026/271 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2024 NUMARASI: 2022/16 ESAS, 2024/144 KARAR DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, H…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1415 Esas KARAR NO: 2026/271 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2024 NUMARASI: 2022/16 ESAS, 2024/144 KARAR DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının .... yılında kurulan ve araba endüstrisinin gerektirdiği tüm yedek parça ve mekanik parçalarda üretim, ithalat ve ihracat faaliyeti sürdüren bir şirket olduğunu, küresel ısınmanın gerektirdiği ve otomotiv sektöründe gerekli olan tüm gereksinimleri karşılayacak şekilde araştırma ve geliştirme sağladığını, müvekkiline ait ürünlerin dünyaca bilinen ..., ... gibi markalar ile birlikte ......gibi otomotiv markalarının da tercihi haline geldiğini, müvekkiline ait ürünlerin, bir aracın motor kısmında olduğu gibi, soğutma sistemi gibi tüm sistemler için üretilmiş ürünler olduğunu, davacının markasını da uzun yıllardır birçok ülkede tescilli olduğunu, TÜRKPATENT nezdinde de ... sayılı ve 7. sınıfta tescilli "..." markası ve 12. sınıfta başvurularının yer aldığını, davalı şirketin 2020 yılında kurulmuş olduğunu, kurucularının ... ve... olduğunu, davalı şirket adına kayıtlı olan ve işbu davada hükümsüzlüğü talep edilen ... ve ... sayılı markaların daha önce ... adına kayıtlı olduğunu, bu kişinin markayı şirkete devir ettiğini, ...’ın daha önce dava dışı "... ....Şti."nde 2010 yılından itibaren "Satış ve Pazarlama" biriminde çalıştığını, kendisinin de... profilinde bu şekilde belirttiğini, dava dışı şirketin, müvekkiline ait ürünleri Türkiye'deki distribütörden alarak satışa sunduğunu, davacının ürünlerine aynı zamanda www....tr web sitesinde de yer verdiğini, dolayısıyla davalı kurucularının otomotiv sektöründeki geçmişlerine dayanarak ve doğrudan davacı ürünlerini pazarlamasını yapmaktayken, davacının sektördeki bilinirliğinden faydalanmak maksadıyla hareket ettiğini, davacı markasının, ülkemizde olduğu gibi dünya çapında da bilinen ve tanınmış bir marka olduğunu, davacının faaliyet alanı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının aynı olması, aynı sektörde yer alan taraflar bakımından haksız rekabet ortamı sağladığını, davacı şirketin ve markasının itibarını zedeleyecek mahiyette olduğunu, davalı şirket unvanının asli unsuru olarak yer alan "....." ibaresinin birlikte kullanılmasının herhangi bir ayırt edicilik katmış olmadığı gibi, faaliyet alanlarının da aynı olduğunun görüleceğini, dolayısıyla davalının kötü niyetli faaliyetlerinin yanı sıra, bu anlamda terkin sağlanmaması halinde, faaliyetlerini sürdürme tehlikesinin de devam edeceğini, davalı adına kayıtlı www....tr alan adının iptali gerektiğini, söz konusu alan adından "..." ibaresinden sonra TURKEY ibaresi ekleyerek, Türkiye temsilciliği izlenimi uyandırmakta olduğunu, yine davalı adına kayıtlı ..., ..., ... ve ... sayılı markalarının hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı adına kayıtlı ... sayılı markanın; 11, 35 ve ... sayılı markanın 35. sınıfta, ... sayılı markanın ise 3. sınıfta tescilli iken, ... sayılı markanın ise 01 ve 04.sınıflarda tescilli olduğunu, davalının söz konusu tescillerinin kapsamı dışında, davacı ile aynı, benzer ürünlerin satışını ve tanıtımını gerçekleştirdiğini, bu nedenle de davalının kötü niyetle, yalnızca kendi adına "..." markasını tescil ettirmek maksadıyla hareket ettiğinin açıkça görüleceğini, kötü niyet iddiaları çerçevesinde davalı markalarının tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüz kılınması gerektiğini, tüm açıklamaları sebebi ile: www....tr https://www....../ https://www....https://www..... https://www..... https://www....https://www.... internet siteleri ve sosyal medya hesaplarının ve içeriklerinin incelenmesini ve müvekkili marka kullanımlarının tespitini ve genel mahiyette hangi ürünler bakımından kullanım ve satış yapıldığının tespitini, tedbiren davalı adına kayıtlı ve davaya konu ..., ..., ... ve ... sayılı markalarının ve www.....tr alan adının devrinin önlenmesini, davalı adına kayıtlı ..., ..., ... ve ... markalarının hükümsüzlüğüne, davacı adına tescilli ... sayılı "...." markasına havi marka tecavüzünün tespiti, davalı adına kayıtlı www....tr alan adının iptaline, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket yetkililerinin kuruluş yılı olan 2020 tarihinden evvel ticari faaliyetlerini gerçekleştirebilmek adına saha araştırmaları yaptığını, "..." markasını oluşturarak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ilk olarak 2017 senesinde tescil ettirdiklerini, "........." gibi bir açılımından hareket edilmiş, bununla birlikte şirket yetkililerinden...'