12. Ceza Dairesi 2025/1157 E. , 2025/5449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/150 E. 2022/496 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Hükmün açıklanması ile mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddes
**12. Ceza Dairesi 2025/1157 E. , 2025/5449 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/150 E. 2022/496 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Hükmün açıklanması ile mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2010 tarih, 2010/23 Esas, 2010/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c, 62/1. Maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dairemizin 25/12/2012 tarih, 2012/25236 Esas, 2012/28413 Karar sayılı bozma ilamında;" Suç tarihinde, saat 02.30 sıralarında, jandarma görevlileri tarafından icra edilen önleyici hizmet devriyesi esnasında, Opet petrol istasyonundan bir kamyonetin jandarma aracını görünce hızla uzaklaşması üzerine, takip sonucu durdurulan araçta sanıklar ... ile ..'in bulunduğunun görüldüğü, adı geçen sanıkların kendilerine ait kepçenin Narlı beldesinden gelmekte olduğunu ve kepçe sürücüsünün yolu kaybettiğini beyan etmeleri üzerine kepçenin gelmesinin beklendiği, söz konusu kepçenin içerisinde sanıklar ... ... ve ... olduğu halde geldiği, anılan sanıkların tarla düzenleme işi yaptıklarını beyan etmeleri üzerine, kepçenin geldiği istikametin gerisine doğru teker izleri takip edildiğinde "Yassıtepe" olarak bilinen yere ulaşıldığının ve burada kazı çalışmasının yapılmış olduğunun, içerisinde kepçeye ait tırnak izleri mevcut, biri 2 metre, diğeri 4 metre derinliğinde iki adet yeni kazılmış çukur bulunduğunun tespit edildiği, tarafsız arkeolog ve fen bilirkişi raporlarında, açıkça kazı yapılan 339 parsel sayılı taşınmazın Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27/11/2007 tarih ve 3334 sayılı kararı ile belirlenen 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunduğunun belirtildiği, sanıkların tarla düzenleme ve kanal açma işi yaptıklarına dair savunmalarının, kazılan yerin konumu ve sanıkların yakalandıkları saat, jandarmayı görünce kaçmaları, normal bir kanal açma işi yada bir tarımsal faaliyetin hayatın olağan akışına göre gündüz yapılması gereken bir işlem olması dikkate alındığında itibar edilebilir nitelikte bulunmadığı, tüm dosya kapsamından, sanıklar ... ... ve ... Terlemez tarafından 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde izinsiz kazı yapıldığı, diğer sanıkların ise onlara gözcülük yaparak ve mazot temin ederek yardımda bulundukları anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin sanıkların izinsiz kazı yaptığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanunun 74/1. cümlesi gereğince ceza tayini suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine muhalefet edilmesi, 2- 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-5237 sayılı TCK’nın 51. maddesindeki ertelemeye ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi hükmünün sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, sanıkların sabıkalarının bulunmaması, duruşmaları takip etmeleri, dosyaya yansıyan olumsuz kişiliklerinin tespit edilmemesi, sanıkların atılı suçu inkar etmelerinin yeniden suç işlemeyecekleri hususunda olumsuz kanaat edinilmesine yeterli olmadığı, bu itibarla dava konusu yerde tarafsız arkeolog bilirkişi eşliğinde keşif icra edilerek, sanıkların kazı eylemleri neticesinde korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarına zarar verilip verilmediği araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 51 ve 5271 sayılı CMK'nın 231 maddelerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin “sanıkların kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları, suçu kabul edip pişmanlık göstermemeleri nedeniyle yeniden suç işlemeyecekleri hususunda olumlu kanaat oluşmadığı” şeklinde dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeye ve eksik araştırmaya dayanılarak cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2013 tarih, 2013/23 Esas, 2012/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c, 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup kararın 03.07.2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 15.06.2017 tarihinde silahla kasten yaralama suçunu işlediği ve Gaziantep 24. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 08.11.2021 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak, önceki hüküm 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2022 tarih, 2022/150 Esas, 2022/496 Karar sayılı kararı ile açıklanmış olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 29.09.2023 tarih, 2023/76556 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ve 03.04.2025 tarih, 2025/39442 sayılı ve onama görüşlü ek tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; davaya katılma hakkı bulunan kurumun davadan haberdar edilmediğine ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; gerekçeli karar başlığında katılan kurum olarak gösterilmeleri gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, her ne kadar sanıklar ... ve ... ... suça konu yerde kanal kazdıklarını beyan etmiş, diğer sanıklar ... ve ... mazot götürdüklerini beyan etmiş iseler de suça konu yerin korunması gerekli birinci derece sit alanı olduğu, kazılan yerin konumu, saati dikkate alındığında normal bir kanal açma işi ya da bir tarımsal faaliyetin yapılmadığı, sanıkların suça konu yeri kazmak için G.Antep'ten geldikleri, kanal kazma işinin hayatın olağan akışına göre gündüz yapılması gereken bir işlem olduğu, gece saat 02:30 sıralarında kanal kazı işi yapılmasının mümkün olmadığı, sanıkların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik beyanda bulunduğu anlaşıldığından aksi yöndeki sanık savunmalarına itibar edilmediği, sanık ...’ın sanık ... ile birlikte suçun işlenmesi sırasında diğer sanıklara mazot temin ederek ve gözcülük yaparak yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdıkları gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi.