5. Hukuk Dairesi 2025/11349 E. , 2026/4815 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2905 Esas, 2025/1526 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/32 Esas, 2024/150 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafınd…
5. Hukuk Dairesi 2025/11349 E. , 2026/4815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2905 Esas, 2025/1526 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/32 Esas, 2024/150 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Mahkemece davacılardan ... lehine hükmedilen tazminat bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından adı geçen davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin, davacı ... dışındaki davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarı olduğu dava konusu Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 52 38... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşınmaza ... tarafından el atma bulunmadığını, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İl Müftülüğünce cami bahçe düzenlemesi ve çevre düzenlemesi yapıldığını, imar planında ibadet alanı yeri olan taşınmazın Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kamulaştırılması gerektiğinin açık olduğunu, İmar planının iptali için İdare Mahkemesinde dava açıldığını, bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza gerek hukuki olarak gerekse fiili olarak el atılmadığını, kendilerine husumet yöneltilmesinin yersiz olduğunu, nispi vekâlet değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu imar planlarının iptali talebiyle idari yargıda açılan iptal davalarının eldeki kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında bekletici mesele yapılması gerektiğine yönelen istinaf başvurusunun yerinde olmadığını, davaya konu taşınmazın konumu, bulunduğu mahalle dikkate alınarak husumetin davalı ... Başkanlığına tevcih edilmiş olmasında, belediye mücavir alanı ve imar planı sınırları içerisinde kalan, meskun mahalde bulunan, belediye hizmetlerinden faydalanan ve bu özellikleri nedeniyle arsa vasfında kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmayan dava konusu taşınmazın, fen ve teknik bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere tamamına, cami bahçesi ve park alanı olarak fiilen el atıldığı ve el atılan kısımlarının davalı ... tarafından kamunun kullanımına tahsis edildiği, ancak idarece taşınmazın hissedarlarına herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediği, mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen ve mahkemece hükme esas alınan 27.11.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporura göre, arsa vasfındaki taşınmazın bedelinin emsal metodu ile belirlenerek hükme esas bilirkişi raporuyla tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsiliyle hisseleri oranında davacılara ödenmesine karar verilmiş olmasında, fiili el atma olgusunun sabit olması ve el atma tarihinin 1983 yılı sonrasında vuku bulmuş olması karşısında harç ve vekâlet ücretinin nispi olarak hüküm altına alınmış olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi uygun görülmüştür. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.