ın aile bireyleri olan "..., ...., ..." kelimelerinin baş harflerinden yararlanarak ve "..." (.....) ibaresi kullanılarak söz konusu marka oluşturulmuş ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde aynı zamanda da WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü) nezdinde 2017 yılında tescil edilmiş olduğunu, Davalının ..., ..., ... ve... tescil numaralı markasının sahibi olduğunu, markaların başvurularının yayınına itiraz yapılmadığını, hak düşürücü süre içinde dava açılmadığını, davacının uzun süre sessiz kaldığını, davacının bu davayı açmakla hukuki menfaati bulunmadığını, ... markasının WIPO nezdinde de tescillenmesi için 23.08.2017 tarihinde başvuru yapıldığını, Davacı yanın markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkili yan markası ile davacı yan markası arasında herhangi bir şekilde iltibasın söz konusu olmadığını, davalı yan markasının tescilli bulunduğu 1, 3, 4, 11 ve 35. Nice sınıfında yer alan mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesi bilinçli tüketici olarak tabir edilen ve söz konusu mal ve hizmetleri satın almadan önce hiç değilse bir kez düşünen; yaptığı değerlendirme neticesinde mal ve hizmetleri satın almaya yönelen bir kitle olup, davalı yan markasının tescilli bulunduğu 1, 3, 4, 11 ve 35. Nice sınıfında yer alan mal ve hizmetlerin kullanıcı durumunda bulunan tüketiciler, markaların farklı iki marka olduğunu anlayabilecek ve iki markayı birbirinin seri markası şeklinde olmadığını ve her iki markayı sunan kişilerin arasında bir bağ olmadığını fark edebileceğini, markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalı yan markasının karıştırılma ihtimali dahil olmak üzere herhangi bir iltibas ya da iltibas tehlikesi içermediğini, mahkemeniz nezdinde yapılan bilirkişi incelemesinde de tespit edildiğini, söz konusu bilirkişi raporu'nda; "AB Adalet Divanı mal veya hizmetlerin benzerlik düzeyinin tespitinin aşağıda belirtilen faktörlere bağlı olarak belirlenmesi gerektiğini ortaya koyulmuş, benzerlik düzeyi tespit edilirken mal veya hizmetlerin; Doğası, Kullanım amacı, Kullanım şekli, Birbirini tamamlayıcı olup olmadığı, Rekabet halinde veya ikame edilebilir olup olmamaları, Dağıtım kanalları, İlgili tüketici kesimi, Ticari kaynakları, gibi faktörlerin de incelenmesi davacı ve davalı markasının kapsamında yer alan malların farklı olması, tüketici profillerinin, üretim ve dağıtım kanalları, satış noktaları itibariyle tamamen farklı konumda yer almaları, birbirleri yerine ikame olanağı bulunmayan mallar olduğu, bu nedenle ticari kaynak açısından yanılgı yaratmayacağı kanaatine varıldığını, Davalı tarafın web sitesinde ve sosyal medya hesaplarında satışa sunduğu motor ve hidrolik yağları ile aerosol bazlı ürünlerin davacı markasının tescili kapsamında olmadığı, adına tescilli ... tescil numaralı ibareli markanın kapsamında olduğuna, motor ve hidrolik yağları(4. Sınıf), aerosol (1. Sınıf) Değerlendirme kısmında detaylıca anlatıldığı üzere, davacı ve davalı ürünlerinin doğası, kullanım amacı ve şekli, tamamlayıcılık unsuru, ikame özelliği, dağıtım kanalları gibi faktörlerin farklı olması sebebi ile davalı marka kullanımlarının, ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açmayacağı, sonuç olarak iltibasa sebebiyet vermeyeceğine dair bilirkişi heyet raporudur." denilmek suretiyle haklılıklarının tespit edildiğini, davacı yan taleplerinin reddi geretiğini, Davacı yan dava dilekçesinde müvekkile ait www....alan adının iptalini talep etmiş; söz konusu alan adının davacı şirketin Türkiye temsilciliğini edinmiş izlenimi yarattığını iddia etmiş olsa da bu iddiayı kabul etmediklerini, Davacı yanın dava dilekçesinde müvekkili şirketin sanayiye bir katkısının bulunmadığını, satmış olduğu ürünleri yurtdışından getirtmiş olduğunu iddiasının kabul edilemeyeceğini, yalnızca üretici ve sanayiye katkı sağlamak gerekmediğini, dava dilekçesinde, müvekkil şirkete ait olan ticaret unvanının terkini talep edilmiş olsa da bu talebin kabul edilemeyeceğini, davanın öncelikle hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine, markalar arasında sınıfsal, anlamsal, işitsel ve görsel anlamda bir iltibas bulunmaması sebebiyle tüm ferileriyle birlikte esastan reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/05/2024 tarih ve 2022/16 Esas - 2024/144 Karar sayılı kararıyla; ''...HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı adına tescilli .... tescil numaralı "..." markasının, .... tescil numaralı "..." markasının, ... tescil numaralı "..." markasının, ... tescil numaralı "..." markalarının tescilli oldukları tüm sınıflar ...yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, 2-Davalı tarafın GMG şeklindeki markasal kullanımları, ticaret unvanı kullanımları ve www....internet adresindeki kullanımları sebebiyle davacı tarafın ... tescil numaralı ... markası yönünden marka hakkına TECAVÜZ ETTİĞİNİN TESPİTİNE, TECAVÜZÜN MEN'İ VE REF'İNE, 3-Davalı adına kayıtlı www....internet adresinin iptali ile alan adına erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişimin engellenmesi yönünden kesinleşmiş karar örneğinin Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmesine, 4-Davalı tarafa ait "...'nin" ticaret unvanında bulunan "..." ibaresinin TİCARET SİCİLİNDEN TERKİNİNE, 5-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraf markaların kapsadıkları tüm mallar/hizmetler ortalama tüketici nezdinde iltibas meydana getirecek düzeyde benzer olduğunu, davalı adına kayıtlı ... sayılı marka; 11, 35. sınıf, ... sayılı marka ise 3. sınıf, ... sayılı marka ise 01 ve 04. sınıflarda tescillidir. davalı; söz konusu tescillerinin kapsamı dışında, müvekkil ile aynı, benzer ürünlerin satışını ve tanıtımını gerçekleştirdiğini, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalıya ait ürünlerin oto yedek parça satımı yapan şirketlerce gerçekleştirildiğini, bu anlamda, müvekkile ait kullanımlar ve tescil kapsamında yer alan ürünlerin de yine oto yedek parça mahiyetinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda satış noktalarının ve dağıtım kanallarının aynı olduğunun kabulü gerektiğini, "....." , "..." "..." emtiaları yönünden gerçekleştirilen kullanımlar dışında, davalı adına kayıtlı markalar kapsamında müvekkili marka kapsamı ve kullanımları ile ilişkilendirilebilecek birçok mal ve hizmetler bulunduğunu, aynı sınıf emtialar için tescil edilen davalı markası ile müvekkil markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan da ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, davalı faaliyetlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkili şirketin ticaret ünvanının ... olup "www....." alan adlı web sitesini davalıdan daha önce kullandığını, davalı şirketin münferiden yetkili müdürü ...’a ait "https://www..../" sosyal medya hesabı incelendiğinde ...’ın davacı şirkete ait ... markalı ürünlerin satış ve dağıtımını yapan ... şirketinde şubat 2010-ocak 2020 arasında bölge satış temsilcisi olarak çalıştığını, sonrasında ....ürünleri ve ..... şti general manager olduğunun ifade edildiği, iletişim bilgileri arasında www.....alan adına yer verilmiş olduğunun görüldüğünü beyanla ilk derece mahekeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Marka başvurusuna itiraz hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığını, smk m.25/6 uyarınca davalı yan markasının hükümsüzlüğü ileri sürülemeyeceğini, SMK'nın 25/ 6.fıkrası uyarınca marka sahibinin, sonraki tarihli markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği durumlarda birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa marka tescili kötüniyetli olmadıkça markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceğini,dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ilk derece mahkemesi yargılamasında 3 farklı bilirkişi raporu alındığını, alınan bilirkişi raporlarında dava konusu markaların ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açmayacağı ve iltibasa sebebiyet