4. Hukuk Dairesi 2023/237 E. , 2023/8379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/300 E., 2022/260 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme
**4. Hukuk Dairesi 2023/237 E. , 2023/8379 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/300 E., 2022/260 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların miras bırakanı ...'nın dava dışı Halkbank A.Ş.’den kredi sözleşmesi ile kredi kullandığını, kredi taksitleri devam ederken 22.11.2014 tarihinde vefat ettiğini, bu kredi kapsamında davacıların murisine davalı sigorta şirketi nezdinde 01.11.2011, 02.12.2011, 24.02.2012 başlangıç tarihli 3 adet hayat sigorta poliçesi tanzim edildiğini belirterek şimdilik 3.500,00 TL riziko bedelinin ödeme tarihinden itibaren başlayacak en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş; 29.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 15.700,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; sigortalının Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin 24.01.2011 tarihli epikriz raporuna göre kanser tanısı aldığının vefat dosyasından anlaşıldığını, bunun üzerine başlatılan inceleme sonrasında Hayat Sigortası Genel Şartlarının C.2.2 maddesine istinaden beyan yükümlülüğünün kasten ihlal edildiğinin tespit edildiğini ve bu sebeple sözleşmeden cayılmış olup sigorta bedelinin tazmin edilemeyeceğinin 27.01.2015 tarihli yazı ile bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.05.2016 tarihli ve 2015/121 Esas, 2016/227 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 3.500,00 TL’nin dava tarihinden, 12.200,00 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 15.700,00 TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2016/19186 Esas, 2019/7732 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece, dava konusu poliçeler öncesi tanısı konulan rektum kanserinin ölüme neden olan metastatik akciğer kanserine sebep olup olmadığı, murisin hastalıkları ile ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığı konusunda rapor almaksızın yazılı şekilde ehil olmayan hukukçu bilirkişiden rapor alınarak hüküm kurulmuş olmasının eksik inceleme olduğu; o halde, mahkemece ATK’dan murisin tedavi gördüğü ve iddia edilen hastalıkla ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün beyan edilmeyen hastalıktan meydana gelip gelmediği hususunda rapor alarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulmasının doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 06.10.2022 tarihli ve 2019/300 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 3.500,00 TL'nin dava tarihinden, 12.200,00 TL'nin ise 29.01.2016 tarihi olan ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte muris ...'nın dosya içerisinde mevcut olan veraset ilamındaki paylarına göre davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyizi dilekçesinde; sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporlarının eksik incelemeye dayalı, ölüm belgesi, bozma ilamı, tıbbi kayıtlar ile çelişik olup usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle karara esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ATK raporunda sigortalının sigorta öncesinde kanser hastalığının bulunduğu ve beyan edilmediği tespit edildiğinden, yerleşik içtihatlar uyarınca sigortalının hastalığını belirtmesi halinde ödenmesi gereken prime göre proporsiyon hesabı yapılmasının zorunlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; banka kredisini teminat altına almak için düzenlenen hayat sigorta poliçesine dayanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1290 ıncı maddesi, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bozma sonrası mahkemece verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.