8. Hukuk Dairesi 2023/4513 E. , 2025/1527 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2284 E., 2023/729 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/195 E., 2021/301 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dosya, asli müdahil ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl dosya davacı vekili ve
**8. Hukuk Dairesi 2023/4513 E. , 2025/1527 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2284 E., 2023/729 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/195 E., 2021/301 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dosya, asli müdahil ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl dosya davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosyada davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl davada davacı ... özetle; Sultanbeyli ilçesi Mecidiye mahallesinde kain (eski 709) yeni 7527 ada 9 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu ancak kadastro çalışmalarında taşınmazın kullanıcısının tespit edilmediğini ileri sürerek; kullanıcı olarak adına tespit yapılmasını talep etmiştir. Asli müdahil ... vekili özetle; dava konusu 9 parselin asli müdahile ait olduğunu, asli müdahilin bu taşınmazı 12.05.1990 tarihinde ... 'ten satın aldığını, bu tarihten itibaren vergilerini ödediğini ileri sürerek, çekişme konusu taşınmazın kullanıcı olarak asli müdahil adına tescil edilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı ... vekili özetle; dava konusu taşınmazın taşınmazın 1985 yılında taşınmazın birleşen dosya davacısına satış vaadi sözleşmesi ile satıldığını, 2008 yılına kadar davacının zilyetliğinde olduğunu, vergilerinin ödendiğini ileri sürerek çekişme konusu taşınmazın beyanlar hanesine davacının kullanıcı olarak şerh verilmesini talep etmiştir (dava dilekçesi İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 2019/220 Esas numarasını almış, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlardan olan çekişme konusu 7527 ada 9 nolu parselin tefrikiyle 2019/687 Esas numarasını alan dosya, İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 2019/195 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.). İlk Derece Mahkemesince; davanın kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olduğu, birleşen dosya davacısının 200 parseli aşkın taşınmaza ilişkin dava açtığı, birleşen dosya davacısının kesin süre içinde keşif avansını mahkeme veznesine yatırmamakta ısrarlı davrandığı ve keşif avansını yatırmadığı, dolayısıyla keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, ispatlanamayan davasının reddine karar verildiği, asıl dosya ve asli müdahilin talepleri yönünden ise; keşif ücretini süresinde yatırdıkları, yapılan keşifte taşınmazın bir kısmında sebze yetiştirilen alan olduğu, taşınmazın kalan kısmın boş olduğunun gözlemlendiği, davacı ... yönünden; davacının ...'den taşınmaz satın aldığı, satın alınan taşınmazın çekişme konusu taşınmaz olup olmadığının anlaşılamadığı, plana bazı ibarelerin sonradan eklendiği, adres bilgisinin ... sokağa ait olduğunun anlaşıldığı, asli müdahil ... yönünden; ... 'den taşınmaz satın aldığı, 2001-1994 tarihlerinde emlak kaydı olsa da adres itibariyle bu kaydın taşınmaza uymadığı, yine çekişme konusu taşınmazın fiilen 2014 tarihinde de kullanılmadığının hava fotoğraflarından anlaşıldığı, somut bilgi içermeyen tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, dava konusu taşınmazda tespitten öncesinde kullanım olmadığı, davacı ve asli müdahilin iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davacının, asli müdahilin ve birleşen dosya davacısının davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Hükme karşı asli müdahil vekili ve katılma yoluyla davacı ... vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davanın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkartılan 7527 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kullanım durumuna itiraza ilişkin olduğu "... İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi ... mahallesi, 7527 ada 9 parsel sayılı 239,51 m² yüzölçümlü taşınmazın kadastro tutanağına göre, senetsizden iş bu 709 parselin evveliyatı Şubat 1294 tarihli ve 886 sıra numaralı tapu kaydı olan Kanunisani 1330 tarihli ve 54-55 sıralı tapu kayıtları dayanak gösterilerek 1/6 şar payla ... ve müşterekleri adlarına 27.01.1967 tarihinde tescil edildiği, Orman İdaresinin 27.12.1972 tarihli dava dilekçesiyle bu yerin 1942 yılında 3116 sayılı Kanuna göre orman tahdit sınırları içinde kaldığından bahisle Pendik Kadastro Mahkemesine dava açtığı, mahkemece dayanak tapu kaydının değişir sınırlı olduğundan, kayıt kadarı 18.373,44 metrekaresinin hükmen kayıt malikleri adına, kalan 434.876,56 metrekaresinin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği ve kesinleştiği, eski tapu maliklerinin 1967 yılından 1985 yılına kadar emlak beyanı verdikleri, 1985-2011 arası ...'ın Pendik Belediyesi'ne ödediği, 2011 yılında tapunun Sultanbeyli idari sınırlarında kalması nedeniyle sözkonusu ilçe Tapu Müdürlüğüne devredildiği, Sultanbeyli Belediyesinin de 2011 yılında ... adına emlak kaydı oluşturulup, vergi ödendiği ve kullanıcı olduğunu iddia ettiği, ancak taşınmazın işgalli olduğu, yapılaşmalar bulunduğu, başka kişiler adına emlak kayıtları bulunduğu, ...709 parselin ek-4 kullanım kadastrosu yapılmasına karar verildiği, iş bu 7527 ada 9 parselde ... 'nin 1997 yılında satın alarak zilyet olduğunu ve ...'in de aynı iddiada bulunduğu, ...'ın satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ve taşınmazın kendi kullanımlarında olduğunu beyan ettikleri, ancak işbu parsel üzerinde fiili kullanım bulunmadığı, kullanıcı belirtmesi yapılmadan Hazine adına 2019 yılında tespitine karar verildiği, beyanlar hanesine taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısı tespit edilemediği şerhlerinin düşüldüğü, tespite inceleme konusu dosya davacısı, asli müdahil ile birleşen dosya davacısının itiraz ettiği, ayrı ayrı açılan davaların nizalı parseller bakımından birleştirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; mahallinde yapılan keşif, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları, az yukarıda açıklandığı üzere dava konusu taşınmazın öncesine ilişkin kayıtlar gözetildiğinde, kullanım kadastrosu çalışmalarında fiili kullanıcı olduğu hususunda ispat yükü (TMK m. 6) kendisinde olan davacı ve asli müdahil tarafın kullanım iddiasını ispatlayamadığı." gerekçesiyle davacı ... ve asli müdahil ...'in istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, işbu karar, davacı ve asli müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50'şer TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.