17. Ceza Dairesi 2017/1118 E. , 2017/6418 K. Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 168/1, 145 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Araç Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2016 tarih, 2016/89 Esas ve 2016/448 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile hükmün açıklan…
**17. Ceza Dairesi 2017/1118 E. , 2017/6418 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk ...’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 168/1, 145 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Araç Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2016 tarih, 2016/89 Esas ve 2016/448 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 04/08/2016 tarih ve 2016/557 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 23/01/2017 tarih ve 94660652-105-37-12602-2016-Kyb sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/02/2017 tarih ve 2017/6792 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi: MEZKUR İHBARNAMEDE: Mercii Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince, hırsızlık suçuna konu edilen malın değerinin müşteki tarafından 2.000,00 TL olarak belirtildiği, bu kapsamda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 145. maddesi uyarınca malın değerinin azlığı koşulunun gerçekleşmediği ve 145. maddenin tatbik edilemeyeceği, dolayısıyla yargılamaya konu eyleme ilişkin sonuç cezanın 2 yıldan fazla olacağı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; Araç Asliye Ceza Mahkemesince suça sürüklenen çocuk ...’ya ilişkin yapılan yargılamada hırsızlığa konu asma kilit, 3 torba kömür, bakır kazan, bakır tepsi, balta ve 30 metre uzunluğunda antikrom kablonun toplam değerinin 230,00 TL olduğu yönünde Araç İlçe Emniyet Müdürlüğünün 07/06/2016 tarihli cevabi yazısının dosya arasında bulunduğu, keza müştekinin zararının 2.000,00 TL olduğu yönündeki soyut beyanı dışında zararın tespitine esas başkaca bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, bunun yanında 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinde yer alan “Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten vazgeçilebilir” şeklindeki düzenlemede somut olaya ilişkin malın değerinin az yahut çok oluşunun takdirinin yargılamayı yapan mahkemeye ait olduğu, tek başına müştekinin soyut beyanına itibar edilemeyeceği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Araç Asliye Ceza Mahkemesi'nce suça konu malların değeri olarak kabul edilen 230,00 TL'nin istenen kısmının Yargıtay Ceza Dairelerinin uygulamalarına göre TCK'nın 145. maddesinde tanımlanan değer azlığı kapsamında kabul edilemeyeceği, bu nedenle suça sürüklenen çocuk ... hakkında TCK'nın 145. maddesi uyarınca indirim yapılamayacağı, suça sürüklenen çocuk hakkında hükümün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin TCK'nın 145. maddesi uygulanmaması halinde alt hadden uygulama yapan mahkemenin kabulü esas alan değerinde TCK'nın 142/2-h, 143, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten hükmedilen cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olduğu ve bu hali ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bıkakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı gözetilerek benzer gerekçeyi içeren Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 04/08/2016 tarih ve 2016/557 sayılı itirazın kabulüne ilişkin karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 25.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.