8. Hukuk Dairesi 2023/550 E. , 2024/6554 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1447 E., 2022/979 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/20 E., 2021/198 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf…
**8. Hukuk Dairesi 2023/550 E. , 2024/6554 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1447 E., 2022/979 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/20 E., 2021/198 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili Derince ilçesi Terziler Mahallesi 185 parsel sayılı 4.100 m2 yüzölçümündeki 1/2 payı ... oğlu ..., 1/2 payı ... oğlu ... adına kayıtlı taşınmazın, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde bulunduğunu iddia ederek, davalılar adına olan tapusunun iptali ile dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Devlet Ormanı vasfı ile Hazine adına tapuya tescili davası gerçeği yansıtmadığını, davayı Hazine'nin açması gerektiğini, orman yönetimini dava açma ehliyeti bulunmadığını, öncelikle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, tapu kütüğünün tutulması devletin görev ve sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin tapu kütüğüne güvenerek taşınmazı iyiniyetle iktisap ettiğini, nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin "Turgut ve diğerleri-Türkiye Davası" kararında devlet tarafından tazminat ödenmeksizin taşınmazın geri alınmasının orantısız bir müdahale olduğunu ve söz konusu davada tazminat ödemeyi gerektirecek istisnai şartlar bulunmadığını işaret ederek, kamu yararı ile bireysel haklar arasındaki adil dengenin kurulmamasını ihlal nedeni olarak saydığını, AİHM'in "Köktepe-Türkiye Davasında" ise makul bir meblağın ödemeden, mülkten yoksun bırakmanın aşırı bir müdahale teşkil edeceğini ifade edildiğini açıklayarak, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Kocaeli ili Derince ilçesi Terziler Köyü 185 parsel sayılı taşınmazın 1969 yılında başlayan tapulama çalışmalı sonucu 29.01.1971 tarihinde tarla vasfı ile tescil edildiği, bu tespitten iki yıl önce Kocaeli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 1969/576 E. 1974/997 K. sayılı orman kanununa muhalefet suçundan açılan davanın af nedeniyle düştüğü, halen taşınmazın 48/288 payının Kadem Duran, 48/288 payının ..., 48/288 payının ..., 48/288 payının ..., 24/288 payının Nejla Duran ve 72/288 payının ... adına kayıtlı olduğu, Kocaeli ili Derince ilçesi Terziler Mahallesi 185 parsel sayılı dava konusu taşınmazın % 15-20 eğimli toprak muhafaza karakteri taşıdığı, toprağın derin, taşsız, killi balçık yapıda esmer orman toprağı olduğu, taşınmazın 1958 tarihli memleket haritasında yapraklı ağaç ormanı olduğu, orman amenajman planında 105 no.lu bölme içerisinde kayın-meşe ormanı dahlinde olduğu, taşınmazın Terziler Köyü sınırları içerisinde bulunduğu, 6831 sayılı Orman Kanununa göre kadastrosu ve aynı Kanun'un 2/B maddesi uygulamalarının 6 no.lu orman kadastro komisyonu vasıtasıyla yapıldığı, 24.05.1999 tarihinde askı mazbatası ilan edildiği, 2/B maddesine göre orman sınırladı dışına çıkarma işlemine karşı olanların askı tarihinden itibaren 6 ay içerisinde, tapulu taşınmazların orman sınırları içerisinde kalması halinde 10 yıllık süre içerisinde dava açabileceklerinin ilanda belirtildiğini, bu sürelerde herhangi bir itiraz yapılmadığı, tutanakların kesinleştiği, usul ve yasaya uygun bulunan 02.10.2020 tarihli ve 16.10.2020 tarihli bilirkişi raporlarıyla dava konusu 185 parselin Obrucuk Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı ve eylemli olarak Orman Kanunu'nun 1. maddesinde belirtilen orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.