Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü"nün ... Esas sayılı ilamsız icra takibi dosyasıyla müvekkili hakkında sözde alacağı olduğundan bahisle icra takibi başlattığını, davalının usulsüz bir tebligat yaptığını, müvekkilinin de icra dosyasından haberdar olmadığını, davalının daha sonra dosyasını takip etmediğini, icra dosyasının müdürlükçe işlemden kaldırıldığını, sonrasında dosyaya müdahil olan davalı vekilince yenileme emrinin tebliğe çıkartıldığını, dosyanın 2016/2715 esas sayılı dosya numarası ile yeniden işleme konulduğunu, davalı tarafça ilgili icra dosyası ile müvekkilinin başkaca alacaklı olduğu icra dosyasındaki alacağı haczedilerek davalı tarafça haksız bir tahsilat yapıldığını, icra dosyasındaki takip talebi ve dayanak belge incelendiğinde, davalının müvekkiline 12.04.2010 tarihli lehtarı müvekkili olan 10.000,00 TL bedelli vermiş olduğu çekin borç karşılığı verildiğini beyanla bedel iadesinin talep edildiğini, bilindiği üzere kambiyo evrakı olan çekin bir ödeme aracı olduğunu, müvekkilinin davalıdan herhangi bir borç almadığını ve yapmış olduğu ödemeye borç vermiş gibi talep ettiğini, işlemiş faiz istemi yönünden de borçlu olmadığımızın tespitini talep ettiklerini, ilgili icra dosyasında 25/12/2019 tarihinde 13.839,18 TL, 26 aralık 2019 tarihinde ise 3.500,59 TL toplamda 17.339,77 TL'lik bedel davalı tarafça müvekkilimin başka bir dosyasındaki alacağını haciz etmek suretiyle davalı tarafça tahsil edildiğini, davalının hakkı olmayan tahsil etmiş olduğu 17.339,77 TL'nin haksız tahsil tarihi olan 26/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile istirdat edilerek 17.339,77 TL'nin haksız tahsil tarihi olan 26/12/2019 'dan itibaren işleyecek yasal faizi ile müvekkiline verilmesine, müvekkilinin davalıya İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalının 3.839,18 TL faiz istemine ilişkin başta müvekkilinin borçlu olmaması ve sözde borç nedeniyle müvekkiline hiçbir ihtar gönderilmeden temerrüde düşürülmemesine rağmen takip talebine konu edilmesi yönünden faiz alacağı bakımından da müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takipte bulunulması sebebiyle davalının 13.839,18 TL'nin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Derdesttik İtirazı olduğunu, dosyanın halen Anadolu 8. Asliye Ticaret Mah 2020/ 535 dosyasında derdest olduğunu, davanın usulden esastan reddi gerektiğini, Çekin tarihinin 12.04.2010 tarihi olduğunu, icra takip tarihinin 17.07.2014 olduğunu, dür. Menfi tespit davalarında zamanaşımı süresi olduğunu, TBK 147, 818 sayılı BK 126 mdsinde zamanaşımının düzenlendiğini, davada ispat külfetinin davacıda olduğunu, takibe konu çeki borç olarak davacının tebligat eksikliği veya usulsüz tebligat beyanına katılmadığını, bu dosyadan ev haczi dahi yapıldığını, davacının devamlı olarak borcunu ödeyeceğine dair sözler verdiği halde ödemediğini bu nedenle alacaklı olduğu dosyadaki alacağına haciz konularak borcun tahsil edildiğini, bu çekin davacıya borç olarak (hatır çeki olarak) verildiğini, bu konuda taraflar arasında ihtilaf olmadığını, müvekkilinin davacının İnşaatını yapan kişi olduğunu, İnşaatını yapan kişinin diğer kişiye borçlu olması düşünülemeyeceğini, davacı vekili çeki ödeme aracı saymış ise de davacının bu çeki hangi alacak için aldığını düşünmediğini, Davacının 10.000.00 TL bu çeki ne için aldığını açıklamak zorunda olduğunu, müvekkilinin çekin keşide edildiği tarih olan 12.04.2010 tarihinde davacıya borçlu olduğunu davacı ispat etmek zorunda olduğunu, borca itiraz edilmediğini, icra takibinde takip talebinde ve ödeme emrinde borcun sebebi (tarih 12.04.2010) 12,04.2010 tarihii ... numaralı çek Tl borç verilen bedelin iadesi ibaresinin eklendiğini, menfi tespit davasının 5 yıllık zaman aşımına tabi olup bu yasal sürenin dolduğunu, bu nedenle davacının davasının reddini talep etmiştir.