(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14205 E. , 2007/626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.2.2001 ve 14.4.2001 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine davaların birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ve Belediye Başkanlığı vekili tarafından
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14205 E. , 2007/626 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.2.2001 ve 14.4.2001 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine davaların birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ve Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R 02.01.1964 tarihinde yapılan tapulama sırasında 810.400 metrekare yüzölçümündeki 1240 parsel sayılı taşınmaz mera niteliğinde davalı ... Köy Tüzel Kişiliği adına tescil edilmiştir. 1.1.2003 tarihinden önce yapılan imar çalışmaları sonucu Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan 1240 parsel muhtelif imar parselleri ile revizyon görmüş, bunlardan bir kısmı davalı ... tarafından diğer davalı gerçek kişilere tapuda satılmıştır. Davacı hazine 1240 parsel ile bunların imar planlarında gittileri olan kayıtlarının taşınmazların mera olması nedeniyle sınırlandırılmasını, birleştirilen 2001/124 sayılı davada ise gerçek kişi davalılar adına tapuda belediyenin satışı suretiyle tescil edilen taşınmazlara ait kayıtların da iptali ve mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir. Mahkemece 1240 parselin gitti kayıtlarından olan ve imar planı kapsamı dışında kalan 3825 parselle ilgili dava kabul edilmiş, 2445 parselin imar palanı kapsamı dışındaki bölümü ile istem kısmen kabul edilmiş, dava konusu diğer parsellerle ilgili hazinenin açtığı asıl ve birleştirilen davadan 7.6.2004 tarih ve 5178 sayılı Yasa ile değişik 4342 sayılı Mera Kanunun geçici 3. maddesi uyarınca yasa gereği vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, hükmü davacı hazine ile kısmen kabul kararı verilen 2445 parsel yönünden davalı ... Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir. Çekişmeli taşınmazların geldi kaydı olan 810.400 metrekare yüzölçümündeki 1240 parsel öncesinin mera olduğu tartışmasızdır. Öncesi bir mera olan taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesince bu niteliğinin kaldırılarak imar uygulaması suretiyle belediye adına tescil edilebilmesi için bu yerlerin 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planlarında belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalması ve yerleşim yeri olarak işgal ediliyor bulunması mera olarak kullanımının teknik açıdan mümkün olmaması gerekir. Somut olayda her ne kadar 1240 parsel gittilerinin 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde kaldığı anlaşılmış ise de, yasanın aradığı diğer koşulları olayda gerçekleşmeden taşınmazı ilgili belediye veya kamu kurum kuruluş adına tescili olanaksızdır. Şayet, belediye adına yapılan tescil yasanın aradığı şartlar yerine getirilmeksizin eksik ve yetersiz işlemler sonucu yapılmışsa bu tescil yolsuz niteliğinde olacağından her zaman bu iddia ile dava açılması mümkündür. 1-Gerçekten dava konusu taşınmazları kapsayan imar planında 3825 parsel ile 2445 parselin kısmen imar planı kapsamı dışında kaldığı görülmektedir. İmar planı kapsamı dışında kalan taşınmazlar bakımından belediyenin 4342 sayılı Mera Kanunun geçici 3.maddesince işlem yaparak bu gibi yerlerin mülk edinme olanağı bulunmadığından bu parsellerle ilgili davanın kabulünde bir yanılgı yoktur. Mahkemece bu yönün gözetilmesi suretiyle 2445 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın kısmen kabul edilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı belediyenin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-Davacı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Az yukarıda sözü edildiği üzere, öncesi mera olan bir taşınmazı 4342 sayılı Mera Kanunun değişik geçici 3.maddesinde yararlanılarak tescili için mera nitelikli taşınmazın 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde kalması bu yerlerin yerleşim yeri olarak işgal edilmesi mera olarak kullanımının teknik açıdan artık mümkün olmaması gerekir. Bu koşullardan birinin yokluğu halinde belediye adına yapılan tescil yolsuz tescil sayılacağından hazine kaydın iptalini isteyebilir. Olayda her ne kadar, ziraat uzmanı bilirkişi veya bilirkişi kuruluna zeminde taşınmazların mera olarak kullanılmasının olanaklı bulunup bulunmadığı hususunun saptanmasını teminen bilirkişi incelemesi yapılmamış ise de, dosyada yer alan 1240 parselin gitti kayıtları olan 3825, 2445, 3834, 3837, 3835, 3824, 1308, 3163, 3189, 3191, 3833 ve 3836 parsellere ait imar palanında bu parseller üzerinde yoğun yerleşim amaçlı yapılaşma olmadığı bu parsellerin rekreasyon alanı, tarımsal sanayi alanı, resmi tesis alanı, ... ve sosyal tesis alanı olarak ayrıldıkları dolayısıyla yoğun yerleşim alanı özelliği göstermeyen bu parsellerin belediye adına tesciline olanak bulunmadığı, yasanın aradığı “yerleşim yeri olarak işgal” koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle belediye adına yapılan tescil isteminin yolsuz tescil niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece vurgulanan bu olgu gözden kaçırılarak öncesi mera olan bir taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesi hükmünce belediye adına tescilinde aranan tek koşul taşınmazın imar planı kapsamında kalması yeterli imişcesine davanın kısmen kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı belediyenin bütün temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca hükmün davacı hazine yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.1.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.