(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/28145 E. , 2013/21386 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, izin ücreti ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın usulden reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/28145 E. , 2013/21386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, izin ücreti ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın usulden reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, haksız yere işten çıkarıldığını ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini ve alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının katılmadığı ve davalı vekilininde davayı takip etmediğini beyan ettiği oturumda, bir önceki ara kararda belirtilen ve dava şartı olan gider avansının verilen süre içinde davacı tarafından yatırılmaması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/II. maddesi gereğince dava şartı gerçekleşmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 120. maddesinde belirlenen gider avansı ile 324. maddesinde belirtilen delil ikamesi için avans ayrı maddelerde düzenlenerek farklı sonuçlara bağlanmıştır. Buna göre gider avansı, delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderlerini kapsamaktadır. Öyleyse delil ikamesi avansı ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, gider avansı ve delil avansı kalemlerine ilişkin miktarlarının ayrı ayrı belirlenmesi, delilerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması gerekir. Mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır. Mahkeme dava şartı olarak belirlediği gider avansına yönelik ara kararında gider avansını oluşturan harç, tebligat gibi gider gerektiren işlemleri kalem kalem açıklamalı, her kalemin miktarını ayrı ayrı göstermeli, dava şartına yönelik gider avansı ile ilgili olarak verilen kesin sürede yatırılmamasının sonuçlarını da duruşma zaptına açıkça yazmalıdır. Ayrıca bu avans dışında delil ikamesine yönelik avans istenmekte ise 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesine göre değil, 324. maddesine göre işlem yapmalıdır. Diğer taraftan, dava 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanunu'ndan önce, seri yargılama usulünün geçerli olduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde açılmıştır. Anılan Kanun döneminde, iş davaları sözlü yargılama usulüne tabi olup bu usulde ikiden fazla takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmekte idi. 6100 sayılı Kanunu göre, iş davaları basit yargılama usulüne tabi olup HMK'nun 320. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" kuralı ile basit yargılama usulünde davanın birden fazla takipsiz bırakılması halinde açılmamış sayılmasına karar verileceği hükme bağlanarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan farklı bir düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar usul kuralları yürürlüğe girmekle derhal etkisini meydana getirdiği ve tamamlanmamış usul işlemlerine de uygulanacağı gerekmekte ise de dava sözlü usulün geçerli olduğu dönemde açılmış ve yargılama devam etmekte iken davanın tabi olduğu usulde değişiklik yapılarak basit yargılama usulüne tabi kılınmıştır. Bu durumda, davanın açıldığı tarihte davanın tabi olduğu usule göre davacının davayı birden fazla takipsiz bırakma hakkının bulunduğu, yargılama devam etmekte iken usul değişikliğinin yapıldığı ve bu değişikliğin hakkı daraltıcı nitelikte uygulanamayacağı husu dikkate alınmalıdır. Dava 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde 16.08.2011 tarihinde açılmıştır. 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Kanun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 120. maddesine göre davacı, yargılama harçları ile Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Adalet Bakanlığınca çıkarılan 30.09.2011 tarihli 28070 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gider Avansı Tarifesinin 4. maddesinde dava açılırken ödenmesi gereken avanslar gösterilmiştir. Dava açıldığı tarihte “dava açılması” safhası gerçekleşmiş olduğundan bu husus tamamlanmış işlem sayılır. 6100 sayılı Kanun'un 448. maddesine göre bu kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. Somut olayda dava, önceki kanun zamanında açılmış olduğundan tarifenin 4. maddesinde belirlenen gider avansının ödenmesi istenemez. Ayrıca, gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyecektir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır. 6100 sayılı Kanun'un 448. maddesi ile 324. maddesi hükmü gözetilmeden, 6100 sayılı Kanun'un 120. maddesine göre gider avansı saptanıp davacıya kesin süre verildiği anlaşılmaktadır. Gider avansı ile ilgili ara karar davanın açılış tarihi gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 448. maddesine ve bilirkişi ücreti yönünden ise 6100 sayılı Kanun'un 324. maddesine aykırı olması sebebiyle ve belirtilen yönler mahkemece gözetilmeden gider avansının süresinde yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddi isabetsiz olmuştur. Yukarıda açıklanan sebeplerle ve dosya içeriğine göre, davacı tarafın 04.04.2013 tarihli duruşmaya katılmamış olması ve davalınında davayı takip etmemesi gerekçesi ile 1086 sayılı Kanun'un 409. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, dava şartı gerçekleşmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir SONUÇ: Hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10. 2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.