8. Hukuk Dairesi 2013/9376 E. , 2013/16717 K. "" ...... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, ........2009/901 Esas sayılı dosya…
**8. Hukuk Dairesi 2013/9376 E. , 2013/16717 K.** **"İçtihat Metni"** ...... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, ........2009/901 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca,........009/1400 Talimat sayılı dosyasında 10.09.2009 günlü haciz tutanağının 3 ve 5. sırasında yer alan iki adet tıbbi cihazın üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun ticari ikametgahında yapıldığını, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına bulunduğunu, üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlanamadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen ilk hüküm, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 17. H.D. nin 25.11.2010 gün, 7088–10135 sayılı ve 25.10.2011 tarihli karar düzeltme ilamları ile eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda; daha önce bir kez takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile 6100 sayılı HMK’nun 150/2. maddesi gereğice davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir. Dava, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin yürürlükte olduğu dönemde 23.09.2009’da açılmış, ilk kez 14.03.2012’de müracaata kalmış, üç aylık yasal süresi içinde yenilenmiş, daha sonra 27.02.2013 tarihli oturuma da davacı tarafın geçerli bir mazeret bildirmeden katılmadığı, davalı alacaklı vekilinin mazeret dilekçesinin Mahkemece kabul görmediği, hazır bulunan borçlu vekilinin davayı takip etmeyeceği yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bunun üzerine 6100 sayılı HMK’nun 320/4. maddesi uygulanarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. ...... 1086 sayılı HMK’nun 409/ 1,3, 5, 6. maddesinde: “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir… Yukarıdaki fıkralar hükmü gereğince dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir…