8. Hukuk Dairesi 2023/2957 E. , 2025/953 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/474 E., 2023/40 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan inceleme sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi k
**8. Hukuk Dairesi 2023/2957 E. , 2025/953 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/474 E., 2023/40 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan inceleme sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararın, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Milas ilçesi ... köyünde kain 1965 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın, müvekkili olan davacı adına tescilini talep etmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen, Belediye Başkanlığına karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine karşı açılan davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.962,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı ... adına tesciline ilişkin hüküm, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/4942 Esas, 2014/5217 Karar sayılı ilamıyla ".. davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırmanın karar vermek için yeterli olmadığı, davanın, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın, 1965 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakılan yerlerden olduğu, davacının, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenlerine dayanarak tescil isteğinde bulunduğu, böyle bir taşınmazın iktisap edilebilmesi için, 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli ... getirilmesinin ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesinin zorunlu olduğu açıklanarak, her ne kadar Milas Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ve davacı ve adı geçen Tüzel kişilik tarafından hüküm temyiz edilmemiş ise de, hüküm tarihinden sonra 30.03.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca büyükşehir belediyesi sınırları içinde bulunan köylerin tüzel kişiliği kaldırılıp büyükşehir belediyesinin sınırlarının bir ilin mülki sınırları haline gelmiş olduğundan, Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı'nın ve aynı Yasa'nın geçici 1. maddesinin 13. fıkrası uyarınca ilgili İlçe Belediyesine karşı davanın yöneltilmesinin zorunlu olduğu göz önünde bulundurularak ... da davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanması, dava tarihinden 20-30 yıl öncesine ait üç ayrı zamanda çekilmiş (1982, 1992 ve 2002 yılları) hava fotoğraflarının dosya arasına konulması ve bu fotoğrafların jeodezi ve fotogrametri uzmanı fen bilirkişilerince stereoskopla incelenmesi, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için dava konusu yere ait uydu ve hava fotoğrafları getirtilerek açıklandığı şekilde inceleme ve değerlendirme yapılması, bilirkişi ve tanık sözlerinin hava fotoğrafları ve komşu taşınmaz kayıtlarıyla denetlenmesi, tescili istenen taşınmazın niçin tescil harici bırakıldığının sorulması, bundan sonra, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile 3 kişilik jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetleri aracılığıyla yapılacak keşifte, hava fotoğrafları üzerine stereoskop aletiyle inceleme yaptırılması, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğraflarının değerlendirilmesi, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması, ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarının özellikle irdelenmesi, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gereğine ve kabule göre de, TMK'nın 713/3. hükmü uyarınca Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliği yasal hasım durumunda olup yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı halde, yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine " değinilerek bozulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda; "... davanın, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamına göre, somut olayda niza konusu taşınmazın davacı tarafından bedeli mukabilinde satın alındığının ve 1975 yılından bu yana da nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla davacının tasarrufunda bulunduğunun tespiti karşısında, 6360 Sayılı Yasanın 1/3 maddesi gereği köy tüzel kişiliği mahalle olarak ilçe belediyesine bağlanmış oluduğu ve aynı yasanın geçici 1. Maddesinin 13. Fıkrası gereğince ilçe belediyesinin davada taraf ve temsil sıfatının tespiti ile aynı yasa gereği ...'nın taraf sıfatının bulunmadığı, diğer davalılar yönünden ise, harita mühendisleri ... Yahşi, Tülay ... ve ... Çınar tarafından ibraz edilen 28/04/2016 tarihli hüküm kurmaya elverişli teknik bilirkişi raporunda, niza konusu ... mahallesinde bulunan 2658,30 m² büyüklüğündeki 0 ada 3633 nolu taşınmaz üzerinde 30 - 40 yaşlarında ağaların ve 1975 yılındaki hava fotoğrafında binanın bulunduğunun, imar - ihyanın 1975 yılında başladığının belirtilmesi ve mahali bilirkişi ve tanık beyanları ile davacının taşınmaz üzerindeki çalılık ve fundalığı temizleyip toprak dökerek taşınmazın vasfını iyileştirdiğinin ve sonra aile ihtiyacı için yaptığı bu yetiştiricilikleri bina yaptıktan sonrada kesintisiz olarak devam ettiğini ifade edilmesi karşısında imar - ihyanın dava tarihinden asgari 25 yıl önce tamamlandığının anlaşıldığı, ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Muğla ili Milas ilçesi ... köyü Köyiçi mevkinde kain ve 28.04.2016 tarihli bilirkişi raporu ekindeki Bilirkişi tarafından tanzim edilen 12.04.2016 tarihli "Durum Tespit Krokisinde" (A) harfi ile gösterilen 2658,30 metrekarelik kısmın yeni bir parsel numarası ile davacı adına kayıt ve tesciline, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) 1/3 üncü maddesi gereği köy tüzel kişiliği mahalle olarak ilçe belediyesine bağlanmış olduğu ve aynı Kanun'un Geçici 1 inci maddesinin 13 üncü fıkrası gereğince ilçe belediyesinin davada taraf ve temsil sıfatının tespiti ile aynı Kanun gereği Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının taraf sıfatı yokluğundan bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş; iş bu kararın esas yönünden davalı Hazine vekili ve Milas Belediye Başkanlığı vekili, vekalet ücreti yönünden ise davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2017/3873 Esas ve 2020/5944 Karar sayılı ilamıyla "... davanın, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olduğu, 4721 sayılı TMK'nın 713/3. maddesi gereğince, tescil davalarında Hazine’nin yanında ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda davanın, Hazine ve Milas Belediye Başkanlığı hasım gösterilerek açıldığı ve yargılama sırasında 6360 sayılı Yasa hükümleri uyarınca önceki bozma ilamına da uyularak Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davada taraf haline getirildiği, davanın niteliği göz önüne alındığında ...’nın ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada yasal hasım konumunda olduğu, ne var ki, İlk Derece Mahkemesince bu husus göz ardı edilerek sözü edilen hükmi şahıs yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince, tescil davalarında, keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması ve yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerekirken yasal ilanlar yapılmadan hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesince dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "... dava konusu 252 ada 4 parselin 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun geçtiği 1965 yılında boşluk olarak tespit harici bırakıldığı, 11/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 2683,00 m2 bölüm yönünden davacının talebi olduğu, kalan B harfi ile gösterilen 260,36 m2 ile C harfi ile gösterilen 68.70 m2'lik bölümler yönünden ise talep bulunmadığı, köy yerleşim alanı içerisinde bulunan taşınmazın kuzey, güney ve batı sınırında yol ile doğusunda kısmen yol ve kısmen tapulu 252 ada 1 ve 3 parsellerin bulunduğu, taşınmazın A harfi ile gösterilen bölümünde 1975 yılından sonra başlayarak taş ve yabancı bitki örtüsü temizlenerek tarımsal faaliyete uygun ... getirildiği, toprağın işlenerek tarımsal faaliyet yapıldığı, dava tarihi olan 2012 yılından geriye doğru en az 1992 yılı itibariyle imar ihyasının tamamlandığı, yine bu bölümün bir kısmında hububat yetiştirildiği, bir kısmında ise çeşitli ağaçların bulunduğu, bu haliyle davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanun'u 14 ve 17 maddesinde aranan şartların sağlandığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Muğla ili Milas ilçesi ... Mahallesi Köy Civarı mevki 252 ada 4 parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 11.01.2023 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide dava konusu 252 ada 4 parsel içerisinde sınırlandırılıp (A) ile gösterilen 2683,00 metrekarelik kısmın bu parselden ifraz edilerek içerisinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ile tamamı 8 pay kabul edilerek; 2 payın ..., 3 payın ..., 3 payın ... adlarına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, harita mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 11.01.2023 tarihli fen bilirkişi raporunun ekli krokide dava konusu 252 ada 4 parsel içerisinde sınırlandırılıp (B) ile gösterilen 260,36 metrekarelik kısmın bu parselden ifraz edilerek içerisinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ile Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline, harita mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 11.01.2023 tarihli fen bilirkişi raporunun ekli krokide dava konusu 252 ada 4 parsel içerisinde sınırlandırılıp (C) ile gösterilen 68.70 metrekarelik kısmın aynı ada parsel numarasıyla tarla vasfı ile Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.