4. Hukuk Dairesi 2012/5842 E. , 2012/9227 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... Dişçi tarafından, davalı ... vd. aleyhine 28/12/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından h…
**4. Hukuk Dairesi 2012/5842 E. , 2012/9227 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... Dişçi tarafından, davalı ... vd. aleyhine 28/12/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, manevi zararın bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalıların birlikte gerçekleştirdikleri cinsel saldırı eylemi nedeni ile uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminat isteminden feragat etmiştir. Davalılardan ... adına çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye hükümlü olduğundan bahisle vasisinin adresine sevk olunmuş ve vasisine tebliğ edilmiş olup davaya cevap vermemiştir. Davalı ... adına çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye ise, şahsın hükümlü olduğu ancak henüz kendisine vasi atanmadığı gerekçesi ile iade edilmiştir. Yerel mahkemece, davalı ... adına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilemediği halde yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmuştur. Dava ehliyeti, kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci(vekil) aracılığı ile davayı takip etme ve usul işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Medeni Hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptir. Mümeyyiz ve ergin olup kısıtlı olmayan her gerçek kişinin tam dava ehliyeti mevcuttur. Kısıtlıların ise dava ehliyetleri bulunmayıp davalarda kanuni temsilcileri tarafından temsil olunurlar. Türk Medeni Kanunu 407 maddesinde ise “Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır” biçiminde ve aynı yasanın 14. maddesinde de “ Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur” biçimindeki kanuni düzenlemeler uyarınca davalı ...’nun 1 yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkum olması nedeni ile kısıtlılık halinde bulunduğu ve dava ehliyetine sahip olmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK 51. maddesinde “ dava ehliyeti medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir” biçiminde, aynı yasanın 114. maddesinde de “(1) Dava şartları şunlardır…, dendikten sonra d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması” biçiminde yasal düzenleme mevcuttur.