(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/14725 E. , 2009/3876 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.06.2002 gününde verilen dilekçe ile bağışlanan malların rücu koşullarının oluşması nedeniyle istirdadı istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 14.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.02.2009 günü için yapılan tebligat üze…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/14725 E. , 2009/3876 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.06.2002 gününde verilen dilekçe ile bağışlanan malların rücu koşullarının oluşması nedeniyle istirdadı istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 14.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.02.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar ... vd. vekilleri Av.... vd. ile davalı ... vekilleri Av.... ve Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra katılanların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, bağıştan rücu nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davada kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, kaldı ki davada dayanılan bazı basın organlarında çıkan haberlerin kaynağının kendisi olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava rücu sebebine ıttıla gününden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmadığından ve bağışlamadan rücu koşulları gerçekleşmediğinden söz edilerek reddedilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir. Eldeki davada öncelikle üzerinde durulması gereken husus, bağıştan rücu için Borçlar Kanununun 246.maddesinin ilk fıkrasında öngörülen hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin tespitidir. Mahkemece, rücu sebebine ıttıla gününden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmadığı ve bağışlamadan rücu koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; bağışlayanın, bağışlamadan rücu için rücu sebebini öğrendiği günden başlayarak 1 yıl içinde rücu beyanını açıklaması yeterlidir. Ayrıca, bağışlama ifa edildiğinde, bağışlayanın bağışlamadan rücu ettiğine dair irade beyanının bağışlanana ulaşmasından itibaren 1 yıl içerisinde sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak istirdat (alacak) davası açılabilir. Davacıların bağıştan rücu sebebi olarak gösterdikleri ve davalının da imzası bulunan ihtarname 14.05.2001 tarihlidir. Yine davalının da imzası ile katıldığı davacıların yabancı ortağı olan Pepsi Co.Int. One Pepsi Way Somers NY şirketine gönderilen mektubun tarihi ise 30.07.2001’dir. Davanın, davacıların bağıştan rücu iradelerini gösteren 13.05.2002 tarihli ihtarnameden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçmeden 27.06.2002 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Yapılan bu saptama gözden kaçırılarak mahkemenin hak düşürücü sürenin geçtiği nedeniyle de davayı reddetmiş olması isabetli değildir. Davacıların, çekişmenin esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;