vermeyeceği ortaya konulduğunu, dava konusu markaların bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu markaların kapsadıkları ürünlerin yedek parça satışı yapılan bayilerden, petrol istasyonlarından tedarik edilebilecek ürünlerden olup ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin daha yüksek olacağının kabulü gerektiğini, "www....tr" alan adının iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu markalar arasında herhangi bir karıştırılma ihtimali bulunmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından "turkey" ibaresinin mevcudiyeti sebebiyle davacı şirketin türkiye'de temsili olduğunun intibaının verdiğinin kabulü mümkün olmadığını, kötüniyet iddiasının kabulü mümkün olmadığını, dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarında dava konusu markalar arasında karışıtırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmesine rağmen ilk derece mahkemesi tarafından kötü niyetin varlığının kabul edilmesi hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece kötüniyet iddiasına ilişkin olarak salt müvekkil şirket yetkilisinin dava dışı şirket bünyesinde çalıştığı dönemde ... markasını bildiğine dayanılarak hüküm tesis edilmisşe de mahkeme huzurunda dinlenilen tanık beyanları dikkate alınmadan hüküm tesisi açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirkete ait ticaret unvanının terkinine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, talebin asliye ticaret mahkemesi'nden talep edilebilecek olup fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi'nin ticaret unvanının terkinine karar verebilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin davacı yan yanında ya da distribütör firmasında bir çalışması bulunmadığını, müvekkil yan şirket yetkilisinin müvekkil yan firmasını kurmadan önce çalışmış olduğu firmada herhangi bir şekilde ... ürünlerinin satışını gerçekleştirmediğini, dava dışı ...'in davacı yan distribütörü olduğuna dair dosyaya kazandırılmış herhangi bir resmi distribütörlük sözleşmesi de bulunmadığını, davacı ... markasının tescilli bulunduğu mal ve hizmet sınıfları ile müvekkili yan markalarının tescilli bulunduğu mal ve hizmet sınıfları birbirinden farklılık gösterdiğini, bilirkişi raporları dikkate alınmadan ve gerekçe sunulmadan davacı yan ... markası ile yalnızca "....." adı verilen bir ürün üretimi gerçekleştirmekte olmasına karşın müvekkili yan markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahekeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, Markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile markanın hükümsüzlüğü, ticari ünvan terkini ile alan adının iptali istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, haksız rekabet davasının reddine, davaya konu diğer taleplerin ise ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, taraf vekillerince yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacıya ait ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 07. Sınıf “Kara taşıtları motorları için su pompası parçaları; kara taşıtları motorları için soğutucu fan kavramaları.” emtiasında tescilli olduğu, davaya konu davalıya ait ... tescil numaralı markanın 11. Ve 35. Sınıfta, ... tescil sayılı markanın 35. Sınıfta, ... sayılı markanın 3. Sınıfta ve ... tescil numaralı "..." ibareli markanın ise 0l. Sınıf “Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar.” ve 04. Sınıf “ Sınai amaçlı yağlar, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. Katı yakıtlar: kömürler, odun. Sıvı ve gaz yakıtlar: benzin, mazot, sıvılaştırılmış petrol gazı, doğal gaz, fueloil ile bunların kimyasal olmayan katkıları, Aydınlanma amaçlı mumlar, fitiller, yarı mamul vakslar, balmumları (vakslar), parafinler. Elektrik enerjisi.” emtialarında tescilli olduğu anlaşılmıştır.Yapılan bilirkişi incelemesi ile, davalı tarafın web sitesinde ve sosyal medya hesaplarında satışa sunduğu anlaşılan "motor ve hidrolik yağları ile aerosol bazlı ürünlerin" davacı marka tescili kapsamında olmadığı, adı geçen ürünlerin davalı adına adına tescilli ... tescil numaralı ... ibareli markanın motor ve hidrolik yağları(4. Sınıf), aerosol(1.Sınıf) emtialarına ilişkin olduğu görülmüştür.Yargılamada alınan 