10. Hukuk Dairesi 2023/13552 E. , 2024/711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2023/332 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen direnme kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Hukuk Genel Kurulu tarafından Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şar
**10. Hukuk Dairesi 2023/13552 E. , 2024/711 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2023/332 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen direnme kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Hukuk Genel Kurulu tarafından Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait işyerinde 16.11.1997 - 01.08.2000 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı, ancak hizmetlerinin Kuruma eksik bildirildiği iddiasıyla sözü edilen tarihler arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, Kurum kayıtlarına göre davacının davalı işyerinde 16.11.1997 - 03.02.1998 tarihleri arasında 48 gün çalıştığı, davanın kamu düzenini ilgilendiren nitelikte olduğu, çalışma olgusunun re’sen araştırılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....Telekomünikasyon İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. III.İLK MAHKEME KARARI Mahkeme tarafından 10.06.2014 tarihli ve 2013/194 Esas, 2014/415 Karar sayılı kararı ile; tanık beyanları, işçilik alacakları davasında verilen karar ve tüm dosya kapsamına göre tespiti istenen dönemde başka işyerinde çalışması bulunmayan davacının 16.11.1997 - 01.08.2000 tarihleri arasında davalı şirkette Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.06.2014 tarihli ve 2013/194 Esas, 2014/415 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 01.02.2016 tarihli ve 2015/21852 Esas, 2016/752 Karar sayılı ilamı ile aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Dosya içeriğinden aleyhine hüküm kurulan Uygun ...... Deri İmalat Konfeksiyon İthalat İhracat Dış Ticaret Sanayi ve Limited Şirketi'nin 12.10.2006 tarihli, 7 sayılı ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girmesine karar verildiği, 26.12.2008 tarihli 8 sayılı ortaklar kurulu kararı ile de tasfiyenin sona ermesine karar verildiği ve şirketin tasfiye sonu 29.12.2008 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Dava ehliyeti, gerçek ve tüzel kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci veya vekil aracılığı ile bir davayı takip etme ve usuli işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir. Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Fesih ve tasfiye işlemi, bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eder. Tüzel kişiliğini kaybeden limited şirketlere davada husumet tevcih edilebilmesi için şirketin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın limited şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. Tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için tasfiye memuru ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde ayrı bir dava açılması için davacı tarafa HMK'nın 52 ve 54. maddeleri hükümleri uyarınca uygun bir önel verilmelidir. Dava açıldığı, takdirde ve alınacak sonuca göre eldeki davaya devam edebilme olanağı bulunduğu belirlendiğinde, tüzel kişiliğe tebligat yapılarak, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekir. Somut olayda; davalı... Deri İmalat Konfeksiyon İthalat İhracat Dış Ticaret Sanayi ve Limited Şirketi'nin feshedilip tüzel kişiliğinin tümüyle ortadan kalktığının anlaşılmasına göre, açılan davada pasif husumetin kendisine yöneltilebilmesi için yukarıda açıklandığı üzere yeniden şirketin ihyasının sağlanması hususunda davacıya önel verilerek neticesine göre karar verilmesi yerine, feshedildiğinden tüzel kişiliği sonlanmış... Deri İmalat Konfeksiyon İthalat İhracat Dış Ticaret Sanayi ve Limited Şirketi aleyhine açılan bu davada yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde aleyhine hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." B. Bozma Kararının Ortadan Kaldırılmasına Dair Karar 1. Davacı vekili Dairenin ilk bozma kararının maddi hataya dayandığından bahisle maddi hatanın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur. 2.. