8. Hukuk Dairesi 2016/16836 E. , 2018/16626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün esas yönünden davalı vekili, vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen 15 ve 16 nolu villalar, davalı erkeğin ...... Ltd. Şti'deki %50 hissesi
**8. Hukuk Dairesi 2016/16836 E. , 2018/16626 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün esas yönünden davalı vekili, vekalet ücreti yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen 15 ve 16 nolu villalar, davalı erkeğin ...... Ltd. Şti'deki %50 hissesi ve varsa davalı adına tespit edilecek başkaca taşınmazlar, araçlar ve ...... hesaplarındaki paralar yönünden mal rejminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla katılma alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, harca esas değer 50.000,00 TL olarak bildirilmiştir. Harcı tamamlanan 12.06.2014 tarihli dilekçeyle talep miktarı 262.500,00 TL'ye yükseltilmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüyle davacının katkı ve artık değer alacağı olarak 262.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde vekalet ücretine yönelik davacı vekili ve esas yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; tasfiyeye konu edilen ............... Ltd. Şti'nin eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 10.12.2003 tarihinde kurulduğu, davalı erkeğin kurucu ortak olarak şirkette %50 hissedar bulunduğu, mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle de aynı hisse oranına sahip olmaya devam ettiği; 15 ve 16 nolu villa niteliğindeki taşınmazların her ikisininde 19.06.2009 tarihinde TOKİ'den satış yoluyla ............... Ltd. Şti. adına tapuda tescil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı erkeğin adı geçen şirketteki %50 payı nedeniyle şirket ve alınan taşınmazlar edinilmiş mal kabul edilip, taşınmazların değeri üzerinden davalının şirketteki %50 hissesi de gözetilerek yazılı şekilde katılma alacağına hükmedilmiş ise de; 15 ve 16 nolu villalar davalı adına değil davalının hissedarı olduğu şirket adına tapuda kayıtlı bulunduğuna göre yazılı şekilde şirketten bağımsız olarak tasfiyesi mümkün değildir. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle tasfiyeye konu edilen şirketin; mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değeri belirlenmelidir. Değer belirlenirken; şirketin durumu; o tarihteki ekonominin genel gidişatı, şirketin faaliyet gösterdiği sektörün konumu, büyüklüğü ve büyüme hızı, tasfiyeye konu şirketin bilanço değerleri, şirketin kullandığı teknoloji, makina ve tesisatın durumu ile araştırma geliştirme faaliyetleri (ARGE), ürettiği hizmet ve ürünleri pazarlama ile rekabet gücü, müşteri ..., organizasyonu ile yönetim kadrosu büyüme potansiyeli, şirketin değerlendirme anındaki satışlarına, kazançlarına, siparişlerine, nakit akışlarına ve finansal durumuna göre geleceğe ilişkin tahminler, kar dağıtım politikası, gelecekte planlanan sabit kıymet yatırımları, stratejisi, ekonominin genel arz ve talep kuralları göz önünde bulundurulmalıdır. Bulunacak bu değerin TÜFE (... Fiyat Endeksi) göz önünde bulundurularak tasfiye (karar) tarihindeki sürüm (rayiç) değeri bulunmalıdır. Tasfiye tarihi itibariyle şirketin sürüm (rayiç) değeri içinde davalının hissesi olan %50'ye karşılık gelen miktarın yarısı davacının katılma alacağı olacaktır. Mahkemece; yukarıda izah edilen ilkeler ve yöntem doğrultusunda şirket hissesinden davacının katılma alacağının hesaplanması için konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılıp, davacının talep miktarı ve tarafların usuli kazanılmış hakları dikkate alınarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve değerlendirmeyle şirkete ait taşınmazlardan alacağa hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itrazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 02.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.