31/01/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; Davacı ve davalı ürünlerinin doğası, kullanım amacı ve şekli, tamamlayıcılık unsuru, ikame özelliği, dağıtım kanalları gibi faktörlerin farklı olması sebebi ile davalı marka kullanımlarının, ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açmayacağı, iltibasa sebebiyet vermeyeceği yönünde değerlendirme yapıldığı görüşmüştür.19/06/2023 tarihli heyet bilirkişi raporu ve ek raporunda; Davacının "..." markasının tescil kapsamında yer alan emtialar açısından davalı marka başvuru tarihinde ve dava tarihinde tanınmış marka statüsünde bulunmadığı, Davalının..., ... ve ... sayı ile tescilli markalar yönünden emtia benzerliği bulunmadığından SMK 6/1 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalı adına ... sayı ile 35. Sınıfta yer alan hizmetler için tescilli "..." markasının; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar, bujiler Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar”mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir” hizmetleri açısından SMK 6/1 maddesi uyarınca kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, SMK 6/1. Maddesine göre davalının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz eden eylemlerinin mevcut olmadığı, ancak davalının kullandığı www....alan adını ticari faaliyetlerinde kullanmasının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği ve www....alan adının iptali ile davalının ticaret ünvanından "..." ibaresinin terkini koşullarının mevcut olduğu değerlendirmelerinin yapıldığı anlaşılmıştır. 1-İlk derece mahkemesinin SMK 6/1 maddesine dayalı incelemesinde; davalı adına tescilli ... sayı ile 35. Sınıfta yer alan hizmetler için tescilli markası yönünden kısmi hükümsüzlük koşulları bulunduğu değerlendirilmiş ise de sunulu bilirkişi raporları incelendiğinde emtia benzerliği ve ürünlerin hitap ettiği tüketici grubu yönünden raporlar arasında açık çelişki bulunduğu halde çelişki giderilmeden yargılamaya son verilmesi doğru değildir. 2-Kötü niyetli tescil iddiasında ispat külfeti davacı üzerinde olup, tanınmış markanın aynı veya benzeri ibarelerin marka olarak tescil ettirilmesi gibi hususlar dahi tek başına kötü niyetli başvuru olarak görülemeyeceği uygulamada yerleşmiştir. Her somut olay özelliği kendi özelinde değerlendirilmesi gerekmekle birlikte, güvenin kötüye kullanılması, ticarete engel olmak, tescilin sözleşmeye aykırılık teşkil etmesi gibi v.s. hallerde marka tescilinin kötü niyetli yapıldığı kabul edilmektedir. Kötü niyetli tescil iddasında değerlendirme, marka tescil başvuru tarihine göre yapılması gerekir.İlk derece mahkemesince her ne kadar davalı şirket yetkilisinin, sosyal medya hesabında yer aldığı belirtilen veriler üzerinden, davacı şirkete ait "..." markalı ürünlerin satış ve dağıtımını yapan dava dışı ... şirketinde Şubat 2010-Ocak 2020 arasında bölge satış temsilcisi olarak çalıştığı ve davacı markasından bu şekilde haberdar olduğundan yola çıkarak değerlendirme yapıldığı görülmüş ise de davalı tarafından çalışma olgusu inkar edildiğinden "fiili çalışma" durumunun resmi kayıtlar ile doğrulanmadan değerlendirmeye esas alınması yerinde olmadığı gibi bilirkişi incelemesi ile 14.10.2019 tarihinde yapıldığı tespit edilen internet alan tahsisinin, tescil başvuru tarihlerinin daha önce olduğu görülen markalar yönünden kötü niyetle tescile kabul gerekçesi olarak değerlendirmeye alınması "iddianın tescil başvuru tarihine göre" yapılması gerekliliğine de aykırıdır.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlere; 1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin kısmen KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince, İstanbul Anadolu .... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ....05.2024 Tarih 2022/... Esas 2024/.. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-Taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf peşin harcının talebi halinde taraflara iadesine, 6- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 10,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.179,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 310,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.479,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/02/2026