8. Hukuk Dairesi 2015/23644 E. , 2016/1116 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.02.2010 gün ve 391/161 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, 1905 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar ç…
**8. Hukuk Dairesi 2015/23644 E. , 2016/1116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.02.2010 gün ve 391/161 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, 1905 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını açıklayarak, tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, hüküm 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2. ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12.maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer Kamu Tüzel Kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3.maddesi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 10.maddesinde ise; "Bu Kanun'un 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır." şeklinde düzenleme getirildiği görülmektedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazine'nin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, anılan yasal değişiklik Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 tarih, 2009/31 Esas ve 2011/77 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararın 23.07.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla iptal hükmü yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile idari makamları, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.