23. Hukuk Dairesi 2015/3185 E. , 2016/1612 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekilleri Av. ..., Av. ... ile davalı vekili Av. ... gelmiş olup, duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklam…
**23. Hukuk Dairesi 2015/3185 E. , 2016/1612 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekilleri Av. ..., Av. ... ile davalı vekili Av. ... gelmiş olup, duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, yüklenici... vekili Av....tarafından 31.05.2010 tarihinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/337 esas sayılı dosyası ile arsa sahibi ... aleyhine tapu kaydının iptali, aksi halde menfi tazminat istemli dava açıldığını, sonrasında arsa sahibince de yüklenici...'a karşı 22.11.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye yönelik feshi ve üçüncü kişilere satılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali için dava açıldığını, Avukatlık Kanunu'nun 38/b maddesine göre menfaatleri zıt olduğundan yasak olmasına rağmen, Av....'ün 2010/337 ve 2010/360 esas sayılı davalarda yüklenici ... vekili, 2010/360 esas sayılı dosyada ise müvekkili ...'in vekili olduğunu, müvekkilinin taşınmazı arsa sahibinden satın alıp bedelinin bir kısmını arsa sahibine, bir kısmını da yükleniciye ödediğini, ancak Av....'ün davada müvekkili lehine herhangi bir beyanda bulunmadığını, oysa adı geçen vekilin “satış bedelinin ödendiğini, arsa sahibinin dairenin kendisine ait olduğunu belirterek aldatıcı davranışlarda bulunduğunu, ayrıca eksik işlerin süresinde bitmeyeceğini bilerek satması nedeniyle kötüniyetli olduğu” gibi hususları ileri sürmesi gerekirken bunlardan hiç söz etmediğini, menfaati çatışan diğer müvekkili ...'ın yararını koruyup, müvekkilinin zararına hareket ederek, HMK'nın 371/1-ç maddesinde düzenlenen “karara etki eden yargılama hatasına” neden olduğunu, yüklenici ve arsa sahibi yararına HMK'nın 375/h maddesinde belirtilen hileli davranışlarda bulunduğunu, HMK 375/c maddesinde düzenlenen “vekil olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması” durumunun söz konusu olduğunu ileri sürerek, HMK'nın 380/1 son cümle gereğince mahkeme kararının müvekkili hakkındaki hüküm fıkraları yönünden iptaline, vekilin hileli davranışları sonucu arsa sahibi ve yüklenici yararına hüküm tesis edildiğinden, hileli davranış dikkate alınarak yeniden yargılama yapılıp, yükleniciye de dava ihbar edilerek, hükmün tamamen değiştirilerek, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.