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 20.03.2017 tarihli ve 2016/14338 Esas, 2017/2159 Karar sayılı kararı ile; davacının talep ettiği çalışma süresi ve davalı şirketin adının yanlış yazıldığı, kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle bozma kararının ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra Mahkeme kararı aşağıdaki gerekçe ile bozulmuştur: “…Dava, davacının 16.11.1997 – 01.08.2000 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerlerinde geçen ve davalı Kurum'a bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece; davacının 16.11.1997 – 01.08.2000 tarihleri arasında 1036107.16 sicil sayılı dosyada işlem gören davalı ... Telekominikasyon İnş. Tah. Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından davalı Kurum'a bildirilen günler dışında sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı şirketin ticaret sicili kaydının 23.01.2014 tarihi itibari ile TTK'nın geçici 7 nci maddesi gereğince re'sen silindiği anlaşılmaktadır. Dava ehliyeti, gerçek ve tüzel kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci veya vekil aracılığı ile bir davayı takip etme ve usuli işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir. Limited şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Fesih ve tasfiye işlemi, bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eder. Tüzel kişiliğini kaybeden limited şirketlere davada husumet tevcih edilebilmesi için şirketin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın limited şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir. Tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için tasfiye memuru ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde ayrı bir dava açılması için davacı tarafa HMK'nın 52 ve 54. maddeleri hükümleri uyarınca uygun bir önel verilmelidir. Dava açıldığı, takdirde ve alınacak sonuca göre eldeki davaya devam edebilme olanağı bulunduğu belirlendiğinde tüzel kişiliğe tebligat yapılarak usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekir. Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacıya ticaret sicilinden kaydı silinerek tüzel kişiliği sona eren ... Telekomünikasyon İnş. Taah. Tic. ve San ve Ltd. Şirketi'nin ihyasını sağlamak amacıyla dava açması için uygun süre vermek, ihya edilen ... Telekomünikasyon İnş. Taah. Tic. ve San ve Ltd. Şirketi usulüne uygun olarak davaya dahil edildikten varılacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır… ” C. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 10.09.2019 tarihli ve 2016/158 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı vekili tarafından davalı şirketin ihyasını sağlamak için ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/672 Esas sırasına kayden açılan davada şirketin ihyasına karar verildiği ancak tasfiye memuru atanmadığı, bu hâliyle onanan kararın bağlayıcı olduğu, öte yandan Mahkemenin 2015/249 Esas sayılı emsal nitelikteki dosyasında tebligat imkânsızlığı nedeniyle davalı şirkete 22.05.2019 tarihinde ilanen tebliğ yapıldığı ve bu şekilde taraf teşkilinin sağlandığı, tanık beyanları, işçilik alacakları davası ve tüm dosya kapsamına göre tespiti istenen dönemde başka işyerinde çalışması bulunmayan davacının 16.11.1997 - 01.08.2000 tarihleri arasında davalı şirkette Kuruma bildirilen günler dışında da çalıştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.09.2019 tarihli ve 2016/158 Esas, 2019/309 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 28.01.2021 tarihli ve 2020/5639 Esas, 2021/840 Karar sayılı ilamı ile aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Dosya içeriğinden aleyhine hüküm kurulan ... Telekom. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kaydının TTK'nın geçici 7 nci maddesi uyarınca 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, Dairemize devredilen 21. Hukuk Dairesi 01.02.2016 tarihli 2015/21852E, 2016/752 K sayılı ilamı ile davalı şirketin ihya edilerek taraf teşkilinin sağlanması için hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozmaya uyulmuş, ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/672E sayılı ilamı ile davalı şirketin ihyasına karar verilmiş ve karar 01.04.2019 tarihinde kesinleşmiş ise de ihya edilen davalı şirkete bir tasfiye memurunun atanmadığı ve gerekçeli kararın ilanen tebliğ edildiği, dolayısıyla usulüne uygun bir ihyadan söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, davalı şirketin usulüne uygun olarak ihyası ve tasfiye memuru atanması için davacıya uygun bir süre vermek, tasfiye memuru atandığı taktirde usulüne uygun şekilde tasfiye memuruna tebligat yapılarak taraf teşkilini sağlamak, söz konusu şirketin sunacağı delilleri değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır..." E. Mahkemece Bozmaya Direnilerek Verilen Karar Mahkemenin 06.07.