1. Hukuk Dairesi 2025/5887 E. , 2025/5976 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1513 E., 2025/1407 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/489 E., 2022/450 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin k…
1. Hukuk Dairesi 2025/5887 E. , 2025/5976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1513 E., 2025/1407 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/489 E., 2022/450 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar; mirasbırakan babaları ...'nun dava konusu 884 parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak satış yoluyla davalı oğluna devrettiğini, yine davalı adına kayıtlı dava konusu 1 85... parseldeki 2 numaralı bağımsız bölüm ve 2 34... parseldeki 3 numaralı bağımsız bölümün de bedellerinin mirasbırakan tarafından ödenerek davalı adına satın alındığını, işlemler nedeniyle saklı paylarının ihlal edildiğini ileri sürerek 884 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise; dava konusu 2 34... parseldeki 3 numaralı ve 1 85... parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümler yönünden ise tenkise karar verilmesini istemişlerdir. Birleştirilen davada davacı; asıl davadaki aynı iddiaları ileri sürerek dava konusu 884 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, dava konusu 2 34... parseldeki 3 numaralı ve 1 85... parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümler yönünden ise öncelikle muris muvazaası nedeniyle tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalı; iddialarının doğru olmadığını, dava konusu 884 parsel sayılı taşınmazı 1995 yılında mirasbırakandan bedeli karşılığında satın aldığını, çok erken yaşta çalışma hayatına atıldığını ve o dönem mirasbırakanın icra borçlarını kendisinin ödediğini, yine mirasbırakanın boşanma davasının masraflarını ve çevreye olan borçlarını da ödediğini, diğer dava konusu 2 34... parseldeki 3 numaralı ve 1 85... parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümleri ise kendi birikimleriyle satın aldığını ayrıca mirasbırakana ölünceye kadar ailesiyle birlikte en iyi şekilde baktığını, mirasbırakanın mal kaçırma kastının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2018/489 Esas, 2022/450 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 2 34... parseldeki 3 numaralı ve 1 85... parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümlerin satış bedellerinin mirasbırakan tarafından ödenerek davalı adına tescil ettirildiği iddiasının ispatlanamadığı, davalının o tarihlerde taşınmazları satın almaya maddi gücünün bulunduğu, diğer dava konusu 884 parsel yönünden ise her ne kadar davalının bedel ödediğine dair bir belge bulunmasa da davalının mirasbırakanın en küçük erkek çocuğu olduğu, ülkenin bir çok bölgesinde aileyle beraber yaşama ve bakım gibi yükümlülüklerin ailenin en küçük erkek çocuğuna kaldığı, mirasbırakanın davalı ile birlikte yaşadığı, alzheimer hastası olan mirasbırakana davalının baktığı, semenin hizmet veya emek de olabileceği, temlikin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli kararının asıl ve birleştirilen davada davacılar tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli ve 2023/513 Esas, 2024/389 Karar sayılı kararı ile; mirasbırakan ile davalının uzun yıllardır birlikte yaşadıkları, dava konusu taşımazın mirasbırakan tarafından bir kısım borçlarının davalı tarafından ödenmesi ve birlikte yaşadıkları davalının kendisine bakacağı inancı ile devredildiği, mirasbırakana ölünceye kadar davalı ve ailesi tarafından bakıldığı, satış bedelinin gerçek değerin altında kalmasının muvazaanın tek başına kanıtı olamayacağı, öte yandan mirasbırakanın terekesinde başka taşınmazlarının da bulunduğu, yine birleştirilen davada muris muvazaası nedeniyle iptal-tescil istenen 2 34... parseldeki 3 numaralı ve 1 85... parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümler yönünden mirasbırakandan temlik olmadığından İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı, tenkis isteği yönünden ise bu taşınmaz bedellerinin mirasbırakan tarafından ödenerek davalı adına satın alındığı iddiasının ispatlanamadığı gözetilerek asıl ve birleştirilen davada tüm talepler yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ancak vekalet ücretinin hatalı hesaplandığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak vekalet ücretinin düzeltilmesi suretiyle tüm taşınmazlar ve talepler yönünden asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli kararının asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 26.05.2025 tarihli ve 2024/2343 Esas, 2025/2680 Karar sayılı kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu 2 34... parseldeki 3 numaralı ve 1 85... parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümler yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacıların asıl ve birleştirilen davada dava konusu 884 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; dinlenen tanık beyanları ve toplanan deliller yukarıdaki ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu 884 parselin davalıya devrinin yapıldığı 1995 yılında mirasbırakanın 62, davalının ise 24 yaşında olduğu, mirasbırakanın 83 yaşında öldüğü, davalı tarafından hem satın alma hem de bakım savunmasında bulunulmuş ise de akit tarihinde 24 yaşında olan ve alım gücü bulunmayan davalının satış bedelini ödediğini kanıtlayamadığı gibi mirasbırakanın akit tarihinde işlerinin ve maddi durumunun iyi olduğu, önemli bir hastalığı veya bakım ihtiyacının da bulunmadığı, taşınmazını satmasını gerektirir bir durumunun, haklı veya makul başka bir sebebinin bulunmadığı, mirabırakanın terekesinde kalan diğer taşınmazların ise çoğunun paylı ve daha değersiz yerler olduğu, mirasbırakanın birlikte yaşadığı davalı en küçük oğlu lehine davacı çocuklarından mal kaçırmak kastıyla muvazaalı olarak temlik yaptığı sonuç ve kanaatine varıldığı, asıl ve birleştirilen davada dava konusu 884 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda, asıl ve birleştirilen davalarda 884 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescile ilişkin taleplerinin kabulüne, diğer taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; önceki beyanlarını tekrar ettiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 1990 yılında, çok erken yaşta ticarete atıldığını, dava konusu taşınmazı satın aldığı yaşta ekonomik durumunun iyi olduğunu, temlik tarihinde murisin ekonomik anlamda zor bir süreçten geçtiğini, müvekkilinin, babasının icra, vergi ve sigorta borçlarını ödediğini, murisin mali müşaviri olan tanık ...’un beyanın da bu yönde olduğunu, müvekkilinin senelerce maddi yardımda bulunduğunu, dava konusu 884 parsel sayılı taşınmazı 1995 yılında satış sözleşmesinde gösterilen bedelle devraldığını, o dönemde banka ile ödemenin çok yaygın olmadığını, elden ödeme yapıldığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, ispata yarar delil sunulamadığını, davacı tanıklarının da muvazaaya yönelik beyanda bulunmadığını, davacı tanığı ...’in temlik tarihinde olayları anlayabilecek yaşta olmadığını, davacı tanıklarının tamamının murisin alt soyu olması nedeniyle davanın kabulü halinde menfaatleri olduğunu, beyanlarının bu nedenle yanlı olduğunu, taşınmazın acil paraya ihtiyaç olunması halinde düşük bedelle satılmasının normal olduğunu, tanık olarak beyanı alınan müvekkilinin eşinin murisle ölene kadar birlikte yaşadıklarını, ona baktıklarını söylediğini, davacı tanıklarının da benzer beyanları olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen dava; muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı asıl dava yönünden 30.772,69 TL bakiye onama harcının, birleştirilen dava yönünden 10.257,56 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.