Ceza Genel Kurulu 2016/931 E. , 2018/653 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 21. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 492-422 Dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın TCK'nın 157/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluğuna ilişkin Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24.05.2013 tarihli ve 492-422 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine do…
**Ceza Genel Kurulu 2016/931 E. , 2018/653 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 21. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 492-422 Dolandırıcılık suçundan sanık ...'ın TCK'nın 157/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluğuna ilişkin Mersin 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24.05.2013 tarihli ve 492-422 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesince 02.07.2015 tarih, 10405-2680 sayı ile; "...Sanığın suçta kullandığı sahte sürücü belgesi aslının ele geçirilememiş olması nedeniyle ne şekilde düzenlendiğinin tespitinin mümkün olmaması karşısında sahte belgenin trafik tescil şube müdürlüğünün maddi varlığı olarak kabul edilemeyeceği, sanığın eyleminin TCK'nun 157. maddesi kapsamında kaldığı ve asliye ceza mahkemelerinin görevli olduğu düşünüldüğünden tebliğııamenin bu kısmına iştirak edilmemiştir. ... Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; sanık ...'ın dolandırıcılık suçunun sübutu kabul, suç vasfı tayin, takdiri indirim nedeninin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına." karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 15.07.2015 tarih ve 321556 sayı ile; “...Aslı ele geçmese, özellikleri ve ilgili kurum tarafından düzenlenip düzenlenmediği belirlenemese bile sürücü belgesinin mağdurda kamu kurumu tarafından düzenlenmiş gerçek bir belge düşüncesi oluşturduğu, kamu kurumu güveni verdiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla sanığın eylemi TCK'nın 158/1-d maddesindeki 'kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçu olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca, zaten eylemin basit dolandırıcılık suçunu mu nitelikli dolandırıcılık suçunu mu oluşturduğu hususunda tereddüt var ise asliye ceza mahkemesi görevsizlik kararı vererek dosyayı ağır ceza mahkemesine göndermeli, delillerin takdir ve değerlendirmesini yüksek görevli ağır ceza mahkemesi yapmalıdır.” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesince 02.05.2016 tarih, 12313-3945 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkındaki dolandırıcılık suçu nedeni ile verilen mahkûmiyet kararı ile sınırlı olarak yapılmıştır.