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/332 Karar sayılı kararı ile; davacı vekili tarafından davalı şirketin ihyası için ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/672 Esas sırasına kayden açılan davada şirketin ihyasına karar verildiği ancak tasfiye memuru atanmadığı, kararın bu hâliyle onandığı, öte yandan ihya işlemi yapılan Mahkemenin 2015/199 Esas ve 2015/249 Esas sayılı dosyalarının emsal nitelikte olduğu, ihya istemiyle açılan Mahkemenin 2015/199 Esas sayılı dosyasında ilk derece mahkemesince tasfiye memuru atanmasına dair verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle tasfiye memuru atanmadan davalı şirketin ihyasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onandığı, bu itibarla iki ayrı kesinleşmiş karar bulunduğundan bozma kararına uyulması durumunda Anayasa’nın 138/4. maddesinin ihlâl edileceğinin açık olduğu, diğer taraftan davacının bu konuda tekrar dava açmaya zorlanamayacağı, davalı şirketin ihya edilmesi nedeniyle eldeki davanın taraf sıfatı yokluğundan reddedilemeyeceği, Yargıtay daireleri arasında görüş farklılıklarının giderilmesi ve hak kayıplarının engellenmesi amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirket ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğinden ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına ve bu şirkete tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. F. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Verilen Karar 1.Mahkemenin 06.07.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/332 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Hukuk Genel Kurulu tarafından 17.11.2022 tarihli ve 2021/(10)956 Esas, 2022/1538 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...42. Somut olayda davacının 16.11.1997 - 01.08.2000 tarihleri arasında davalı ... Telekomünikasyon İnş. Taah. Tic. Ve San. Ltd. Şti’deki hizmetlerinin tespitini talep ettiği, davalı şirketin 23.01.2014 tarihinde Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’sen terkin edilmesi nedeniyle Özel Dairece davacıya davalı şirketin ihyasını sağlamak amacıyla dava açması için süre verilmesi ve ihya edilen davalı şirketin usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyan mahkemece davacıya verilen süre içinde ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/672 E. sırasına kayden açılan davada mahkemece 12.06.2017 tarihinden itibaren faal olduğu anlaşılan şirkete ilişkin ihya talebinde bulunmasında davacının hukukî yarar olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2018/2168 E., 2018/1391 K. sayılı kararı ile ihyası istenen ... Telekomünikasyon İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti’nin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile ... Telekomünikasyon İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin hizmet tespiti davası ile sınırlı olmak üzere ihyasına dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.04.2019 tarihli ve 2019/1111 E., 2019/2504 K. sayılı kararı ile onandığı, bu aşamadan sonra Mahkemece taraf teşkilini sağlamak amacıyla hakkında ihya kararı verilen davalı şirkete tebligat imkânsızlığı bulunduğundan bahisle ilanen tebligat yapılarak yapılan yargılama sonucunda davacının 16.11.1997-01.08.2000 tarihleri arasında davalı işyerinde Kuruma bildirilenler dışında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. 43. Görüldüğü üzere temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince davalı şirketin ihyasına dair verilen karar ticaret sicil müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen re’sen terkin işleminin hukuka uygun olmadığından davalı şirketin ticaret siciline tescil tarihinden itibaren hukuken varlığının devam ettiğinin tespiti niteliğindedir. 44. Bu durumda baştan itibaren geçersiz olan terkin işlemi karşısında hukuken var olduğu tespit edilen davalı ... Telekomünikasyon İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.’ye taraf teşkilinin sağlanması amacıyla usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra göstereceği deliller toplanmalı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. 45. