10. Hukuk Dairesi 2025/11460 E. , 2026/2306 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/666 E., 2025/438 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/751 E., 2024/609 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırla…
10. Hukuk Dairesi 2025/11460 E. , 2026/2306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/666 E., 2025/438 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/751 E., 2024/609 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 24.08.2020 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, davacının alınan tedbirlere uymayarak iş kazasının oluşumuna sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacı işçinin, davalıya ait iş yerinde çalışırken 24.08.2020 tarihinde metal sürgülü kapının üzerine düşmesi sonucu yaralandığı, kusur raporunda davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğu, davacının ise %20 kusurunun olduğunun rapor edildiği, ..., Yüksek Sağlık Kurulu ve ATK raporuna göre davacının maluliyet oranın % 0 olduğu, davacının maluliyet oranının %0 olarak tespit edilmiş olması sebebi ile davacı yönünden sadece geçici iş göremez olduğu yani %100 malul olarak kabul edilen dönem yönünden bilinen ücretler esas alınarak geçici iş göremezlik dönemi hesaplaması yapıldığı, davacının geçici iş göremezlik dönemi alacağının 598,07 TL olduğu, ek raporun ve kusura göre yapılan hesaplamaların denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kaza tarihi, kusur durumu, kazanılan ücret, işçinin yaşı, işleyecek faiz miktarı da dikkate alınarak davacılar lehine manevi tazminata hükmolunduğu gerekçesiyle, "1-Davacının açmış olduğu maddi tazminat davasının kabulü ile 598,07 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 24.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile geçirilen iş kazası sonucu yaralanma, kusur durumu, sosyal ekonomik durum nazara alınarak takdiren davacı için 30.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 24.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğu yönünde düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporuna itiraz ettiğini, ağır şekilde yaralanan ve uzunca bir süre tedavi gören müvekkilinin sürekli iş göremezliğinin %0 olarak tespit edilmesinin mümkün olmadığını, omuriliğinde meydana gelen kırık ve çatlak sebebiyle sancılı bir süreç geçirdiğini, başkasının bakımına muhtaç hale geldiğini, konuşmasında bozukluklar meydana geldiğini, kaza sonrası içine kapandığını, Sağlık Bakanlığı... Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda, beyin ve sinir cerrahisi tarafından yapılan muayenede L-2-4-5 vertebrada %0-25 arası yükseklik kaybı olduğunu, %5+5+5 ... ile hesaplanacağının, yükseklik kaybı ve kemik iliği ödemi olduğunun tespit edildiğini, beden gücü ile çalışan davacının kaza sebebiyle ileriye dönük iş imkanlarının daraldığını, Mahkemenin hükmettiği manevi tazminat miktarının manevi huzuru karşılamadığını, hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcın ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.