T.C. İSTANBUL BAM 16. HUKUK DAİRESİ T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1244 Esas KARAR NO : 2026/129 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2024 NUMARASI: 2023/134 Esas, 2024/344 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi…
T.C. İSTANBUL BAM 16. HUKUK DAİRESİ T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1244 Esas KARAR NO : 2026/129 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2024 NUMARASI: 2023/134 Esas, 2024/344 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine 20.000 USD bedelli bonoya dayalı olarak İstanbul 5.İcra Müdürlüğü’nün... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davacının takip alacaklısı şahsa böyle bir borcunun bulunmadığını, davalı Yatırım Barter isimli firmanın sahibi olup elindeki senetin bu nedenle alındığını, davacının senet imzalatıldığı zaman alacaklı kısmı boş bırakıldığını, daha sonra doldurularak icra işlemi başlatıldığını, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;, kambiyo senetlerine hakim olan mücerretlik ilkesi gereği borcun senede dönüştürülmesi halinde asıl borçtan bağımsız bir hale geleceğinin bilindiğini, iş bu nedenle davalı alacaklının, davacı borçluya bahse konu bononun ödenmesi amacıyla yasal yollara başvurması hukuka uygun olduğunu, davacının borçlu icra takibine ilişkin bonodan dolayı sorumlu olduğunu, davacı / borçlu tarafından işbu davanın, aradan geçen uzun süreden sonra davalının alacağını tahsil etmesine engel olmak amacıyla ikame edilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bono aslı incelendiğinde, keşidecinin davacı, lehtarın davalı olduğu, senet üzerindeki bedelin rakamla 20.000 USD olarak yazıldığı, ancak senet içeriğindeki bedelin yazıyla 20.000 TL olarak yazıldığı, bono üzerinde "malen" kaydının yazıldığı, bono üzerinde malen kaydı bulunduğundan aksi davalı tarafça yazılı belge ile ispat edilemediğinden, davacı taraf yemin deliline dayandığından davalı tarafça yeminin eda edildiği, dolayısıyla malın teslim edilmediği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, bono üzerindeki bedelin rakamla ve yazı ile farklı olması halinde yazı ile yazılan bedele itibar edileceğinden bononun gerçek bedelinin 20.000 TL olduğu anlaşılmakla 20.000 TL bedelin takip tarihi itibariyle USD karşılığının 7.871,22 USD olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki icra takibine konu bono nedeniyle davalıya 12.128,77 USD borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacaklının takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olmadığı, borçlunun da dava açmakta kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla tarafların kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ileri sürülen iddialar da ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki yerel mahkemece senet bedeline ilişkin değerlendirmenin hatalı yapıldığını, müvekkil tarafından eda edilen yemin delili dikkate alınmaksızın hüküm tesis edilmesinin hukuka ve yerleşik yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini, davanın tamamen köyü niyetli olarak ikame edildiğini, davacı/borçlunun kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bedelsizlik iddiası yönünden mahkemece davalının yeminine itibar edildiği, davaya konu takip dayanağı bono üzerindeki bedelin rakamla 20.000-USD, yazıyla 20.000 TL olarak yazıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676 ncı maddesi hükmü uyarınca bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de, iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı, bu nedenle ilk derece mahkemesince yazıyla yazılan bedele itibar ederek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, takibin durdurulması yönünde tedbir kararı bulunmadığı, davanın reddedilen kısmı yönünden davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle davalının tazminat talebinin reddine dair kararın da yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 15.617,53 TL harçtan, peşin alınan 3.904,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.713,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.28/01/2026