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında; davalı şirket hukuka uygun olmasada sonuç itibariyle terkin edildiğinden davalı şirketi temsil edecek organının kalmadığı, davalı şirketin de ihya edildiği gözetildiğinde davalı şirketi temsil etmek üzere tasfiye memuru atanması için davacıya süre verilmesi sonrasında atanan tasfiye memuruna tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, bu nedenle direnme kararının farklı değişik gerekçe ile bozulmasının gerektiği ile; davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin ve temsil durumunun araştırılması sonucunda davalı şirketin organının bulunduğunun anlaşılması hâlinde belirlenen adrese tebligat yapılması, aksi durumda ilanen yapılacak tebligat geçerli kabul edilemeyeceğinden davalı şirkete eldeki davayı temsil etmek üzere kayyum atanması için Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmak üzere davacıya süre verilmesi sonrasında temsil kayyımı atandığı takdirde kayyıma tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, bu nedenle direnme kararının çok farklı değişik gerekçe ile bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüşler yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. 46. Hâl böyle olunca direnme kararı yukarıda açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmalıdır..." G. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararından sonra Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece verilen 2021/99 Esas 2021/332 Karar 06.07.2021 tarihli Gerekçeli Karar nedeni ile başkaca bir bozma yapılmadığından davaya ilişkin bozma gerekçesi ile sınırlı olarak eksik husus olan davalıya tebliğ işlemi tamanlanmakla, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, Yargıtay ilamı ile dosyaya eklenen tüm bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmekle; eldeki davanın mahiyeti gereği kamu düzenini ilgilendirdiği, bu nedenle resen inceleme yapılarak yeteri kadar tanık dinlendiği, hak düşürücü süre yönünden yapılan inceleme de tespiti istenen 16.11.1997 - 01.08.2000 tarihleri arası dönemde, 16.11.1997 - 02.02.1998, 01.08.1999 - 01.06.1999 ve 07.04.2000 - 09.04.2000 tarihleri arasında çalışmalan kısmi olarak Kuruma bildirildiği bu şekilde yerleşik Yargıtay kararlarından ve mahkemenin uygulamasından eksik bildirilen hizmetlerin tespiti için açılan davalarda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğinden davanın esasına girilerek inceleme yapılarak, bordroda kayıtlı tanıklardan ..., 1996 yılında PTTnin telefon bağlama işlerini yapan davalı taşeron firmada çalışmaya başladığını, davacı Necati Öztürk'ün kendisinden 5-6 ay sonra davalı şirkette teknisyen olarak işe girdiğini, davacının 2000 yılında işten çıkarıldığını, 4-5 ay sonra tekrar çalışmaya başladığını, davacı ile birlikte 4-5 dışında 2002 yılı sonuna kadar davalı şirkette kesintisiz olarak çalıştıklarını, davacının bu dönemdeki çalışmasının sürekli ve kesintisiz gerçekleştiğini, ... ise, davalı şirket elamanı olarak 1997 yılı başlarında teknisyen olarak işe başladığını, davacının aynı dönemde işe girdiğini, davacının 2000 yılı yaz aylarında bir ara işten çıkarıldığını, 8-9 ay kadar sonra tekrar çalışmaya başladığını, davacının ilk işe giriş tarihinden 2000 yılından işten çıkarıldığı tarihe kadar davalı işyerinde sürekli çalıştığını beyan ettikleri; tanık beyanları, somut olarak tespiti istenen 16.11.1997 - 01.08.2000 tarihleri arası dönemde, davacının davalı işyerinde sürekli ve kesintisiz çalışma iddiasını doğruladığı, içilik alacaklarının tahsili için açılan davada, tespiti istenen 16.11.1997 - 01.08.2000 tarihleri arası süreyi de kapsar biçimde davacının 16.04.1997 - 01.08.2000 ve 01.04.2001 - 31.12.2002 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı tespit edilmiş olup, tanık beyanlan da somut olarak çalışma olgusunu doğruladığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 0701019479770 Sigorta sicil numaları davacının 16.11.1997 - 01.08.2000 tarihleri arasında 1036107.16 kurum sandık numaralı davalı işyerinde SGK'ya bildirilen günler dışında da sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işten çıktığı 03.02.1998 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, tanık ...'ın 02.02.1998 tarihinde işten çıkışının bulunduğu, 15.07.1998 tarihinde yeniden işe girdiği, sonrasında 31.12.1998 tarihinde yeninden çıktığı, yine 01.02.1996 - 01.06.1999 tarihleri arasında çalışmasını olduğu, tanık ...'in de çalışmalarının kesintili olduğu, işçilik alacakları davasının hükme esas alınamayacağı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak 16.11.1997-01.08.2000 tarihleri arasında tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.